Giriş
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(29)

Neden depresyona gireriz?

sekizdokuzon
Onlarca sebebi var elbette ama bir tanesini az önce şu şekilde düşündüm: Zihin çok uzun süre mücadele modunda çalışıp işe yarar bir çözüm üretemeyince kendini bir süre rölantiye alıyor. Depresyondayken zihninizin daha az ve yavaş çalıştığını farketmissindir. Bu açıdan bir hayatta kalma mekanizması o
Onlarca sebebi var elbette ama bir tanesini az önce şu şekilde düşündüm: Zihin çok uzun süre mücadele modunda çalışıp işe yarar bir çözüm üretemeyince kendini bir süre rölantiye alıyor. Depresyondayken zihninizin daha az ve yavaş çalıştığını farketmissindir. Bu açıdan bir hayatta kalma mekanizması olabilir.

Sizce neden depresyona giriyoruz?
0
sekizdokuzon
(08.07.25)
Günümüz modern toplumunda çevresel faktörlerin beyin kimyamıza tecavüz ediyor oluşundan mütevellit bu çağın en tehlikeli rahatsızlıkları mental rahatsızlıklar.
0
apocalipy
(08.07.25)
@appcalipy +1
Bir açıdan dışarıdan gelen saldırı/saldırılara karşı koyamayip bunu kendinde döndürme hali gibi.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
bir anlama oturtamayınca x' i, cumburlop giriyoruz. x değil, x' in nedenini bulamamak bence asıl sebep.


x i kayıp, ayrılık, yaşama amacı vb vb. her şey alabiliriz :/
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
mutsuzlukla depresyonu karıştırmayın
0
mantık
(08.07.25)
Pes ettiğin için, dayanamadığın için, tetiklendiğin için. Zayıf adam işi. Depresyonun sana yararı yok, o yüzden kurtulmak için savaşmalısın. Ama herkeste bir furya, psikolara gidelim, ilaç içelim. Git gez dolaş, hobi edin, işe gir, gönüllü bir şeylere gir. Kısaca dene. Ama yokkkk, kendiniz eziklemek, drama yaratmak çok daha kolay ve ilgi çekici.
0
Shepard
(08.07.25)
Dünya tarihinde hangi büyük adamların hayatları boyunca depresyonla savaştığını ya da yaşadığını bilsen küçük dilini yutarsin @Shepard
0
🌸sekizdokuzon
(08.07.25)
@sekizdokuzon yazar mısın kimler, bir bakayım okuyayım.
0
Shepard
(08.07.25)
@Shepard, buyuk lokma ye, buyuk soz soyleme demisler.
Bilmedigin, yasamadigin sey icin aciktan gazel okumak kolaydir. Depresyon insana oyle bir carpiyor ki, hayalet tren gibi, kimse gormuyor, ama sen allak bullaksin, kolunu kaldiracak mecalin yok. Bunun nasil basladigini bilmiyorum, ama o kara bulut bir sekilde insanin beynine girince, gerisi cok zor geliyor. Aylar, yillar bazen toparlamak.
0
quaker
(08.07.25)
sekizdokuzon yorulmasin, basit bir arama veya chat gpt sorusu (parantez icindekiler depresyon seviyesi, tarihte kayit altina alinmis sekilde)

Winston Churchill (Şiddetli; sürekli melankoli, intihar düşünceleri)

Abraham Lincoln (Yoğun; ağır üzüntü, içe kapanıklık)

Vincent van Gogh (Çok şiddetli; psikotik ataklar, kendine zarar verme)

Ernest Hemingway (Şiddetli; alkol bağımlılığı, intihar)

Virginia Woolf (Çok şiddetli; psikotik ataklar, intihar)

Sylvia Plath (Çok şiddetli; intihar düşünceleri, kendine zarar verme, ölümle sonuçlanan intihar girişimi)

Ludwig van Beethoven (Yoğun; izolasyon, öfke nöbetleri, umutsuzluk)

Leo Tolstoy (Yoğun; derin varoluşsal kriz, intihar düşünceleri)

Friedrich Nietzsche (Çok şiddetli; izolasyon, ağır depresif krizler, psikoz benzeri belirtiler)

Marilyn Monroe (Şiddetli; ilaç bağımlılığı, kronik yalnızlık, aşırı mutsuzluk)

Charles Darwin (Yoğun; aşırı kaygı, izolasyon, fiziksel rahatsızlıklar)

Isaac Newton (Yoğun; sosyal izolasyon, paranoya, ağır umutsuzluk)

Edgar Allan Poe (Şiddetli; alkol bağımlılığı, kendine zarar verme eğilimi, yoğun melankoli)

Kurt Cobain (Çok şiddetli; uyuşturucu bağımlılığı, intihar düşünceleri ve intihar)

Robin Williams (Şiddetli; kaygı, paranoya, intihar)

Frida Kahlo (Yoğun; kronik fiziksel ağrılarla beraber gelen umutsuzluk, yalnızlık hissi)

Mark Twain (Yoğun; sosyal izolasyon, ölüm korkusu, umutsuzluk)

J.K. Rowling (Orta; aşırı umutsuzluk, yalnızlık, intihar düşünceleri)

Buzz Aldrin (Yoğun; izolasyon, alkol bağımlılığı, varoluşsal kriz)

Jim Carrey (Yoğun; sürekli üzüntü, izolasyon, varoluşsal sorgulamalar)
0
quaker
(08.07.25)
@quaker tenk you bakıp döneceğim ulan

aha döndüm de gözüme çarpan Churchill için.

"The biographies of Churchill by Manchester go into this. His thesis was that Churchill was manic-depressive but managed to fight through depression by forcing himself to work constantly. Wall building was one of the things he did to keep busy. I think you see something like this in Springsteen's description of his own depression, that he overachieved during a lot of his career as a way of staving off depression."

Yani bence benim dediğim doğru gibi sadece buraya bakarak. Reddit'te yazan bir abimiz. Sonuçta yalan da değil yazdığı comment. Kısaca savaşacaksın dedik, aha şöyle böyle savaşmış çörçil.
0
Shepard
(08.07.25)
tamamen kimyasal, mentalle en ufak alakası yok. bir çok dış faktör + genetik faktörler beynimizin içinden geçiyor.

"iyi düşün, mutlu düşün, güzel kelimeler kullan" gibi şeylerin maalesef bu duruma hiçbir faydası yok.
0
tchuck
(08.07.25)
Tekil ornek uzerinden tum hastaligi "Aha cozduk" diye kenara cekmek de, ne bileyim, biraz bos.
Churchill savasmis, ugrasmis. E savasamayan? Hobi edinemeyen? Ailesinden zaman bulamayan? Parasi olmayan? Isinden kovulmus olan? Milyon tane insanin yasadigi seye, "savasmiyorlar, hepsi zayif" demek, cok ergen isi, hakikatten.
Neyse, insan basina gelmeyince konusur durur, bekara kari bosamak kolay sonucta.
0
quaker
(08.07.25)
Şöyle de düşünülebilir, shepard mantığında şeylerle karşılaştığında öfke kontrol meselelerin gün yüzüne çıkıyorsa depresyona girmezsin, niye böyle bakış açıları var ne biçim dünya tarafına geçersen is depresyona doğru gidiyor. Bu soruyla mesleki yaşamında vs uğraşıp mükemmeliyetçi ve idealist yaklaşırsan, bir aşamada sonuç alamayıp alamayıp yine depresyona giriyorsun.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
@ encokbenisevinnolur: Bunun orneklerini gordum, adam herseyi en iyi sekilde yapmaya calisiyor, cabaliyor, ediyor, basariyor kismen. Sonra en ufak sey yanlis gidiyor. Bam, yerle bir. Ne oldu? Tum duzeni, beklentisi, basarisi o catlakla gume gitti. Cok garip bir kafa, ilac falan cozuyorlar biraz ama, kimbilir o ilac insandan neler goturuyor.
0
quaker
(08.07.25)
@quaker: Evet, o tur durumlari kastetmeye calistim ben de, emin değilim ama depresyonun farklı bir türü olsa gerek bu da.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
@quaker abi yazılanı okumuyorsun galiba, öfkeden mi nedir hahaahah. Sadece bu örnek üzerinden gidersek demişim.

Olaylar basit, pes edersen boku yiyorsun. Etmeyeceksin. Savaşacaksın. Yani senin başına gelen şeyler hemen herkesin başına belli bir seviyede geliyor.
0
Shepard
(08.07.25)
Bahsettiğiniz şey öğrenme psikolojisi terimi ile öğrenilmiş çaresizlik okuyor ve depresyonla ilişkisi çok çalışılmış. Sıçanlarla, sineklerle filan bisürü araştırma var ve önemli bi kısmı depresyonla ilişkili buluyor gerçekten.Ha bazı insanlar da aynı yıkıcı deneyimi yaşadığı halde depresyone girmiyo. Niye, ne onları koruyor. Onları koruyan çeşitli şeyler olabilir geçmiş öğrenmeler, güçlü sosyal destek sistemleri filan. Onlar da psikolojik dayanıklılık (resilience) başlığı altında araştırılıyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(08.07.25)
@Shepard: Yeterince okuyorum canim kardesim, merak etme.
Sadece senin hakkinda yeterince okumamisim, simdi okudum, anladim durumu, sen haklisin, ben haksizim.
0
quaker
(08.07.25)
@quaker abi bak tartışmayı kaybettin. Vuracak yer aradın, stalk yaptın. Ad hominem. Ahaahahah. Bilgilen gel. Bu arada ben senin hakkında okumadım. XD
0
Shepard
(08.07.25)
depresyon sadece duygularla veya gündelik sorunlarla izah edilebilecek bir durum değil. son derece ciddiye alınması, bu konuda öz farkındalığın yüksek olması gereken bir süreç. beyin kimyasının çeşitli nedenlerle değişmesi (ameliyat/narkoz, perimenopoz/menopoz süreci, hamilelik, sakatlanma/yaralanma, zor süreç vb.), bozuk ve/veya yetersiz beslenme düzeni, genetik faktörler (ailede genetik aktarım olan mental hastalıklar), 0-6 yaş dönemi bakım verenlerin tutum ve yaklaşımları, büyük T ve küçük t travmalar, çevresel koşullar, alkol ve uyarıcı tüketimi gibi gibi bir sürü parametre var.

evet egzersiz, hobi, arkadaşlar dostlar, doğa vb. konuların sağaltıcı etkileri var ve çok faydalı ancak distimi, majör depresyon vb. boyutuna gelmiş biri zaten bu sayılanları yapabilecek bir kimyaya sahip değil maalesef beyninde. hem terapi hem ilaç tedavisi gerektirebilir böyle durumlar. üstelik depresyon nükseden bir durumdur uzmanlara göre.

ben biraz da yaşımdan kaynaklı daha böyle toplumsal düzeyde varoluşsal sancılar nedeniyle ara ara depresif hissedebiliyorum :)). ama ailede yaşanmış olan mental hastalıklara istinaden bu tür konuları düzgünce araştırıp içselleştirdiğim uzun yıllar sayesinde kolay kolay depresyona girmiyorum. geçmişte iki defa girdim, biri aşırı sancılı olmuştu, diğerinde antrenmanlıydım :). birkaç defa da travma sonrası stres bozukluğu süreçleri yaşadım.
0
Phoebe
(08.07.25)
mesela bence depresyona giren kisiler duyuruda her gün baslik açmamalilar.
0
feastofthedamned
(08.07.25)
Prof. Dr. M.Gazi YAŞARGİL hocaya spiker soruyor,
- efendim akıl sağlığınızı nasıl koruyorsunuz,depresyondan korunmak için vs..
+ hiç boş vaktim olmadı bunları düşünecek.

gibi bir cevap vermişti sanırım.
0
designer
(08.07.25)
tüm sebepleri aşağıda listeledim (thanks to chatgpt)

Genetik yatkınlık, nörotransmitter dengesizlikleri, hormonel değişiklikler (tiroid, doğum, menopoz)

Öğrenilmiş çaresizlik, aşırı öz eleştiri ve düşük benlik saygısı, erken dönem travmaları, uzun süreli stres (kayıplar, maddi sorunlar, anlam kaybı, ilişkisel kayıplar), yalnızlık ve sosyal izolasyon,

Evrimsel depresyon, toplumsal baskının yarattığı depresyon

Bana göre toplumsal baskı ve yalnızlık ile birlikte sosyal izolasyon en başta gelen sebepler. Sonra da hormonel değişimler.

senin bahsettiğin evrimsel depresyon oluyor.
0
gabe h coud
(08.07.25)
@feast: Aslında tam tersi. Depresyonda olan insanları kendilerini ifade etmeye daha çok yüreklendirmek gerekir. Bir de mental sağlığımız üzerine konuşmak artık hayati bir önem taşıyor. Kadın erkek herkes yaşadığı zorlukları paylaşmalı, başkalarının deneyimlerinden faydalanmalı. Tabii bunlar sürekli birilerinin kuyruğuna basarak ilgi odağı olmaya çabalayan incellerin kafa yordugu konular değil.
0
🌸sekizdokuzon
(08.07.25)
ortalama zekasi olan kisiler zaten depresyondan çikabiliyor. çikamayanlar da bu basligi açanlar gibi sefil yasayanlar oldugu için, çikmasalar da olur diyoruz.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
sizcesi bizcesi mi var? bilimsel açıklanmış. @mantık +1 dopamin seretonin genetik aktarım çevre vb. bir sürü değişken var.
0
mikahakkinen
(09.07.25)
@feast: kelime dağarcığını arttır, hep aynı lafları sokuyon. Tad alamıyoruz
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
Duyuru'da sansür var o yüzden ;) Yoksa hayatinda duymadigin ifadelerim var(tabii ne kadarini anlayabilirdin orasi meçhul).
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Laf sokmaktan küfrü anlayacağını tahmin etmeliydim. Ben Gazi mahallesinde doğdum büyüdüm, senin o yakası açılmamış sandığın küfürleri biz sakız diye çiğniyoruz.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.25)
(11)

Birinin Size Söylediği En Kırıcı Söz Neydi?

rock n roll
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
rock n roll
(07.07.25)
Duyduğum en kırıcı sözleri özel hayatımda değil iş hayatında duydum. İş hayatındaki insanlar %100 faşist.

Sen pedagojik formasyon almadın mi demişti bir hoca.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
"sen kimseye, hicbir seye commit edemezsin. o kadar ki senin hobin bile yok. bir seye baslayip sikilip birakiyorsun hemen."
0
sonsuz
(07.07.25)
Kırmadı ama içimde yumru oldu oturdu.
Üniversite yıllarında flörtleştiğim biri vardı. Kafayı tek eşlilikle bozmuştu, benden güvenilmezlik sinyalleri almış, öyle demişti. Sen de herkes gibisin falan bir şeyler saçmaladı.

Ben de, bu konuda büyük de konuşurum, hiçbir zaman birini aldatacak (veya sırf formaliteden, aldatmış olmamak için şak diye ilişki bitirecek vb.) birisi olmadım. Bir şey de diyemedim, öyle içime oturmuştu. Birinin sizi tanımadan bir sonuca varıp hiç söz hakkı bırakmadan işine bakıp gitmesi zor bir şeymiş, insanın boğazında kalıyor bir şeyler. Olmadığına üzülecek kadar bile tanımıyordum, dedikleri çaresiz hissettirmişti sadece. Baya hadsizlik yaptı.

Neyse gözünü sevdiğimin karması, boş durmadı sonrasında :D onun o kafayla zor zaten. Tahlil yeteneği sıfırdı arkadaşta. Bak yine sinir oldum. Öyle olmasaydı nişanlımla tanışamazdım ama belki.
0
akhenaten
(07.07.25)
"Sen beni ne adam gibi sevebildin, ne adam gibi sikebildin"
Gayet iyiydi halbuki.
0
norek
(07.07.25)
Yazdim, sildim. Ifsa olma olasiligim var. Bunu bircok kisiye soyledim. Icimde hep tekrar ediyor o sahne zaten. Olene kadar unutmam herhalde. Abim soyledi. Oz abim. Espri niyetine soyledigi cok agir bir cumleydi. Onu hayatimdan cikardim bu cumleyle.
0
Kittie
(07.07.25)
ne demediler ki..
en güzeli kafaya şapka takin,
Fötr, saksı, fiyonk..
0
designer
(08.07.25)
One night stand yasadigim bir kadinin evinden sabah çıkarken gayri ihtiyari görüşürüz demiştim o da "bakarız" demişti. 15 sene gecti, atlatamadim bunu.
0
duster
(08.07.25)
Birinin söylediği bir şeye kırıldığıma dair bir örnek hatırlayamadım.

Ama şey çok var, bir olay ya da durum oluyor "lan bu böyle biri miymis" diye çok kırıldığım oldu. O kişinin öncesinde görmediğim, ama sonrasında bir şekilde ayyuka çıkan olduğu kişi kırdı beni.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
Bu sorunu görünce düşündüm düşündüm düşündüm... fark ettim ki, en çok kelimelere cümlelere kırılıp yaralanan ben, en kırıldığım sözleri hafızama kaydetmemişim.

Şimdi bir şey geldi aklıma, bana hitaben söylenmemiş bir söz ama. Yakından tanıdığım bir adam boşanma aşamasındayken (işsizdi) çocuklara nafaka verme konusu açıldığında "maaşımın 4'te birini çocuklara yediremem!!!" demişti.

Bunu unutamıyorum evet. Sanki onun çocuğu benmişim ve gözümün önünde söylüyormuş gibi çok ama çok kırıldım.

Bu hatırayı niye bu kadar zor hatırladım bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
en kırıcı olan herhangi bir söz söylenmemesiydi.

sevdiğiniz insanın bir anda çekip gitmesi gerçekten çok acı.
0
lüzumsuz adam
(08.07.25)
öl diye emzirmedik de ama ölmedin.
0
Phoebe
(08.07.25)
(13)

Kitap Önerilerine Açığımmm

koela
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim. Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önereb
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim.

Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önerebilir misiniz?

dünya klasiklerinden olabilir, okuması zevkli baymayacak kitaplar önerebilir misiniz
0
koela
(02.07.25)
Yalnızlık - hayatı sorgulama temalı : tatar çölü
0
substituent
(02.07.25)
Daha fazla acı çekmek istiyorsanız Yu Hua Yaşamak kitabını öneririm
Tatar Çölü+1
0
hayalhayal
(02.07.25)
john fante kitaplarını öneririm adam resmen depar ata ata kitaplar yazmış öyle tempolu.

yaşar kemal - ince memed.. kitap değil resmen destan.
0
ayseee
(02.07.25)
Sanırım henüz klasik sayılmaz ama acıdan zevk alıyorsanız Algernon'a Çiçekler'i önereyim ben de.
0
kobuzchu kiz
(02.07.25)
ferit edgü - hakkari'de bir mevsim
salinger - çavdar tarlasında çocuklar, franny and zooey
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
aslında bittikten sonra o neydi öyle diyebileceğim bir kitap arıyorum. acıdan yoğrulmak değil de kurgusuyla başımı döndürecek bir kitap.
0
🌸koela
(02.07.25)
o halde alfred bester - kaplan kaplan' a da bir şans verebilirsiniz.
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
sezgin kaymaz ile bu sene başında tanıştım ve hikayeleri de dahil tüm külliyatını bitirdim. hem üslubuyla, hem düşünsel yanıyla, hem diliyle, hem de olay örgüsü ve kurgusuyla harika bir yazar. bence ihsan oktay anar'ın muziplik zeminindeki izdüşümü gibi bir yazar. (herhangi bir aşağı-yukarı kıyaslaması yapmak için değil de fikir vermesi açısından söylüyorum bunu)
hikayeleri, romanlarına göre biraz daha sönük. bu sebeple aşağıdaki eserlerini mutlaka tavsiye ederim:

-uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir
-geber anne
-kaptanın teknesi
-zindankale
-lucky
-düz dünyacılar
0
m e b
(02.07.25)
haruki murakami denenebilir. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu benim bugünkü tercihim oldu
0
ala09
(02.07.25)
roman turunde en buyuk eserler 19. yy'da verildi. dostoyevski'nin her romani okunmali.

suc ve ceza
budala
ecinniler
karamazov kardesler

yeraltindan notlar
insanciklar
0
antikadimag
(02.07.25)
Onca yoksulluk varken
0
Amaranta ursula
(02.07.25)
thomas bernhard otobiyografik beşleme

libgen.li
0
tabii lan manyak mısın
(02.07.25)
herhangi bir victorian era literature örnegi psikolojiyi aylarca bozmak icin yeterli derecede aci, sefalet ve zorlugu icinde barindirir.
oliver twist, david copperfield, jane eyre, wuthering heights, north and south, great expectations, tess of the d’urbervilles gözüm kapali önerebilecegim karamsar kitaplar.
modern dönemlerden angela's ashes. antidepresani hazir tutarsan iyi olur. rosasharn kadar sürünmüs hepsi.
genc werther tövbe isteyecek.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.09.25)
(5)

almanca dil kursu

lüzumsuz adam
özellikle online olarak hizmet alıp da memnun kaldığınız, önerebileceğiniz almanca kursları var mıdır?
özellikle online olarak hizmet alıp da memnun kaldığınız, önerebileceğiniz almanca kursları var mıdır?
0
lüzumsuz adam
(01.07.25)
başlığı ben de takip edeyim diye yazıyorum. goethe enstitüsü'nün online kursu var ama hiç bilmiyorum iyi midir değil midir.
0
elektr10
(01.07.25)
bir alternatif olarak belli bir seviyeye kadar kurs çok etkili olmuyor bence.

youtube'da almanca kolay ve begi begi isimli iki hocamız var çok temiz ve düzenli anlatımları var tavsiye ederim.
0
biravekahve
(01.07.25)
tabii, yalnızca kurs değil; bir süredir video, film, uygulama ne bulursam atlıyorum. ancak sertifika almam gerekiyor. çok sağ olun öneriler için.
0
🌸lüzumsuz adam
(01.07.25)
Almanya'da bazi kurslar, online grup dersi secenegi de sunuyor. Kapitel zwei var, perfekt deutsch var epey meshur. Eger ücretini uygun görürseniz aslinda bir alternatif olabilir sizin icin.

www.perfekt-deutsch.de (Burayla ilgili yorumlar güzel, ben de bir tekrar kursuna katilacagm online olarak)
kapitel-zwei.de

Bunlar ilk aklima gelenler. Baska kurslar bulmak da mümkün.

ek: www.deutsch-uni.com burada da güzel bir sistem var. Ister bir egitmenle birlikte calisabiliyorsun, istersen sana materyal ve alistirmalar sunuyorlar ve onlara kendin calisiyorsun.

Yine kendin calisabilecegin bir sistemi su an Goethe de sunuyor ve indirim koduyla 99 euro. www.goethe.de Belki bu da düsünülebilir.

Kolay gelsin :)
0
chihirovekohaku
(01.07.25)
@lüzumsuz adam

a2,b1,b2 telc sertifika sınavlarına girdim,kazandım. bunlarda kurslardan ziyade sınav taktikleri önemli oluyor telegram gruplarından çıkmış sınav örnekleri vs faydalanabilirsin. hacı ahmet altıner diye bir adam youtube'da sınav taktikleri üzerine kafa yoruyordu faydalı olabilir.
0
biravekahve
(01.07.25)
(12)

Evde şarap yapaniniz var mı?

sekizdokuzon
Nasıl, nereden başlamalı bu işe? Nelere dikkat etmeli?Teşekkürler.
Nasıl, nereden başlamalı bu işe? Nelere dikkat etmeli?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(30.06.25)
Denemedim ama youtubeda anlatanlar var
youtu.be
youtu.be
0
grimavi
(30.06.25)
Takıldığın her yerde sorabilirsin. Bir dönem çok uğraştım. Hala da yaparım arada.

En haddinden fazla basit tarifi vereyim.

Malzemeler:
22-26 derece arası dışına çıkmayan karanlık bir oda.
4 litre dimes %100 kırmızı meyveler
750 gram toz şeker
5 gram yani 1 çay kaşığı şarap mayası
5 litrelik boş su pet şişesi
1 adet balon
balonu ince delmek için çeyrek altın çengelli iğnesi

Yapılış :
Meyve suyu ve şekeri şişeye koy, tamamen eriyene kadar çalkala, mayayı koy, şöyle bir çalkalayıp şişenin ağzına balonu tak, iki tane del, karanlık odaya koy. Balon bir saate şişer, 15 güne kadar söner. Bir balonlu pet şişeye daha tortusunu karıştırmadan, çalkalamadan aktar. Bir hafta daha bekle. İç.
Afiyet olsun.
0
Mirket
(30.06.25)
üzüm cinsi önemli tabi ki öncelikle. suyunu çıkarmak için en güzel yöntem üstüne çıkıp çiğnemek gerçekten :D geriye kalan posayı renk versin diye içinde tutanlar var ama bulanıklığı çok dert etmemek lazım artisan bir şey hedeflenmiyorsa. Güzel bir cam yağdanlıkta bekletiyorduk biz, baya büyük müthiş bir şeydi. Işık ve hava almayan bir ortamda, tercihen yer altı, 6-7 ayda alkol oluşmaya başlıyor yeterli fermantasyonla.
0
lüzumsuz adam
(30.06.25)
2015 yılında çok yapmıştım. kırmızı şarap, elma cider ve vişne şarabı.

en güzeli vişne şarabı oldu. aroması alkolün keskin tadını bastırıyor.

mutlaka şampanya mayası ve maya besini kullan. şu videodaki abinin tavsiyelerini dinleyebilirsin.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(30.06.25)
Yaptım. Yapılır. Babama da öğrettim. En önemli konu: mayalanma esnasında hava kaçırıp çürütme. onun dışında zaten kendi kendine oluyor.

normal üzümden mesarasyon süreci ile mi istiyorsun
yoksa üzüm suyundan düz fermentasyon ile mi?
onu da bilmemiz lazım.

hijyen tabii ki çok önemli.
0
sanal hayvan
(30.06.25)
@sanal hayvan: konuyla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Ekonomik olacağını düşündüğüm için denemek istedim :p
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.25)
o zaman önerim. şu şekilde. 10 kutu katkısız %100 üzüm suyu al.
boş bir damacanaya doldurmadan önce bunlara her üzüm suyu kutusu bazında yani 10 çay bardağı şeker doldur. ve tamamen eriyene dek karıştır.
internetten şarap mayası satın al.şarap mayasını ılık suda bir küp şeker ile beraber canlandır. kabarma 10-15 dakika sonra başladıysa bu çay bardağını da damacanaya boşaltmak üzere hazır tut.
bu bahsettiğim boş damacanaya bunların tamamını boşalt.
damacanaya kapağını koy kapağı çok az bir miktar yar. damacana kafasına bir tane balon geçir. bu balonu bir iğne ile birkaç yerinden del.

bu kadar. iki hafta sonra şarap hazır. pruno derler.
benim anlattığımı anlamadyısan bu elemanın serisini izle ben ondan öğrendim:
www.youtube.com
0
sanal hayvan
(30.06.25)
Şarap ya da şampanya mayası için önerdiğiniz bir marka ya da ürün var mı?
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.25)
Linkteki resim 500 gramlık ambalaja ait. Onu bölüp 50 gram yolluyorlar. Başlangıç için iyi ve yeterli bir markadır. Firma da güvenilirdir. Fotoğraftaki ürün değil diye şaşırma.

vinomarket.com.tr
0
Mirket
(30.06.25)
Amaç keyifli şarap içmek mi yoksa ucuz yollu alkol temin etmek mi?
ikisi baya bir değiştiriyor.

Eğer amacın ilkiyse tarif farklı. Meyve suyu filan değil üzümle yapacaksın tabii ki :)
www.youtube.com
şu videodaki gibi bir şey yapmıştık basit aletlerle.

Şaraplık üzüm alırsanız (normale göre daha aromatik ve en önemlisi şeker oranı daha yüksek oluyor, pekmezlik diye de geçiyor) başka hiçbir şey koymanıza gerek kalmıyor (ne su, şeker, maya). Yalnızca üzümleri patlatıp kaba koyuyorsunuz.
0
burfak
(01.07.25)
Takip
0
onheil
(01.07.25)
Burada tarif ettiğim ya da tarif edilenler allollü meyve suyu yapımıdır. Şarap yapımı ki isteyene onu da anlatırım epey bilgi birikimi, malzeme, mekan ve çevre gerektirir.
Allollü meyve suyu dediğim olaya üzümden yapılanlar da dahildir. İster suyundan ister meyvesinden yapın farkı yoktur. Üzüm de kullansanız allollü meyve suyudur o.

Şarap yapımı için özel birkaç cins üzüm vardır. Bu üzümleri şarap yapımcıları, yapımcılarla anlaşmalı bağcılar ve kendi şarabını yapan bağcılar yetiştirir. İhtiyaç fazlası kalan az miktardaki üzüm de pazara manava götürülmez. Ben gidip pazardan şaraplık üzüm alayım olayı yoktur yani.

Bağcılar ve şarapçılar çeşitli mecralarda organizedir. Mecralardan biri feystir. İsteyene grup adı veririm. Ürün daha bağdayken alıcı ve satıcı anlaşmıştır. Ürün bağda tatlanmanın son anına kadar bekletileceği için hasat birkaç gün önce ancak belli olur. Bağcı müşterisine yarın gel der. Müşteri bidonunu alıp bağa gider. Bağcı sabah hasadını yapar. Üzümü patlatır müşterisine bidonunu teslim eder. Bu üzümderin mayası kendindendir. Buna vahşi maya denir. Bu mata her zaman istediği randımanı veremeyeceği ve başka küfleri barındırıyor olabileceği için vahşi maya ile şarap kumar severler dışında tercih edilmez ve bu maya öldürülerek başka maya kullanılır falan.

Arkadaş konuyu bilmiyor ve heveslenmiş. İlkokulunu anlattık. İsteyene lisans ve lisansüstü düzeyini de anlatırız.

Onun için vay efendim meyve suyuyla falan olaylarına girmeyelim.
0
Mirket
(01.07.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(20)

Sorum old'lara - Yirmili yaşlarınız nasıl geçti?

sekizdokuzon
Benimki tam olarak şöyle: https://www.instagram.com/reel/DJ9c7kyS2sx/Ayaklanıp bir şeyler yapmaya başlamam 32-33 ü buldu, daha yeni yeni herkes kadar fonksiyonel olabiliyorum. :pSizinki nasıl geçti?Teşekkürler.
Benimki tam olarak şöyle: www.instagram.com

Ayaklanıp bir şeyler yapmaya başlamam 32-33 ü buldu, daha yeni yeni herkes kadar fonksiyonel olabiliyorum. :p

Sizinki nasıl geçti?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
Dostum benim de videodaki gibi geçti. Gerçi bu dönemde iki lisans bölümü okuyordum.

Ben şu an 34 yaşındayım, benim de kendimi toparlamaya başlamam 32-33 yaşlarda oldu. Keşke çok daha erken hayata atılsaymışım.
0
lodlest23
(20.06.25)
Mümkün olduğu kadar iyi geçti, sosyaldim öğrenci kulüpleri olsun, gezmek olsun, iyi zaman geçirdim fakat sonrasında çok da faydası olmadı
0
grimavi
(20.06.25)
30. benim hala öyle.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.06.25)
Çok sosyal değildim. Benim açılmam da 30' lu yaşlarımı buldu. Şimdi 41 yaşımdayım, bir tane çok yakın arkadaşım var başka yok. Onunla da görüşüyoruz ama genelde tek başıma dışarı cikiyorum, aktivitelere tek başıma katılıyorum. Yalnız sosyallesmek de acayip güzel.
0
rock n roll
(20.06.25)
34 yaşındayım. ortaokul, lise, üniversite yıllarına, çoğu yanlış karara rağmen olumsuz gecti diyemem. çünkü müthişti. çok iyi arkadaşlıklar edindim. ama 10 yıldır falan sanki kaotik bir fırtınanın içindeyim. bu aralar da atlama tahtasında son hazırlıkları yapıyor gibi hissediyorum.

bonus his sartre’ dan geliyor:

“saat üç. bir şey yapmak isterseniz, bu saat ya çok geç ya çok erkendir. öğleden sonra acayip bir an. Hele bugün hiç çekilmiyor.”

saatin hep üç olduğu yaşlar galiba.
0
lüzumsuz adam
(20.06.25)
Valla durust olmak gerekirse yirmili yaslar bu sistem icin cok erken. Kisinin universiteyi bitirmesi bile en iyi ihtimal 22-23 yasina denk geliyor.

Universite bittikten sonra is hayatinin ilk yillari, zorluklar vs desen zaten ortamalama 25-26 gibi kisi kendisini genelde ailesinden bagimsiz hissedebiliyor. Elbette bazen uniden mezun olur olmaz guzel bir is bulup, kendine bagimsiz bir daire tutabilirsin ama bu herkes icin gecerli degil.

Yani genel olarak cok ekstrem durumlar olmadikca yirmili yaslar kisinin ilk olarak kendisini aileden kurtarip ayri yasama hayaliyle baslar. Sonra da ekonomik duruma gore isini degistirmesi ve tasarruf yapmasi seklinde gecer.

Benim yasamim da bu senaryodan cok farksiz degildi, once uni bitirdim sonra kendime bir is bulmaya calisip kendimce yasamaya calistim. Elbette aile evine gore daha ozgur oldum ama o ozgurlugun bir bedeli oldugunu da farketmem cok uzun surmedi
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
Üniversite zamanım çift anadal yaptığım için çalışarak geçti.
Mezuniyet sonrası da 28 yaşıma kadar çalışmaktan hasta oldum.
Ondan sonra 5-6 sene rahat geçti.
Sonraki 5-6 sene hasta olana kadar çalışmakla geçti.
Son 2-3 sene bombastik geçiyor. Çok çalışıyorum ama eğleniyorum ve dinleniyorum da.

Dalga dalga yani. Zor zamanlar rahat zamanları, rahat zamanlar da zor zamanları getiriyor. Her şeyde olduğu gibi onda da denge şart.
0
gabe h coud
(20.06.25)
20li yaslarimda hem guzel ders calistim ama ayni zamanda da iyi eglendim.

dunyanin sanat sepet islerinde en kopuk yerlerinden birinde universite okumanin avantajiyla o zamanlar progressive house/techno listesinde ilk 10daki djlerin cogunun konserlerine gittim, tiestoyu falan kanli canli dinledim. bar/pavyon acilislarina falan giderdik beles icki icmek icin. her haftasonu ozellikle yazlari bir olay vardi.

27 iyibariyle tez savunmasini yapip profesyonel hayata atilmamla bar pavyon islerini rafa kaldirdim. 27-30 arasi agir calisma ortaminda gecti, 31'de evlendim zaten ve cokus surecine girdik. :P
0
cooperr
(20.06.25)
lise ve ergenlik o kadar kötüydü ki üniversite bütün olumsuzluklara rağmen toparlanmamı sağladı. asosyallik ve çekingenliğime rağmen şimdi düşününce onlarca kampa gittim. 2 defa yurtdışına çıktım. türkiye turu yaptık. biraz para olsaydı çok daha iyi olurdu. işe girip parayı bulunca uçar kaçarım diye düşünüyordum ama son 6 senede gerçekten iş ev döngüsü dışında kayda değer çok az şey yaşamışımdır.
0
potsdamer
(20.06.25)
18-21 deli gibi partileyerek, her seyi deneyip kendi istedigim gibi yasayarak
21-24 ask, is, okul ve seyahat dolu
24-25 corona 2020 lockdownlari ve issizligin verdigin bos zamanla tüm gün bilgisayarak oynayarak. yemek yapmiyordum bile. uyan bisiler ye oyun oyna aksam yemekte masterchef izle sonra tekrar oyun. iyiydi.
25-27 yurt disina göc, adaptasyon, öküz gibi calisma dönemi
27-28 burnout, kocaman bir kalp kirikligi, depresyon
28-29 kendimi bulma ve tekrardan mutluluk.

30 bana iyi gelecek.
0
sonsuz
(20.06.25)
Anı yaşa genç öl olarak geçti. Ölmedim ne yazık ki ama ölüme hazırladı, gözüm açık gitmem; hedonist geçti.
0
Bruce
(20.06.25)
19 yaşında gemilerde çalışmaya başladım. 30’lu yaşlarıma kadar sürekli gezdim. Kazandığımı güzelce harcadım. Her türlü ortama girdim çıktım. Yerli yabancı çok insanla tanıştım. Benim 20’li yaşlarım 1990’lı yıllara denk geliyor. O anlamda da şanslı olduğumu düşünpyorum. Ülkede ortam da güzeldi. Hayat sokaktaydı o yıllarda. Sonra yaşlandım yavaşladım. Sen de yaşlanacaksın o yüzden gençken dışarı çıkmak lazım. Sonra istemiyorsun.
0
kaptan memo
(20.06.25)
Evden ise, isten eve. Hala boyle.
0
chickentown
(20.06.25)
Ders çalışmakla sınavlara hazırlıkla biraz da gezerek.Bence şartlara da bağlı nasıl geçtiği
0
pembediken
(21.06.25)
20'li yıllarım vasattı ama 30'li yıllarımın güzel geçmesini nedeni 20'lı yıllardaki çabamdır. O yıllardaki cefanın sefasını yiyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
cok sosyaldim hala oyleyim. arkadas ve sevgiliyle vakit gecirdim 25 yasinda is hayatina girdim ask ve is cok yordu sonra ikisini de biraktim. simdi aile ve yakin arkadaslarla gezmeke devam
0
ala09
(21.06.25)
vasat. ama bilinçli bir vasatlık. hep ekonomik ferahlığa kesin bir şekilde ulaşmanın peşindeydim. bunu başarırsam başarılı bir takas olacaktı. doğuştan şanslı değilseniz bu da fedakarlık yapmadan olmuyor. 33'üm şimdi. uzatmaları oynuyoruz, hakem düdüğü çaldığında boşa mı geçmiş olacak yoksa galibiyetle mi ayrılacağız belli olacak. hayırlısı.
0
deranzo1
(21.06.25)
21 yaşında çalışmaya başladım, ilk 3 yılım mükemmel geçti. Sonrasında taşınma ve yeni iş yerine geçme ile başlayan aşırı sancılı dönemler başladı ve hala onun etkisini yaşıyorum.
20-25 arası harikaydı.
27'den sonra bir çöküşe geçme, pandeminin başlaması, işten iyice soğumam fakat değiştiremem filan derken kabus gibi yıllar geçirdim.
Şimdi işe ara verdim, daha iyi hissediyorum ama henüz "iyiyim" diyemiyorum.
33 yaşında hala daha "acaba hayatımla ne yapsam" diye düşünüyorum.
0
hayalhayal
(21.06.25)
leş gibi geçti. büyük stres ve mutsuzluklarla...

şu an iyi durumdayım, hatta belki şu anki iyiliğin sebebi 20'li yaşların kötü geçmesi olabilir ama ben yine de güzel geçmesini isterdim.
0
tabudeviren
(21.06.25)
Eylemler, mitingler, gazete dağıtımları vs. vs.
Ne kadar enerjikmişim ya şimdi bakıyorum da. 2013'e kadar gayet hareketli bir hayatım varken sonrasında daha stabil.
0
mutekebbir
(24.06.25)
(20)

Loop a aldığınız son şarkı

sekizdokuzon
Benim yine bütün krolugumu konuşturduğum bir duyuru olacak: Benimki; Özcan Deniz - Dön Desem.Sizinki hangisi? Ama sahiden hangisi? :p
Benim yine bütün krolugumu konuşturduğum bir duyuru olacak: Benimki; Özcan Deniz - Dön Desem.

Sizinki hangisi? Ama sahiden hangisi? :p
0
sekizdokuzon
(14.06.25)
3 haftadır şunu dinleyip duruyorum, vanessa melisaaaa diye dolandı ağzıma nalet olsun.
youtu.be
0
Bruce
(14.06.25)
Sahiden olanı yazarsam sözlük hesabım ifşa olur. Bu yüzden last.fm'e göre bu hafta ikinci en çok dinlediğim şarkıyı bırakayım:

Leif Vollebek- Vancouver Time
open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(14.06.25)
Su var

youtu.be

ama tabii loop'a almadim boku çikmasin diye.
0
feastofthedamned
(14.06.25)
Çok var ama en son dendiği için;

open.spotify.com
0
gabe h coud
(14.06.25)
0
ala09
(14.06.25)
gilbeys
(14.06.25)
i guess it goes like nananana
youtu.be
0
sey mi dostum
(14.06.25)
lady gaga - judas
0
gule gule
(14.06.25)
Shepard
(14.06.25)
my fault
(14.06.25)
kenzie - sickly sweet. Alan Walker remix'i aşırı başarılı:

youtu.be
0
deveyidiken
(15.06.25)
Toy
Young Fathers
Thief
Little Simz
Black Dog / White Horse
Big Special
I CARE
Turnstile
Pyramid of Health
Viagra Boys
0
kafadanbacakli
(15.06.25)
Eski Serdar Ortaç şarkılarını döndürüyorum birkaç gündür.
-Hadi çal
-Bebeğim oldun
-Kabahat
-Bıçak...
0
mutekebbir
(15.06.25)
Mentra - Benim yüzümden

www.youtube.com
0
onyx
(15.06.25)
open.spotify.com

edit: an itibariyle değişti. çok iyi cover. beliz e bayılmamak elde değil, çok yakışıyor yaptığı şeye.

youtu.be
0
lüzumsuz adam
(15.06.25)
No more tears - ozzy osbourne
0
mirty
(15.06.25)
2024 Eurovision'dan beri dönüp dönüp şunu izliyorum: youtu.be
0
kobuzchu kiz
(15.06.25)
mendil - gülden
www.youtube.com
0
exlibris
(15.06.25)
tiredofwaiting
(15.06.25)
the blues - hindi zahra
0
estranged
(15.06.25)
(13)

Pazar öğlen için yemek önerisi

mor oje
Pazar öğlen uzun yoldan gelecek biri için ne yemek hazırlayayım önerilere açığım. Çok yağlı unlu şekerli olmaması tercihim. Örneğin kek olarak badem unlu kek yapacağım. Yemek olarak serin serin buğdaylı yoğurt çorbası yapabilirim. Çorba yapmayıp zeytinyağlıya da dalabilirim. Yemek kısmında kararsızı
Pazar öğlen uzun yoldan gelecek biri için ne yemek hazırlayayım önerilere açığım. Çok yağlı unlu şekerli olmaması tercihim. Örneğin kek olarak badem unlu kek yapacağım. Yemek olarak serin serin buğdaylı yoğurt çorbası yapabilirim. Çorba yapmayıp zeytinyağlıya da dalabilirim. Yemek kısmında kararsızım.
0
mor oje
(11.06.25)
Kurutulmuş patlıcan biber dolması ve menemen. Uzun yoldan geliyor olsam bu ikisi mutlu eder beni.
0
beyfendi
(11.06.25)
Çorba yerine barbunya pilaki yanına bulgur pilavı yanına çoban salata risksiz ve serin yemekler
0
grimavi
(11.06.25)
@grimavi Pilaki hiç sevmiyorum ben, sevmeyince güzel de yapamıyorum :/ hava sıcak, daha fresh bir yemek iyi olabilir

@beyfendi kıymalı kuru patlıcan benim de ilk aklıma gelendi ama öğlen sıcağında ağır mı olur dedim
0
🌸mor oje
(11.06.25)
yemekte pilav olacaksa ya enginarlı ya kabaklı basmati pirinç pilavı olsun :)
0
a perfect lie
(11.06.25)
@a oerfect lie bahar pilavı gibi :)
0
🌸mor oje
(11.06.25)
Dolmayla ilişkim günün saatinden bağımsız benim ama herkesin midesi aynı değil tabi.
0
beyfendi
(11.06.25)
Barbunya yoksa taze fasulye pilav salata yoğurt
0
grimavi
(11.06.25)
Ayran aşı şahane fikir, ben de yapayım bu hafta <3
Yanına 1-2 zeytinyağlı ya da salata, meze gibi. Domatesli taze fasulye, (yoğurtsuz) semizotu salatası, bol ekşili yeşil salata?
Bir de karpuz ve güzel beyaz peynir, müthiş yaz öğle yemeği.
0
kobuzchu kiz
(11.06.25)
Uzun yoldan geliyor olsaydim ben de hafif yemekler istemezdim, ac olurdum.
İzmir kofte, cacik, pilav, corba fark etmez.
0
sey mi dostum
(11.06.25)
Darlamalı sıcaklar başladı. Eğlenceli, ferah tercihler de düşünebilirsin. Bir gün önceden yapılmış zeytinyağlı taze fasulye, soğuk. Güzel bir ekmek, zeytinli-kekikli olabilir. Üstüne de beyaz peynir ve karpuz.
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
yoğurtlu semizout salatası bir de havuç tarator. Yancıları belirledik...
0
sparkle kiddle
(11.06.25)
taze fasulye
yaprak sarması
etli yemek seviyorsa da karnıyarık, ben pek severim kontenjanından yazdim bunu da.
0
deckard
(12.06.25)
Toplu cevap vereyim; meyve pek yemediğim için karpuz elendi. Ama yoğurt çorbası, 1-2 meze yanında bir yemek düşündüm. Yemek olarak fasulye bana da hafif geldi, galiba kuru patlıcan dolmasına yürüycem, antepten güzel patlıcan kurularım var. <3
@cosmicstring ; evet değer bilir ve bir çorba bile yapsam mutlu olur :)
0
🌸mor oje
(12.06.25)
(15)

Sevmediğiniz ama

kizil karga
Faydalı olduğu için yine de yaptığınız bir spor hareketi var mı?
Faydalı olduğu için yine de yaptığınız bir spor hareketi var mı?
0
kizil karga
(11.06.25)
Sevmediğimden değil bilakis çok seviyorum ama squat'ta yüksek ağırlıklıklara çıktığımda gözüm hep korkar ama yine de yapıyorum, sevmediğim bir hareket dünyanın en faydalı olan hareketi de olsa yapmam galiba, barbell row süper bir hareket ama hiç sevmediğim için yapmıyorum, aynı bölgeyi çalıştıran birçok alternatif var sevmediğim bir şeyde sırf yapmak için yapmanın bir anlamı yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
Sandalye pozu
0
abuzer
(11.06.25)
deadlift
0
nahtoderfahrung
(11.06.25)
Chaturanga
0
kullanicadi
(11.06.25)
öfff kaleci barbell row diyince tetiklendim. hiç sevmem ve yap denildiğinde ağlaya ağlaya yaparım.
0
nolmus yani
(11.06.25)
Isınma
Nefret ediyorum aşırı faydasız geliyor sporu düzenli hale getirince kasılmalarım azalıyor sonra bırakıyorum zaten ısınmayı :)
*Öneri değildir.
0
mutekebbir
(11.06.25)
Benim için sportif hareketlerin neredeyse tamamı bu kategoride.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
Plank
0
rock n roll
(11.06.25)
karın kası çalışmayı hiç sevmiyorum ama üzerinde dolaşacak parmaklar aklıma gelince mecburen yapıyorum.
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Face pull.
Omuz sağlığı için yapıyorum sadece.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
Burpee
0
mor oje
(11.06.25)
wallwalk ve thruster :/
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
Ağırlıkla bulgarian split squat tabii ki. Bulgarları da sevmem zaten :(
0
ruhen hastayim ben
(11.06.25)
tüm aletleri, deadlifti falan çok severim. kalistenik (kendi ağırlığın ile çalışma) nefret ederim. inanılmaz yorucu bir şey. hoca zorla yaptırıyor. salonda ağlıyorum resmen :D ama işte çok faydasını da gördüm.
0
neira
(11.06.25)
sevmedigim hareketi nerdeyse hic yapmiyorum, sevmedigim ve mekaniginin bana garip geldigi hareketler. karin hareketi mesela 5 gun gidiyorum belki 1 gununde bir kac hareket onun disinda yapmam.
0
bay b
(11.06.25)
(27)

Favori içkiniz hangisi?

put it in your appropriate place
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.Bu ikisi var. Ara
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?

- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.

- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.

Bu ikisi var. Ara ara kırmızı şarap içtiğim oluyor ama sıfır damak tadı.
0
put it in your appropriate place
(10.06.25)
Cin
Bira
0
mutekebbir
(10.06.25)
Viski; single malt, islay
0
Bruce
(10.06.25)
Yerine göre değişir. Bunun tek ve mutlak bir cevabı yok bence.

Sahne önünden izlenen bir rock konserinde viski içilir mi? Sosis kızartılan bir kumsal partisinde rakı içilir mi? Patates kızartmasıyla cin tonik olur mu? Patlamış mısırla film izlerken ipa gider mi? Ruffles yerken kırmızı şarap içilir mi gibi.
0
orient blue
(10.06.25)
ya çok şey içerim sevmediğim içki yok belki en çok bira içmişimdir ama ben rakı kadınıyım:( ve rakı seven tek bir insan tanımadım ya sosyal içici ya hiç. hep tek başıma içerim ya yalnız ya karşımdaki kola mola içerken. kendimi Halil gibi hissediyorum neden rakıyı bu kadar kötü gösterdiniz halbuki aşiri iyi içki

ha kokteyl de çok severim ama miktara vurunca daha az kalıyor
0
ala09
(10.06.25)
Alman elma şarabı, soğuk ve gazlı, alkollü elmalı beypazarı gibi gidiyor
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Valla ala+1 ben de rakıyı çok severim, düz soda içer gibi içiyorum mezesiz.

Sonra da viski ve şarap.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
en sevdiğim: sheridan's ve malibu, ama nadiren tüketirim.

hem sevip, hem çok içtiğim : finlandia vodka.

ama kış aylarında balık yiyecek olursam tekirdağ altın seri rakı.

pek sevmemekle birlikte, hepsinden çok turborg malt tüketiyorum. coca cola gibi bir şey benim için.
0
tabudeviren
(10.06.25)
Sevmediğim alkollü içki yok, hepsi benim bebeğim. Mastika çok severim kahveyle, Bailey’s aynı şekilde. Viski bazlı kokteyllere bayılıyorum. Votka portakal (screwdriver) severim; alkolik dönemimden kalma bir alışkanlık. Cin ve salatalık suyuyla evde kendi yaptığım bi kokteyl var lime, taze nane, reyhan falan baya fresh bi şey oluyo. Onun dışında rakı beylerbeyi göbek, yoksa efe gold. Bira normal şartlarda Beck’s, bazen Blanc falan; anormal şartlarda kırmızı tuborg. Akrep zehri gibi meret 5 tane kırmızı içip iptal olmayan görmedim.
0
vedatchilipeppers
(10.06.25)
Her içkiyi içerim ama single mat viskilerin yeri bende ayrı; viski kışın soğuk gecelerin vazgeçilmezi ama yazın cin-votka-viski-tekiladan yapılan kokteylleri de sever ve yaparım.
0
blue rebel motorcycle club
(10.06.25)
Rakıcıyım ben de
0
cilacı ökkeş usta
(10.06.25)
Baileys benim için 8
Alkol oranı biraz daha yüksek olsaydı 9,5 olacaktı
0
etna
(10.06.25)
köpüklü sarap ve sampanya.

bira agzima sürmem. kokteyl klasikse ve cok renkli degilse tadina bakabilirim.
0
sonsuz
(10.06.25)
Hepsinin ortamı farklı bende.
Ortamına göre hepsini severim.
En çok rakının ortamını severim.
0
Mirket
(10.06.25)
Sangria, aperol spritz.
0
asteriks
(11.06.25)
Kalabaliksa raki, tek basima isem votka ya da cin.
0
deckard
(11.06.25)
Viski. Farklı durumlar/sebepler/ruh halleri için farklı kategori viskilerim var. İkinci sırada da cin. Özellikle havalar ısındığında viski yerini çoğunlukla cine bırakıyor. Gerçi sosyal içicilik dışında ikisinde de ayda 3-5 kadeh falan içerim evde.
0
nawar
(11.06.25)
konyak. saglam bir viski icicisiyimdir ve cogu turunu denedim. ancak konyak'taki aroma viskide yok bence. viski daha cool geliyor ama. viski icemeyen arkadaslarimin bile viski story'leri falan oluyordu.
0
antikadimag
(11.06.25)
Gordon's London Dry Gin
0
clones
(11.06.25)
favori içkim viski olmak zorunda kaldı.(zaten severim o ayrı) Normalde bira çok severim ama bira-şarap gibi mayalı şeyler içince öbür gün kafam yerine gelmiyor. Viski ise tertemiz. Sanırım filmlerde yaşlı zenginlerin hep viski içmesinin sebebi bu :D
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
tekila
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
Mojito ve gürcü şarabi
0
abuzer
(11.06.25)
bu aralar cin. geçen sene vodkaydı. ondan önce viski.

ama yaz içinse bira.
0
koela
(11.06.25)
cin-tonik. old school bir adamım.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Ortama göre;
Buğday birası
Blush veya roze şarap
Rakı
Meyve şarabı

Rakı dışındakilerin içimi kolay, tadı yumuşak. Sek viski, konyak vb. bana göre değil. Kokteyl olarak içerim ama aramam.
0
auroraaurora
(11.06.25)
yazıldığı gibi ortamına göre değişir ancak genel olarak en çok tükettiklerim;

bira
cin
blush
muhtelif kokteyller.
0
makarnavodka
(11.06.25)
Jager mojito hos, degisik guzel aromali
romlu kokteyllerin cogu
beyaz sarap(yari tatli olanlar)
0
sey mi dostum
(11.06.25)
nesquikli pastörize süt
0
Batuhanolabilir
(14.06.25)
(4)

İstanbul'da gidip eğlendiğiniz drag show var mı?

sekizdokuzon
Ortamı çok low olmayan, güzel güzel dans edip eglenebilecegimiz bir drag show tavsiye edebilir misiniz?Teşekkürler.
Ortamı çok low olmayan, güzel güzel dans edip eglenebilecegimiz bir drag show tavsiye edebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
Canlı izlemedim ama takip ettiğim kadarıyla Limon iyi görünüyor. Fırsat bulursam gideceğim bir ara. Instagram'dan bakabilirsin.
0
mutekebbir
(10.06.25)
Instagram'da bulamadım:)
0
🌸sekizdokuzon
(10.06.25)
çok bir ilgim yok ama, mecra da fena değildi. sanırım kapandı mı bir şeyler oldu. tekrar açılacakmış.
0
jangbogo
(11.06.25)
Karga da gitmiştim, gayet eğlenceliydi.
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
(9)

tr de girdiğiniz denizleri kıyaslamanız gerekse

a perfect lie
nasıl bir sıralama yapardınız? göz önünde bulundurduğunuz kriteri de belirtir misiniz? (kum olması, derinlik, sakinlik, rengi vs.) birden istediğiniz numaraya kadar sıralayabilirsiniz, spesifik plaj adı filan verirseniz daha da güzel olur :) Cevaplar için şimdiden teşekkür ediyorum,
nasıl bir sıralama yapardınız? göz önünde bulundurduğunuz kriteri de belirtir misiniz? (kum olması, derinlik, sakinlik, rengi vs.)

birden istediğiniz numaraya kadar sıralayabilirsiniz, spesifik plaj adı filan verirseniz daha da güzel olur :)

Cevaplar için şimdiden teşekkür ediyorum,
0
a perfect lie
(10.06.25)
10/10 ölüdeniz zemin kum yerine ayağa batmayan yuvarlak taşlar bu yüzden suyu berrak ve hemen derinleşiyor benim bir denizde aradığım budur
0
grimavi
(10.06.25)
Artı puan: sıcak, dalgasız, derin, deniz anasız ve taşlık olması

İlk üçüm:
Hepsini karşılayan kaş akçagerme plajı <3 kadife deniz
Kabak koyu, dalgalıydı ama diğer kriterler ok, dalga da ben gittiğimde öyle denk gelmiş olabilir.
Adrasan'da balıkçı koyu, adrasan'ı beğenmedim ama oradan yürüyerek ulaşılan sessiz sakin ve güzel bir koy balıkçı koyu.

Bonus:
Manal koyu dalgasız olması ve aşırı soğuk olmaması ile izmir'deki favorim, gelenler de düzgün tipler öyle kalabalığı çirkin değil. Ama diğer üçünden açık ara geride.
0
cilacı ökkeş usta
(10.06.25)
Alanya Kleopatra Plajı bir numara. Kumlu, suyu ılık, manzarası güzel. Geniş, ferah bir plaj.

Antalya Kemerde, Egede, Güney Marmarada, İstanbul Adalarda yüzdüm ama Kleopatrayla yarışamazlar.
0
yurtsuz john
(10.06.25)
yazılan yerleri tek tek inceliyorum.

Ölüdeniz benim de listemde çok üst sıralarda.
Kabakı da sevmiştim. Adrasan a da gittim ama bu tarafa gitmemişiz :/ Kaş ı merak ediyorum bu plajı da not ettim çok teşekkürler. Alanya ya hiç gitmedim garip bir önyargım var. Ama baktım burası da güzel görünüyor.
0
🌸a perfect lie
(10.06.25)
Benim için ılıca, blue lagoon, tersane koyu kekova.
gitmeyip methini çok duyduğum yukarıda da denmiş akçagerme var, bir de sarsala.
0
Bruce
(10.06.25)
kas ve kekova.

her koyun ayri bir güzelligi var. berrak deniz. kum yok. dalmak güzel oluyor. suyu antalya'nin geri kalan yerlerine göre cok az soguktu ama buz gibi de degildir. daha ne olsun :)
0
sonsuz
(10.06.25)
15 yıl öncesinin alanya kleopatrası.
Tertemiz su, dalgalı(otur milleti izle inanılmaz eğlenceli dalgadan bahsediyorum), mercimek gibi taşları(hem ayakları acıtmıyor çok minikler hem de kum gibi her yere yapıpmıyorlar), masmavi turkuaz deniz, balık vs yok. Gece de denize girilebiliyor hatta dolunayda ayrı bir keyif. Damlataşın hemen yanındaki yerde yemek yedikten sonra akşamları da yüzerdik. Çoğunluk yabancıydı üstsüz rahatlıkla güneşlenebiliyordun.
Çok güzeldi orası ya.
En son 4 sene önce gittim ve korkunçtu. Acayip acayip bakan iç anadolu insanı, şu an haberlerde gördüğünüz varlıkların her yeri ele geçirmesi, güzel zaman geçirebileğin iki üç yerin kapanması, değişik değişik yabancılar, denizin bulanıklığı pisliği derken lanet ettim döndüm eve.
Yukarıdaki yerler de evet güzel ama burası bambaşka bir yerdi. Yukarıdakiler için beni rahatsız eden bir tane de olsa bir şey vardır. Burada yoktu.
0
mrvln
(11.06.25)
Enez/Edirne. Belki belde ciddi bakımsız, geri kalmış ama deniz muhteşem. Kum, ayarında derinlik, sakin ve pırıl pırıl su.
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
susanoğlu - yapraklı koy. alttan gelen kaynak suyun terapi etkisi yapması.
bozcaada - beylik koyu, sakinlik.
0
zeleno
(11.06.25)
(18)

Bu kadın ne kadar güzel?

duygusalatasi
Sıradan mı yoksa sizin için çok hoş kategorisinde biri mi? https://www.instagram.com/sezinkaramese/
Sıradan mı yoksa sizin için çok hoş kategorisinde biri mi? www.instagram.com
0
duygusalatasi
(03.06.25)
SıraDAN DAN DAN
0
Shepard
(03.06.25)
10 üzerinden 4 benim için.

Sarışınlar dışında 7-8 zor veririm iyi bir benchmark olur muyum bilemedim.
0
baldan kaymak
(03.06.25)
ya yürürken yolda görsem 7.5'tan 8 verebilirim 10 üzerinden ama instagram'da sosyal medyada bundan binlercesi var gerçekten. bilemedim. hoş kadın, çirkin dersem ayıp etmiş olurum ama pek bi albenisini/özelliğini de göremedim. M31, 178cm 110kg hayırlı forumlar
0
mark greg sputnik
(03.06.25)
Orta alti. Konusmasi falan itici baya.

@mark hshshhaah
0
sonsuz
(04.06.25)
Cringe. En sevmediğim tip.
0
gabe h coud
(04.06.25)
10/1

ağlamaklı bakıyor.

iki kaşının ortası küçük emrah gibi havaya kalkan kadın güzel olamaz.
0
yurtsuz john
(04.06.25)
Aaa ben bu kizi taniyormusum. Sempatik ama saf biriydi
0
sonsuz
(04.06.25)
Sıradan. Yani şu tarz sosyal medya ünlüleri normalde göründüklerinden "çok daha iyi" görünüyorlar hesaplarında. İşte filtreler, ışık ve açı ayarları, dışarıda bunalacakları kadar makyaj vs. derken. Ona rağmen.
0
nawar
(04.06.25)
Sıradan.
0
Bruce
(04.06.25)
(bana göre) güzel değil.

ve bakışlarında "cehennemi gördüm" dercesine bir yıpranmışlık var. ölü balık gibi bakıyor.
0
tabudeviren
(04.06.25)
instadan degil youtube'dan makyajsiz haline baktim.
helalinden 6/10 verdim gitti.
ortalama alti falan diyenler herhalde tok satici.
0
cooperr
(04.06.25)
Güzelliğini puanlayamam, benim için nötr diyebilirim en fazla ki itici bile olabilir
0
kisa
(04.06.25)
normal, sıradan, herhangi biri.
0
koela
(04.06.25)
6/10
0
bay b
(04.06.25)
notlamak yanlış bence de. ha benim de tipim değil ama ben de sonuçta birinin tipiyim bir diğerinin değil. tipi de açarsam bakışlar rahatsız etti, bi hinlik var :v
0
lüzumsuz adam
(04.06.25)
Kelimelere dokemedigim bir yapmaciklik var.Bu haliyle antipatik.Bacak ve kalca kalinligi boyuyla orantili degil.Dagilmaya cok musait.Sadece elleri guzel.
0
turkuaz
(04.06.25)
normal sokaktaki insanlar da soruluyor artık. yani her beş kişiden altısının tip böyle. tipik Türk kızı.
0
Hallegadola
(05.06.25)
güzel desen güzel değil, çekici desen o da yok. normal halini görseniz şaşırırsınız eminim. 4/10
0
sweetoffice
(05.06.25)
(25)

Erkek Arkadaşlara Soru

rock n roll
Bugün Instagram'da denk geldim ve sizlere de sormak istedim. Protez tırnak, nail art eğitimi alan bir kadın sınava girecek fakat el modeli olacak kişinin işi çıkıyor ve gelemiyor. Bu durumda kadın, sevgilisini arıyor canı sıkıldığı için bu duruma ve sevgilisi ona modellik yapıyor. Yani; kadın, erkek
Bugün Instagram'da denk geldim ve sizlere de sormak istedim. Protez tırnak, nail art eğitimi alan bir kadın sınava girecek fakat el modeli olacak kişinin işi çıkıyor ve gelemiyor. Bu durumda kadın, sevgilisini arıyor canı sıkıldığı için bu duruma ve sevgilisi ona modellik yapıyor. Yani; kadın, erkek arkadaşına eğitmenlerin karsisinda protez tırnak yapıyor, oje sürüyor.

Bu durumda siz olsanız kabul eder miydiniz modellik yapmayı, protez tırnak yapacak ve oje sürecek sevgiliniz size. Buna izin verir miydiniz?

Model bulma teklifi yapmayacaksınız direkt ben model olurum diyeceksiniz.
0
rock n roll
(03.06.25)
önceliğim sevgilim olacağı için bu durumda seve seve gocunmadan yapardım, eğlenceli de olurdu :v
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
bastan soyleyeyim ben asla yapmam. yapana da karismam; ama instagram postundan hareketle direkt ben model olurum cikarimi yapmaniz bence saglikli degil. belki arkaplanda kiz duruma cok uzulmustur, asiri baski yapmistir, baska bisey teklif etmistir vs..o yuzden kabul etmistir.
0
buenosdias
(03.06.25)
Evet ne olacak. Kalici bir sey degil ya
0
mirafiori
(03.06.25)
Sınav için düşünmeden yapardım
0
jülsezar
(03.06.25)
Tabii ki. İkiletmeden.
0
gabe h coud
(03.06.25)
protez tırnak/nail art eğitimi alan bir kadınla birlikte olmayacağım için sorunun içine pek giremedim ama sınav bittikten sonra hemen çıkan bir şeyse (toplum içine öyle karışmak gerekmiyorsa) yapılır yani.
0
bobinhoo
(03.06.25)
buradaki olay destek olmak. sevgilim, çocuğum ya da kardeşim olur hiç farketmez. gerekirse etek bile giyerim.
0
lazpalle
(03.06.25)
Yok, erkek adamı bozar.
0
Shepard
(03.06.25)
yapmam diyenleri hayretle okudum, saygi duyuyorum. ikiletmeden+1
0
gule gule
(03.06.25)
lafı bile olmaz, direkt kabul ederim.
0
sealth
(03.06.25)
İş bitince sökülebilen bir şeyse, insan içine pembe kalpli tırnaklarla çıkıp günlerce öyle gezmem gerekmeyecekse hiç problem değil, ikiletmem bile.
0
kibritsuyu
(03.06.25)
Seve seve tabii ki.
0
thracia
(03.06.25)
kabul etmem o esnada iyilik yapmış olursun ama ilerisi için ağırlığın sorgulanır hale gelir.
0
archmeister8
(03.06.25)
@archmeister8

Ne gibi bir ağırlık sorgulanması?
0
🌸rock n roll
(03.06.25)
Ederim cok da eğlenirim, tirnak boyatmayla erkekliği bozulanlara da gülerim.
0
mirty
(03.06.25)
@buenosdias

Sonuçta kabul etmesi önemli.
0
🌸rock n roll
(03.06.25)
@kibritsuyu

Gezsen nolur :))
0
🌸rock n roll
(03.06.25)
Cevaplari okuyunca

m.youtube.com

- Asla ve kata olmaz. Olmasi teklif dahi edilemez.
0
WithWorth
(03.06.25)
veririm ya n'olacak alt tarafı tırnağımı boyayacak kız. onun işi görülsün. güler geçerim, sevgilime spesifik bir etkinlik/amaç doğrultusunda tırnak boyattım diye erkekliğime zeval gelmez. geliyorsa da necip türk milleti affetsin yani sevgilim için bu kadarını yaparım şahsen.

soruyu görünce aklıma lisede yaşadığım bir olay geldi. sınıftan kız arkadaşlarım kirpiklerimi çok beğeniyorlardı. normalde öyle kızlarla çok samimi olabilen, rahat bir adam değilim. ona rağmen resmen yalvarmışlardı mark lütfen bize izin ver bi rimel geçelim, merak etme hemen çıkarırız (yalan), nasıl görünecek merak ediyoruz vs... ikna etmeleri uzun sürmedi tabii, o yaşta hayatımda hiç bu kadar övgü ve ilgiye mazhar olmamışım, tamam lan dedim sürün hadi, diyorum "zaten kirpiklerim uzunmuş, rimel çok değiştirmez, kızlar da boşuna gaza geldikleriyle kalır"...

ulan sonra bi sürdüler aboooov. korkunç bi görüntü. gören gülme krizine giriyor. hayır bi de vücudun yüzde 99.9'u "düz erkek" iken kirpiklerin öyle olması ekstra korkutucu. hani etek giymiş, makyaj yapmış, genel olarak feminen bi tarza sokulmuş olsam o kadar kötü hissetmezdim. en azından şaşkınlık ve komiklik faktörü "karı gibi olmuş" ile sınırlı kalırdı. düşünsene tamamı hormondan ve abazanlıktan oluşan bi LİSELİ ama kirpikler rimel şov.

ha ama sonuçta bak bu bile komik bir anı olarak kaldı, kimse de ertesi gün gelip "birader sen karıymışsın???" demedi. benim içün bu tip şeyler çok mesele değil ama çekinen hemcinslerimi de anlayabiliyorum açıkçası, çünkü her adam aynı olmadığı gibi her kadın veya bu eylemin her "alıcısı" da aynı olmayabiliyor. sen bu yola girersin mesela kadın ellerini ojeli görünce senden soğur trip yapar filan, memlekette manyaktan bol ne var, belli olmaz.
0
mark greg sputnik
(03.06.25)
hiç sevmem tırnakla ilgili şeyleri.
ama böyle bir durumda modeli olurdum. normalde her şeye söylenirim ama bu konuda gocunmam da.
0
biseysorcaktim
(03.06.25)
Ben bu kadar kabul eden olacağını düşünmemiştim açıkçası, şaşırdım. Artık, geleceğe daha umutla bakıyorum :))
0
🌸rock n roll
(03.06.25)
Eski kafalı, Karadenizli (ve öyle abuk subuk tırnaklardan tiksinen) bir erkek olarak cevaplıyorum;

Direkt ben demek aklıma bile gelmez çünkü kadın olması gerektiğini tahmin ederim. Kimseyi bulamadığını/bulamayacağını söylerse üzerine düşünmem, mırın kırın etmem, ikiletmem. Bir süreliğine kalacak bir şey ise bile, bir süre eldivenle gezer yine de gereğini elbette yaparım. Böyle bir sorunun sorulmasını bile çocukça Buluyorum.

İhtiyaç halinde “hayır zinhar” diyecek olan, kendini errrrkek diye pazarlamaya çalışan, eksik, ezik bir tiptir. Açık konuşalım; adam değildir. Bu kadar net.

Sevgilinin nazlanmak için “ışkım sana oje süriiiim miiiiieeee??” Diye sormasıyla bu anlatılan farklı şeylerdir.
0
lazor
(03.06.25)
İlişkinin arkaplanina bağlı.
Bunu sürekli espri malzemesi yapmaya meyilli biriydiyse, hayır derim. Yok değilse, elbette derim.
0
encokbenisevinnolur
(03.06.25)
ben evet derdim.

İlişki seviyesi önemsiz. Anı kalırdı. Ha değer mi sorusunun yanıtı yakınlığıma bağlı.

kimse gelmezse ben model olurum, çağırabilirsin swh. Tek şartım bitince herşeyi eski haline düzeltelim swh. Tribüncü adamım .d
0
baldan kaymak
(03.06.25)
Sadece protez tırnakla mı kalacak yani? Cık cık cık.
(bkz: swh)
0
rakicandir
(04.06.25)
(28)

oğlunuz olsa ne isim koyardınız?

ermanen
soru başlıkta
soru başlıkta
0
ermanen
(03.06.25)
Cüneyt
Hakan
Aslan
0
gabe h coud
(03.06.25)
barbaros
alparslan
0
mikahakkinen
(03.06.25)
Ercan

Aslında Ercan sevdiğim bir isim değil ama aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım vardı. Çok severiz birbirimizi. Çok iyi bir insandır, o sebeple onun adını vermek isterdim.
0
rock n roll
(03.06.25)
erk, kara, noyan, tunga gibi öztürkçe isimler. noyan gerçi moğol ama olsun
0
ground
(03.06.25)
Seçkin
Salim
Selim

Bu üç isimden biri. Kafamda şu ana kadar hiç başka alternatif olmadı. Babamın adı olmasaydı Mustafa Kemal de koymak isterdim ama Atatürk'ün değil babamın ismini koydum diye algılanacaktı. Babamla hiçbir sorunum yok ama benim ilk ismim anneannemin ismi olduğu için travmam var galiba :D
0
matilda
(03.06.25)
erdem, selim, bilge, görkem, egemen
0
strawberry first
(03.06.25)
Elessar
0
rakicandir
(03.06.25)
Sırf bi isim hoşuma gidiyor diye farazi de olsa çocuk yapmaya hiç gerek yok. İkinci bir isim ekleyecek olsam Cuma ismini eklerim kimliğime. Hatta doğumdan gelen ismi sildirecek olsam Robin Cuma yaparım.

Otuzundan sonra insan doğumdan gelenin yanına kendine uygun gördüğü bir ismi ekleyebilmeli ve hatta bu kültürel bir pratik falan olmalı.
0
beyfendi
(03.06.25)
Abdullah, ömer, osman, hamza.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
arda
0
buenosdias
(03.06.25)
Deniz, onur veya emre
0
cilacı ökkeş usta
(03.06.25)
Çağan koyduk
0
va
(03.06.25)
robin, leon, doa/dua
0
ala09
(03.06.25)
kuzgun
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
Bu ara herkes çocuk yapıyor herhalde isim duyuruları epey popüler :)

Biz de Türkçe bir şeyler koymak istiyoruz. Dora, Uygar, Toluhan (Araplara karşı zafer kazanan komutanmış ^^) olabilir. Bir de her an laik atak geçirip Mustafa Kemal koyabiliriz.
0
chicha_v2
(03.06.25)
Göktürk

Aslan.
0
drako
(03.06.25)
BALAMİR
0
Shepard
(03.06.25)
atlas
0
chanandler bong
(03.06.25)
Cihangir benim oğlanın adı
0
rodeocu
(03.06.25)
Ensar
Enes
Bilal
0
runaway
(03.06.25)
Arman
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.06.25)
yağız
yiğit
ayaz
0
archmeister8
(03.06.25)
Cemre
Cansel

Gibi feminen isimleri erkeklere yakıştırıyorum. Ama hem Mustafa Kemal Atatürk’ten dolayı hem de hayatımı kurtaran doktorumdan dolayı Kemal koyardım.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.25)
Rüzgar koydum
0
mirty
(03.06.25)
Ateş
0
Zetnikov
(03.06.25)
tarik
demokan
0
cooperr
(04.06.25)
Erman olabilir belki.

Türkçe karakterli isim kesinlikle tercih etmezdim.
Uniseks isim kesinlikle tercih etmezdim. Belli olmaz, bunlar çocuğun hayatını zorlaştırabilir.

üÜnlü bir insanın ismini kesinlikle koymazdım, belli olmaz. İleride bir skandalı ortaya çıkarsa isim lekelenir.

Siyasi bir fikrin temsilcisi ismi kesinlikle koymazdım. Çocuğun siyasi fikri kendi kendine oluşacak. Devrim isimli bir sağcı veya Alparslan isimli bir solcu veya Ensar isimli bir laik olarak yaşamak zor olabilir.

Bazı isimleri neden tercih etmeyeceğimi açıklamak isterim.
Tarık: yabancılar farklı harflerle kullanıyor bu ismi, yanlış harfle yazar yabancılar.
Atlas: dünyanın tüm yükünü taşıyor, oğluma böyle bir yük vermek istemem.
Ege: “hi i am Ege” dediği zaman “i am a gay” demiş gibi oluyor.
Noyan: “no” şeklinde olumsuzlukla başladığı için tercih etmem.
Ateş: Cehennemi hatırlatan bir şey, yakıcı, yıkıcı, zarar verici. O yüzden tercih etmezdim.
0
michael_knight
(04.06.25)
Burak.
0
since1907
(04.06.25)
(16)

turkcede hosunuza gitmeyen kelimeler var mi??

buenosdias
boyle kelimeler var mi? benim icin. dayi(akrabalik olan degil) kelimesi. cok itici geliyor. sizin var mi?
boyle kelimeler var mi?

benim icin. dayi(akrabalik olan degil) kelimesi. cok itici geliyor. sizin var mi?
0
buenosdias
(02.06.25)
Kürtçe sanırım ve insan ismi ama Sidar'dan tiksiniyorum ben.
Güncelde artık çok fazla kullanılıp anlamsızlaştığından "algı"
Bir de google’a google amca deme taşralılığı. Sözlükte de gördüğüm saniye engelliyorum.
0
sanal hayvan
(02.06.25)
Türkçe kelime gelmedi aklıma ama türkçeyi katleden zorbalamak, mezuna kalmak falan gibi anlamsız ifadeleri sevmiyorum.
0
(02.06.25)
Yemek. Saçma sapan kelime, hem fiil hem isim. "Yemek yemek"
"fena yarıyor" buna benzer birkaç şey daha var twitterda görüyorum arada bir. yanımda biri söylese büyük ihtimal burnunu betona sürterim.
0
beyfendi
(02.06.25)
Hayirlisi...
0
duyurukullanıcısı
(02.06.25)
peder
0
kornisch
(02.06.25)
Asla kelimesi çünkü fakiri-zengini, okumuşu-cahili yannış kullanıyor.
0
Shepard
(02.06.25)
Yenge, aynen.

Gi+1
Bir de su yerli yersiz kullanilan populer kelime var sinir oluyorum: narsist.
0
Kittie
(02.06.25)
cok var. ozellikle sevmedigim bi kelimeyse mesela "yarışmak" yerine "yarış yapmak" gibi söylüyorum kasıntı gibi

dirty takkta kullanilan cogu kelime igrenc malsef ki... seksin dirty ifadesi bile soylerken her an pelteklesebilirsin

bir de "evet"i hic begenmiyorum akici degil asla daha kolay bir ses lazim ja, yeah, da, si gibi bir sey tercih ederim ya da "hi hi"
0
ala09
(02.06.25)
$arz
velevki
0
cooperr
(02.06.25)
Vesselam
0
ekimoloji
(03.06.25)
Türkçemizi doğru kullanalımcı arkadaşlarımız yeni yeni günlük hayattan çıkan ifadeleri saymışlar genelde. Benim onlarla ilgili sorunum yok. Türkçe içinde en sevmediğim iki kelime (başka aklıma gelirse yazarım):

yemiş ve kamış

niye bilmiyorum ama ikisi de sinirimi bozuyor. Bir arkadaş hamiş yazmış benzer ses yapısında ama ona o kadar maruz kalmadığım için o kadar uyuz değilim. m-ş yapısından mıdır nedir yemiş ve kamış dendiği anda tüylerim diken diken oluyor.
0
nundu
(03.06.25)
nasip
kısmet
0
ermanen
(03.06.25)
Kulağımı tırmalama açısından "sakil" var. Kullanılma şekli ve sıklığı baygınlık getirdiği için "lümpen" var. Biri Arapçadan biri Almancadan gelmiş o nedenle soruya ne kadar cevap oldu bilemedim ama dilimizde kullanılan kelimeler sonuçta.
0
peki madem
(03.06.25)
otomatikmak, direktman bu tip -man kullanımı çok batıyor her ne kadar tdk dan kabul görse de

bir de "ondan sonra" , "ben sana söyliyim" kalıpları tüylerimi diken diken ediyor artık

aslında çok fazla var, bunlar ilk aklıma gelenler
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
gebe, temra (temre), ötürmek, görümce, atmık gibi köylülerin daha çok kullandığı kelimeler.
0
ground
(03.06.25)
tevafuk ve kadim.
0
bay b
(03.06.25)
(13)

Dener Miydiniz?

rock n roll
Gerçekleşmesini resmen aşkla istediğiniz bir hayaliniz var diyelim, resmen bu hayalle yatıp kalkıyorsunuz. Fakat bu sizin için çok zorlayıcı, çok ciddi çaba sarf etmeniz gerekiyor resmen kan, ter, gözyaşı. Buna rağmen olmama ihtimali var. Yine de dener miydiniz yoksa enerjimi buna harcamasam daha mı
Gerçekleşmesini resmen aşkla istediğiniz bir hayaliniz var diyelim, resmen bu hayalle yatıp kalkıyorsunuz. Fakat bu sizin için çok zorlayıcı, çok ciddi çaba sarf etmeniz gerekiyor resmen kan, ter, gözyaşı. Buna rağmen olmama ihtimali var. Yine de dener miydiniz yoksa enerjimi buna harcamasam daha mı iyi olur dersiniz? Detay vermek istemiyorum konuyla ilgili. Cevaplar için teşekkürler.
0
rock n roll
(30.05.25)
denemeyip pişman olacağıma deneyip pişman olayım.. (rezil olacağım bir şey değilse)
0
tabudeviren
(30.05.25)
' keşke ' dememek için denenmeli, hayat kısa ve tek.
0
lüzumsuz adam
(30.05.25)
hayatta sahip olduğum en değerli şeyleri kan ve terle kazandım. hani şarkıda diyor ya 'there is no easy way out' öyle işte.

yine olsun yine yaparım.
0
yurtsuz john
(30.05.25)
Hayır denemem böyle büyük hayallerin gerçeği beklediğin gibi olmaz, hayatında da büyük bir fark yaratmaz sonrasında, bunlar bize amerikan rüyası filmleri ve metinleriyle hayattaki tek amaç ve görev şeklinde yerleşmiş fikirler
0
grimavi
(30.05.25)
eğer bi iş falansa denerdim ama gönül işleriyse (duyuru bu kategoride açılmış) hayır.
0
deartheodosia
(30.05.25)
Yani detay vermiyorsun tamam da bari olunca hayatımızda ne değişecek onu yazaydın vicdansız :)

Bazı motivasyonlar güzel oluyor. olsa da olmasa da uğraşması zevk veriyor. Galiba uğraşırdım diyeceğim
0
respect
(30.05.25)
Denerdim. Beni bu kadar heyecanlandıran bir şey için uğraşmayacağım da ne için uğraşacağım.
0
asteriks
(30.05.25)
%100 denerim, asla çekinmem. Emek verip de gerçekleşmeyen bir hayal düşünemiyorum.
0
gabe h coud
(30.05.25)
Aşkla isteyecek kadar çok isteyip onunla yatıp kalkacağım bir hayalse(öyle tarif etmişsin) kesinlikle denerdim. denemeyip pişman olmaktansa deneyip pişman olmayı tercih ederim çoğu zaman
0
yazdonumu
(30.05.25)
Gerçekleşmese dahi verdiğim emeğe üzülmem, aksine gayret göstermek sonuç ne olursa olsun sonunda huzur verir.
0
kumandanim
(30.05.25)
Ben su an bu surecin içindeyim, yıllardır ağzıma pelesenk olan bir sertifika var, artık demeye utanıyorum. Bir yıldır gece gündüz çalıştım, oğlanı uyutup sabaha kadar yine çalıştım. Sınav 3 aşamalı, ilk aşamasına girdiğim hafta babamı kaybettim, şimdi ağlaya ağlaya ikinci aşamasına giricem. Kısmet diyorum başarısız olsam bile denedim diycem
0
mirty
(31.05.25)
1-) Olmama ihtimali yüzde kaç? Yüzde 60'dan yukarıysa denemem ama yüzde 60'in altındaysa denerim.

2-) Denemeye değerse denerim. Baktım olmuyorsa, olmayacağından kesinlikle eminsem geldiğim noktayı ve durumu kendime fayda sağlayacak şekilde değiştirmeye bakarım.
0
put it in your appropriate place
(31.05.25)
Beni motive ettiniz, hepinize çok teşekkür ederim. Denemeye karar verdim. Sonuç güzel olursa paylaşırım o sebeple duyurumu silmeyeceğim.

@ grimavi

Senin hayat görüşlerini, olaylara bakış açını çok takdir ediyorum ve çok da mantıklı buluyorum ama denemek istiyorum :)

@ mirty

Başın sağolsun.

Umarım isteğine kavuşursun.
0
🌸rock n roll
(31.05.25)
(16)

Romantik İlişkide

rock n roll
Sevgili adayınızın sizinle birebir aynı olmasını mı istersiniz yoksa farklı da olsa önemli değil mi dersiniz?Örnek vereyim; benim tolere edemeyeceğim konular var. Veganım ve vegan olmayan biriyle yapamam. Hayata aynı pencereden bakmamız lazım. Dediğim gibi bunları örnek olarak verdim. Sizler de böyl
Sevgili adayınızın sizinle birebir aynı olmasını mı istersiniz yoksa farklı da olsa önemli değil mi dersiniz?

Örnek vereyim; benim tolere edemeyeceğim konular var. Veganım ve vegan olmayan biriyle yapamam. Hayata aynı pencereden bakmamız lazım. Dediğim gibi bunları örnek olarak verdim. Sizler de böyle mi düşünüyorsunuz yoksa farklı da olsa uyum sağlarım mı dersiniz?
0
rock n roll
(27.05.25)
Ufkunu genişletecek her türlü mücadeleye açığım.
0
sekizdokuzon
(27.05.25)
insanların kendi kendilerine yaptıklarından çok etrafındakilerin farklılıklarına nasıl davrandıklarına bakarım, vegan olsam et yiyen biri benim et yemediğim bilgisine kendini nasıl adapte ettiği daha önemli. benimle birebir aynı olan insan aşırı sıkıcı olur bu arada kendimden biliyorum :D
0
nahtoderfahrung
(27.05.25)
politik duruş aynı/benden ileri olsun onun dışında hiçbi şeyi benzemesin
0
ala09
(27.05.25)
Veganlık bence bu kritere girmemeli çünkü evde yemek yapılırken farklı yemek yapma zorunda kalınıyor. Arkadaşımın eşi de böyle çocuk et hastası ama evde doğru düzgün yemek yiyemiyor.

Onun dışında aynı olup olmaması çok önemli değil
0
respect
(27.05.25)
aynı olmasını isterim.

vegan kadınla yapamam.

sağ, muhafazakar kadınla yapamam.

rap dinleyen evlerden ırak.

görümcesiyle, eltisiyle sidik yarıştıracak kadınla olmaz.

sadece spor zevkimiz farklı olabilir. onda sakınca yok. istediği takımı tutsun. ben futbol takımı tutmam zaten.

gibi gibi...
0
yurtsuz john
(27.05.25)
Mantalite aynı olduktan sonra fikirler çok önemli değil. Herkesin kendi fikirleri var ama herkes bunları birbiriyle aynı şekilde yaşamıyor. Aynı düşünmediğimiz konularda beni düşman görüp fanatizm yapmayacaksa çok bir önemi yok. Ailesi de böyle olmalı.

Cidden herkes fanatik değil, fanatik insanlar bunun farkında değiller sadece. Yoksa diğerleri kendi aralarında mutlu mesut geçiniyor.

Diğer karakter özellikleri açısından daha fazla kırmızı çizgim var. Örneğin "Ben ona çeyrek taktım, o bana gram taktı" gibi konulara çok takan insanlar beni geriyor, istesem de anlaşamayız. Ben bu konulara tepki veremiyorum, tepki vermeye zorlanırsam tepem atıyor, olmuyor.
0
akhenaten
(28.05.25)
yurtsuz john +1111
0
Shepard
(28.05.25)
bireysel olan seyleri sallamam.

meslek, hobiler ve yeme aliskanligi bireyseldir, bunlarda ortaklik aranmaz.

senin veganlik dedigin sey bireysel bir aliskanlik, baskasina empoze edebilecegin bir sey degil.
0
feastofthedamned
(28.05.25)
1 feminazi olmamalı, hatta feminist bile olmasın. Ağır hasarlı çıkıyor kesin. Zor bi geçmişi olmuş. Kim bilir neler yadamış ta bu hale gelmiş diyorum.
2 şunla bunla kesinlikle yapamam diye peşin hüküm koyanlar. Fırsat bile vermeyenler.
3 insanın geçinmeye gönlü olsun. Yoksa onu bunu bahane ediyor.
0
halk
(28.05.25)
bazı konularda evet. kolay sinirlenmesin, yüzü sirke satmasın. gülmek daha kolay ve doğal olsun. dil bilmeyen biriyle de yapamam.

farklı olduğu konular hobileri olabilir, bu da çeşitlilik katması açısından. ben yan flüt çalarken o da piyano çalıyorsa, mis. yetiştirilme tarzı olarak da çekici gelen konular olabilir. olmayabilir de. duruma göre, kişiye göre değişir.
0
gabe h coud
(28.05.25)
özellikle farklı karakter olmasını tercih ederim -ki genelde hep öyle olmuştur. ancak genelin de belirttiği gibi hayattan beklentileri, politik duruşu çok zıt ise zaten romantik ilişki bir yana arkadaşlık ilişkisi dahi zor.
0
lüzumsuz adam
(28.05.25)
Belirli birkaç şey var. Benden önceki cevaplarda da çoğu sayılmış. Onlar olmadığı sürece farklı olmasında sorun yok. Ortak şeyler de olmalı tabii ama bu kriterlere uygun şekilde zıt şeyler olması da iyidir.
0
nawar
(28.05.25)
eşimle ben farklıyız bayağı bence. aynı kişiyi nerden bulayım, zaten kendime zor katlanıyorum, kendim gibi biriyle yapamazdım ben :)
0
turuncu tonlarda
(28.05.25)
@halk

Merak etme feminist bir insan da zaten seni istemez.

Feminizmin ne olduğunu bilen ya da bilmiyorsa bile öğrenen bir insan feminizm için ' feminazi' ifadesini kullanmaz.
0
🌸rock n roll
(28.05.25)
Sen simdi whopper yrmiyorum mu diyosun, bosa yasiyosun
0
lapaz
(28.05.25)
birebir aynı olmasına gerek yok ama şartlarım var.

-sigara içmeyecek (nefret ederim)
-alkolik olmayacak (ben yılda 3-4 kez içiyorum, her hafta içenle yapamam) (kokusundan hoşlanmıyorum)
-kedileri sevecek ve kedilerle yaşamayı sorun etmeyecek
-vejetaryenliğime saygı gösterecek
-siyasi görüşümüz aynı olacak
-dini inancı olmayacak ya da en azından dinine pek bağlı olmayacak (muhafazakar olmayacak)
-her gün duş alacak, bakımlı ve temiz olacak
-geri kafalı, ataerkil ve cinsiyetçi olmayacak
0
art cat chocolate
(28.05.25)
(15)

Sert film & dizi tavsiyeleri

sekizdokuzon
Karamsar, karakterlerinin sürekli sinandigi ve çoğunlukla yanlış kararlar verdiği, tavizsiz, insanlıktan umudunu kesmiş Allah'ın belası film ve dizi tavsiyelerinize açığım. Doğruyu da göstersin ama kimse doğruyu seçmesin. The White Lotus gibi örneğin.Teşekkürler.
Karamsar, karakterlerinin sürekli sinandigi ve çoğunlukla yanlış kararlar verdiği, tavizsiz, insanlıktan umudunu kesmiş Allah'ın belası film ve dizi tavsiyelerinize açığım. Doğruyu da göstersin ama kimse doğruyu seçmesin. The White Lotus gibi örneğin.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.05.25)
La haine
0
Bruce
(24.05.25)
oz
0
nothing in my way
(24.05.25)
Incendies.
0
anatomik
(25.05.25)
Spartacus

Rome
0
yurtsuz john
(25.05.25)
film: naked, the worst person in the world, transit (petzold), pusher (1996)

dizi de çok vardır illa ki ama ripley aklıma geldi ilk, çok beğenmiştim bu son yapılan siyah beyaz olanı.
0
lüzumsuz adam
(25.05.25)
Tam bu tanıma uyar mı bilmiyorum ama Breaking Bad ve Bette Call Saul bu çerçevede izlenebilecek diziler bence.
0
burka
(25.05.25)
dead man’s shoes
0
phoarbix
(25.05.25)
Natural Born Killers
0
parrot
(25.05.25)
Oslo 31 August. pişman olmazsın
0
ssekk
(25.05.25)
@ssekk: Trier in hastasıyız zaten. Büyük ödülü de almış Cannes'da. Çok severim kendisini.
0
🌸sekizdokuzon
(25.05.25)
true detective
the wire
0
mikahakkinen
(25.05.25)
Sons of Anarchy
başlarda pek akmaz ama bir noktadan sonra yokuş aşağı gider.
0
late viper
(25.05.25)
Mr.Inbetween.
0
sanal hayvan
(25.05.25)
shameless
0
pide
(25.05.25)
requiem for a dream, biutiful
0
the fisherking
(05.06.25)
(3)

Kadıköy - Bira & Yemek Mekanı

mor oje
Kadıköy için yemekleri de düzgün olan bir bar önerisi alabilir miyim? Sadece kızarmış halka soğan, patates olmasın, yemek de olsun mümkünse ama uzun uzun oturup muhabbet edip bira içebilelim istiyoruz. primitif birahane benzeri, moda-kadıköy hattı arasında bir mekan olursa şukela olur
Kadıköy için yemekleri de düzgün olan bir bar önerisi alabilir miyim? Sadece kızarmış halka soğan, patates olmasın, yemek de olsun mümkünse ama uzun uzun oturup muhabbet edip bira içebilelim istiyoruz.

primitif birahane benzeri, moda-kadıköy hattı arasında bir mekan olursa şukela olur
0
mor oje
(15.05.25)
Süreyya Operası'ndan Yoğurtçu Parkı'na inerken, Boden'i deneyebilirsiniz
0
lüzumsuz adam
(15.05.25)
Thales.
0
auroraaurora
(15.05.25)
Boden +1
thales bana kaos geliyor
0
kisa
(15.05.25)
(10)

Şu an ne yapıyorsunuz?

sekizdokuzon
İş çıkışı bir yere oturdum, bira içiyorum. Siz napıyorsunuz?
İş çıkışı bir yere oturdum, bira içiyorum. Siz napıyorsunuz?
0
sekizdokuzon
(11.05.25)
Pazar günü iş mi olur
Yatiyorum
0
tahirkemalbozoglu
(11.05.25)
Sakatlandım yatıyorum. Uyuyup uyanıp TV izliyorum
0
kisa
(11.05.25)
Pazar günü iş mi :(

Bjk maçi var
0
abuzer
(11.05.25)
Hafta içi dinleniyorum, hafta sonu bir gün çalışıyorum. Daha iyi oluyor, yollar boş.

@kisa: çok geçmiş olsun
0
🌸sekizdokuzon
(11.05.25)
Pazar günü sadece bir şey çalışırdı.
En sevmediğim günün bitmesini bekliyorum
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(11.05.25)
Bira +1
0
lüzumsuz adam
(11.05.25)
@8910 teşekkür ederim.
0
kisa
(11.05.25)
@usak: pazar günlerini ben de sevmem. Pazar günü çalışmak o açıdan da iyi oluyor, zaman çabuk geçiyor, daha az bunalıyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(11.05.25)
Trt Spor'da Basketbol Şampiyonlar Ligi finali var. Galtasaray ile Unicaja finalistler. O açık. İnternette öyle takılıyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.05.25)
Ucaktan valiz beklenilen siradayim.
0
sonsuz
(11.05.25)
(7)

karnımdan gitmeyen gaz

duyurukullanıcısı
maalesef çok gaz var, doktora gittim ultrason falan çekildim evet çok gaz var dedi. bir kaç ilaç verdi ama yok gitmedi.yürüyüş vs vs ile de gitmiyor.ne yapmak lazım?
maalesef çok gaz var, doktora gittim ultrason falan çekildim evet çok gaz var dedi. bir kaç ilaç verdi ama yok gitmedi.

yürüyüş vs vs ile de gitmiyor.

ne yapmak lazım?
0
duyurukullanıcısı
(09.05.25)
O ilaçları minimum 6 ay kullanmalısın. Geçmiyorsa tekrar gitmelisin
0
abuzer
(09.05.25)
1 hafta yeşillik kürü iç
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(09.05.25)
Sırt üstü yatıp dizlerinizi karnınıza çekin. Hafif bisiklet pedalı çevirir gibi takılın.
0
lüzumsuz adam
(09.05.25)
Safranda sikinti olabilir ki bunu söylemislerdir eger varsa.

Safra çamuru ve tasi ciddi gaz biriktirir bagirsaklarda.
0
feastofthedamned
(09.05.25)
Yoğurt ve kefir, hem de 3-5 kaşak değil, bardak bardak, kâse kâse.
Günde 1kg civarı yoğurt-kefir tüketin
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.05.25)
Paketli gıdalar,turp,aşırı tüketime bağlı meyve sebzelerdeki pestisit(meyveyi kes bir süre),siyah zeytindeki kullanılan gıda boyası ve gluten hassasiyetine sebep olan yüksek düzeyde tarım ilaçlı pazar ürünü.Asitli içecekler.Bir süre bakliyat tüketmeye çalışın sadece bunu 1 ay yapın sizin gluten sorunu baya ilerlemiş olabilir
0
smokee
(10.05.25)
Özellikle söylenenlerin yanında acı biber falan da yemeyin. Anlık çözüm için mesanenizin, barsaklarınızın olduğu yere denk gelecek şekilde sert yastık koyup yüzükoyun yatın. Barsaklardaki baskıyla gaz çıkacaktır.
0
Unde bach canim
(11.05.25)
(6)

the sopranos dizisini izleyenler (spoiler içerir )

pembediken
Bu dizinin puanı yüksek ve burada da daha çok olumlu yorumlar almış. Şimdi 3. sezondayim.Dizide şiddet, aldatma, cinayet normal karşılanıyor.baş karakter göz koyduğu bütün kadınları elde ediyor. Yani çok fazla olumsuz şeyler var. Nasıl bu kadar beğenilen bir dizi olmuş?
Bu dizinin puanı yüksek ve burada da daha çok olumlu yorumlar almış. Şimdi 3. sezondayim.Dizide şiddet, aldatma, cinayet normal karşılanıyor.baş karakter göz koyduğu bütün kadınları elde ediyor. Yani çok fazla olumsuz şeyler var. Nasıl bu kadar beğenilen bir dizi olmuş?
0
pembediken
(08.05.25)
bir mafya babasının yaptığı şeyleri olumlayan yok ki. genelde dizinin gerçeğe yakınlığı beğenilir.
0
mikahakkinen
(08.05.25)
Yapım çok iyi, oyunculuklar da aynı şekilde. Dizi değil de çok uzun bir film gibi gelmiştir hep bana.
0
lüzumsuz adam
(08.05.25)
Beğenilen şey dizideki karakterlerin tercihleri değil, gerçeğe uygunluğu.

Mesleğim gereği şimdi olmasa da bir zamanlar sıkı kabadayılık yapmış, mafya denebilecek insanlarla tanıştım, oturdum, kalktım, bolca sohbet ettim ve iş yaptım. Şunu diyebilirim: Dizinin gerçeklik seviyesi inanılmaz. Elbette abartılan hususlar vardır ama dizi değil, belgesel gibi izledim.

Üniversitede okurken izleseydim, olur mu böyle şey ne saçma dizi bir halta benzemiyor derdim. Mesleği bir süre yapıp tecrübe kazandıktan sonra izlediğim için çok şanslıyım, erken izleseymişim yazık edermişim diziye.

ABD'de İtalyan göçmeni mafyayla ülkemizdeki Tuncelili Alevi ya da Kayserili ülkücü mafyaların benzer hatta neredeyse aynı yönlerinin fazlalığına inanmak mümkün değil. Başkası anlatsa inanmazdım ama gerçeğini görünce insan gerçekten hayret ediyor.

Benim gördüğüm tipler de tıpkı Tony Soprano gibi pahalı ve aşırı zevksiz kıyafetler giyiyorlar. Her zaman aşırı sinirli ve beklenmeyecek bir olay nedeniyle kafa göz giriyorlar kavgaya. En yakınlarındaki adamların ağzını burnunu kırmakta en ufak sakınca görmüyorlar. Çok çakal, yalancı ve adiler. Verdikleri sözün hiçbir değeri yok. Ne dostlukları ne de düşmanlıkları istenir, en güzeli hiç tanışmamaktır. Kadına gerek psikolojik gerekse fiziksel şiddet konusunda insanın en kötü kabusundan bile beter şekilde ne kadar ileri gideceklerini hayal etmek dahi güç.

Spoiler vermek istemem ama dizideki karakterlerin sanırım tümü beş para etmezler ama dizi gerçeğe uygunluğu ve büyük oyuncu performansları nedeniyle çok iyi. Hatta muhtemelen en iyi dizi.
0
10551037
(09.05.25)
bu tarz dizilerde genellikle kötü adamın bile iyi yönü olduğu vesaire gösterilmeye çalışılıyor daima, ya da kötü adam sadece kötü olarak gösteriliyor.
Sopranosta da ise bu tarz işlere girişmiş insanlar iyi ya da kötü olarak gösterilmeye çalışmamış, tüm iyilikler ya da kötülükler bence sadece empati yoksunluğu ile karışık çevre baskısı ile gerçekleşiyor.

ayrıca senin çevrende olmayabilir ama sadece paraya ve güce tapan, empatiden yoksun kadınlar ve erkekler vardır. bu tarz bir çevrede güçlü olan karakterin bu çevredeki diğer karakterlere istediğini yaptırması o yüzden son derece normal.
0
denizgonen
(09.05.25)
soprano tas firin erkek ve bu erkekleri seven kadin dizisidir. kadin haklari, lgbt, vegan vs.. hassas bir sjw iseniz sevmemeniz normal.
0
buenosdias
(09.05.25)
Terapistle görüşme sahneleri ilginç. Evet oyunculuklar iyi. Tony İbrahim Tatlıssesi hatırlattı
0
🌸pembediken
(09.05.25)
(13)

İyi ya da kötü hissetmek için yaptığınız şeyler işe yarıyor mu?

sekizdokuzon
Egzersiz yaparsan iyi hissedersin, başkası hakkında ileri geri konuşursan kötü hissedersin gibi insanı gerçekten iyi ya da kötü hissettiren şeyler sizi çat diye iyi ya da kötü hissettiriyor mu? Bende direkt etki yapıyor. Bir de her seferinde iyi hissettiren rutinlerinleriniz var mı? Buna da kendim i
Egzersiz yaparsan iyi hissedersin, başkası hakkında ileri geri konuşursan kötü hissedersin gibi insanı gerçekten iyi ya da kötü hissettiren şeyler sizi çat diye iyi ya da kötü hissettiriyor mu?

Bende direkt etki yapıyor.

Bir de her seferinde iyi hissettiren rutinlerinleriniz var mı? Buna da kendim için üst üste film izlemeyi örnek verebilirim. 20 yıldır sekmedi.

Ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler şeklinde bir duyuru oldu.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.04.25)
Denize karşı 20 dakika kadar oturup bi kaç sigara içmek beni hep rahatlatmıştır.
0
antihero
(29.04.25)
Kedimin yanağından bir makas alıyorum dünyalar benim oluyor.
0
peki madem
(29.04.25)
Sabah kalktığımda komik bir şeyler açmak, hemen harekete geçmek de çok işe yarıyor. Olmadı burada her seferinde modumuzu yükselten şeyleri sıralayalım. Kötü hissettikce gelir okuruz.
0
🌸sekizdokuzon
(29.04.25)
Duyurularımı belli başlı parazitler dadanmadikca silmiyorum. Onlar da uzun zamandır dadanmiyor. Silmem yani :)
0
🌸sekizdokuzon
(29.04.25)
Stabil bir modum var çok yükselip alçalmıyor. Mod yükseltmek için de bi şey yapmıyorum özel olarak. Spor yapmak kesinlikle iyi hissettirmiyor ondan eminim. Keyif alarak yapmıyorum yani bitince bitti diye mutlu oluyorum. Başkası hakkında ileri geri konuşmanın kötü hissettirdiğini de hiç duymamıştım/düşünmüyorum.

Yani keyif aldığım şeyleri yapıyorum mutlu olmak için de bunu "Hmm modum düşük, şunu yapayım da modum yükselsin" diye düşünüp yapmıyorum.

Ha bak aklıma bi şey geldi. İnsanlarla tartışmayı (argüman olarak) seviyorum. Bazen canım sıkkınken ekşide falan takık olduğum bi şeyi savunan insanlara dm atıp laf atıyorum sjdsjd mesela f klavye öven ekibe uyuzum, onları darlıyorum. Biraz atışmak ve argüman sunmak hoşuma gidiyor.
0
nundu
(29.04.25)
Dozunu kaçırmadığım müddetçe alkol modumu yükseltir.
Uzun uzun denizde yüzmek mutlu eder.
Bu ikisi dışında çok büyük olumlu etkisi olmuyor yapmaktan hoşlandığım şeylerin.
0
auroraaurora
(29.04.25)
duş alıp temiz giyinmek, yeni kitaba başlamak, alışveriş, dışarı çıkıp kahve içmek
0
deartheodosia
(29.04.25)
1 kesinlikle yalnız olmak, dış gürültüye kapalı, mümkünse loş değilse bütün perdeler kapalı ortam, bir kadeh içki, duş alıp bakım yapmak, şarkı söylemek, dans etmek, günlerce ertelediğim 2-3 dakikalık işleri yapmak modumu çok yükseltiyor kendime veya çevreme bakmak iyi. kalabalıktan uzak kalmam gerektiği için sporu katamıyorum. mini dizi bitirmek de tatmin edici
0
ala09
(29.04.25)
O gün minicik de olsa yeni bir şey öğrendiysem, kendim için bir şeyler okuyup izleyebildiysem iyi hissediyorum.
0
kullanicadi
(29.04.25)
"İyi ya da kötü hissetmek için" yapmıyorum ama spora gittiğim günler, ağırlık kaldırdıktan, sonra kardiyo yaptıktan sonra eve gelip duş alıp yattığımda çok rahatlamış ve iyi hissediyorum. spor yapmayıp sadece yürüyüş yapsam da iyi hissettiriyor.
0
tabudeviren
(30.04.25)
Banyoda takilmak
Wc de takilmak
Denizi gormek
Hafif yemek
Cikarsiz arkadas bulup konusmak
İstiklal caddesinde yurumek
İbadet etmek
Youtube dan pozitif seyler izlemek
Yabanci dil calisip ilerledigini gormek
0
Zetnikov
(30.04.25)
Sahilde kulaklik takip yürüyüş yapmak, açken güzel bir yemek yemek, sevdiğim insanlarla iki lafın belini kırmak, düzenli bir şey yapabilmek ( çok nadiren yapabildiğim icin), spor yapmak, tüm vücudumu kuru fırçalayıp nemlendirmek, spontane alisveris, öğrenmeyi planladığım bir şeyi öğrenmek
0
yuvarlanantencereninkapagi
(30.04.25)
metal müzik
one piece izlemek/okumak
tükenene kadar fiziksel efor sarf etmek
0
lüzumsuz adam
(30.04.25)
(15)

Tek Bir İnsanın Doğaya Yapabileceği En Büyük Fayda Ne Olabilir?

burka
MerhabaJadav Payeng gibi insanları tanıyınca (adam bir başına koca orman oluşturmuş Hindistan'da) ben de bu soruyum merak eder oldum. İnsanlık olarak sürekli tüketip duruyoruz ancak harcadıklarımıza karşılık doğanın kendini geri toparlaması çok zaman alıyor, bazen mümkün de olmuyor. Peki tek bir ins
Merhaba

Jadav Payeng gibi insanları tanıyınca (adam bir başına koca orman oluşturmuş Hindistan'da) ben de bu soruyum merak eder oldum. İnsanlık olarak sürekli tüketip duruyoruz ancak harcadıklarımıza karşılık doğanın kendini geri toparlaması çok zaman alıyor, bazen mümkün de olmuyor. Peki tek bir insan olarak doğaya en büyük katkıyı nasıl verebiliriz? Ömrümüz boyunca ne yaparsak gerçek anlamda bir fark yaratacak etkiyi yaratabiliriz?
0
burka
(28.04.25)
Ağaç dikerek. En güzel, en basit, en pratik yoludur.
Bilgi desteği için daima hazırım.

Daha büyük bir şey yapmak istersen @kurcalamabozarsın'ın yolundan gidip, ekşi sözlük ve ekşi duyuru hatıra ormanı 2'yi kurmak için öncülük edersin.
0
Mirket
(28.04.25)
güzel ve zor sorular. oturup düşündüm.

galiba dünyayı kirletmeyerek. faydamız yoksa zararımız da olmasın hesabı.
0
yurtsuz john
(28.04.25)
Ağaçlar orman gözümüze hoş geliyor, duygusal bir bağ da hissediyoruz fakat o kadar da fark yaratan bir eylem değil mlsf

Bununla ilgili bir makale vardı
0
grimavi
(28.04.25)
Vegan ol. Bir de ihtiyacın yoksa hiçbir şey satın alma.
0
rock n roll
(28.04.25)
Mirket +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.04.25)
cevabi zaten soruda vermissin. orman olusturmus adam, daha otesi var mi?
0
Sour
(28.04.25)
Grimavi+1

Deniz suyunu içme suyuna dönüştürmenin ekonomik bir yolunu bulan kişi güzel bir fark yaratır.
0
antihero
(29.04.25)
Ölmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.04.25)
@Mirket
Teşekkürler, size ulaşacağım. İnsanlarla uğraşmak, örgütlemek istemiyorum. Daha büyük şeyler yapmak için toplu hareket etmek bana göre değil pek.

@grimavi
Ben de bunu merak ediyorum aslında. İnsan olarak kara canlısıyız biz ve doğaya katkı diyince ağaç dikmeyi anlıyoruz. Öte yandan gezegenin büyük bölümü sularla kaplı. Doğal dengeyi tam olarak anladığımızdan pek emin değilim.

@rock n roll
Vegan olmak istemiyorum ve zaten oldukça az tüketmeye çalışıyorum. Benim sorduğum doğayı zararı azaltmanın da ötesinde ona doğaya kendisini yenileyecek ne yapabileceğimizdi.

@sour
Orman oluşturmuş evet, bunu zaten biliyoruz. Benim merak ettiğim başka nelerin yapılabileceği ve bilebileceğimiz en doğrusuydu. Mesela ağaç dikip orman yarattık ama belki de bunun alternatif bir zararı oldu. İdeal bir şey değildi bu, ne bileyim işte..?

@antihero
Bunun ne faydası var? Tatlı su kaynaklarını alternatif yaratmak adına mı?

@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Çok saçma. Tek bir kişi bile bu kadar büyük fark yaratabilmişken amacı doğal dengeye fayda sağlamak olan birinin ölmesi çok yazık olurdu. Ama "Zarar verenleri öldürmek" dersen bu anlaşılabilirdi.
0
🌸burka
(29.04.25)
@burka araştırmalar, 2032 yılına kadar dünya nüfusunun yarısından fazlasının su anlamında kıtlık ile karşı karşıya kalınacağını gösteriyor. Bir yandan da su kullanımı büyük ölçüde azaltılmadığı takdirde 2040 yılına kadar şiddetli su yokluğu ile oluşacağı tahmin ediliyor.
0
antihero
(29.04.25)
@antihero
Ne yapıcaz olarak peki küresel insanlık olarak?
0
🌸burka
(29.04.25)
@burka, anladim, en buyuk katki dediginiz icin "en" kismina odaklanmistim. orman yaratmaktan daha eni yoktur herhalde dedim. bunun bir zarari olur mu bilmek icin modelleme yapmaktan baska sans yok. eger ilgini cekerse cin genisleyen colu (durdurmak icin) ormana cevirmisti. su an bulamadim ama tek tip agac dikildiginden veya sayili tipte agac dikildiginden ekosisteme zararli oldugu konusunda elestirilmisti. tabi su anlik bir problem yok. 1970'lerin sonunda baslamis bir proje. yani 50 yil oldu. peki bireysel olan kismi nerede? gerci tam olarak gonullu olmasa da 11 yasini gecmis herkes agac dikmek zorunda (tabii subvanse ediliyor). video burada, belki isine yarar: www.youtube.com (ingilizce).

edit: videoyu tekrar izleyince gordum ki bahsettigim video bu. 7. dakikadan sonra elestiriyorlar. tektip agac dikilmesi, ekolojik cesitliligi olduruyor, ayni zamanda epidemik icin kirilgan bir ortam yaratiyor, yani agac agac zarar gordugunde digerleri de goruyor cunku ayni cins. dunya bankasi kaliteye odaklan, sayiya degil diye uyarmis cin'i. ikinci kritik de su, bu ormanlastirma havanin serbest dolasimini engelliyor, agaclar bunu engelliyor, bu da hava kirliligine neden oluyor, yani beklenenin tam tersi oluyor. fakat bu bulgular tam olarak kesinlesmis degil.
0
Sour
(29.04.25)
@burka şimdilik su kullanımında dikkatli olucaz fakat bireysel çaba yüzdelik dilimlilere etki etmiyor gibi bi şey.

Dünya nüfusunun azalması lazım bence, meteor olur, savaş olur, virüs olur :/
0
antihero
(30.04.25)
en büyük faydayı insanlık olarak komple yok olursak sağlarız. insanlık hakimiyeti devam ettiği müddetçe zarar devam edecek, kendimizi kandırmamızın alemi yok.
0
lüzumsuz adam
(30.04.25)
@sour
Teşekkürler. Monokültür (tektip) ağaçlandırmanı benim de aklımı kurcalıyordu çünkü mucize bir ağaç bile olsa, faydaları sayısız da olsa gene de doğal denge sandığımızdan çok daha komplike bir yapı. Ağaçlandırmak faydalı olabilir ama bunun iyi de planlanması lazım galiba. Sadece ağacın ekimi değil o bölgenin habitatına uygun seçimler yapılıp çoklu kültürü kendi başına gelişecek şekilde tetiklemek gerekli. Bu Çin'in de işleri işte... Adamların bir şey yaparken anladığı sayısal değerler hep...

@antihero
Su çok önemli görünüyor ama dünya insan popülasyonu cidden kaynakları kemiren bir virüs gibi sahiden de. Matrix'de Ajan Smith doğru söylüyor.

@lüzumsuz adam
Aynı kanıdayım. İnsan türü gezegenin doğal dengesinin üzerinde bir güce sahip oldu. Bizim yokolmamız ile ancak düzelir bu.
0
🌸burka
(01.05.25)
(9)

İki kız avrupa tatili için nereleri tavsiye edersiniz?

queen bee
Amaç daha çok gezmek görmek, deniz tatili olmasa da olur.Ama güvenli ve sıkıntı yaşamayacağımız lokasyonlar?
Amaç daha çok gezmek görmek, deniz tatili olmasa da olur.

Ama güvenli ve sıkıntı yaşamayacağımız lokasyonlar?
0
queen bee
(28.04.25)
barcelona
0
gabe h coud
(28.04.25)
gitmediyseniz eğer viyana, roma, londra.
0
orient blue
(28.04.25)
prag ve krakow da güzel bir seçenek olabilir.
0
lüzumsuz adam
(28.04.25)
Benelux-paris
0
kullanicadi
(28.04.25)
viyana budapeşte prag

paris amsterdam

isviçre italya

hepsi güzel yerler.
0
jelly bear
(28.04.25)
Ne kadar kalacaksınız?

4-5 gün -> Viyana (anca yetiyor)
1-1,5 hafta -> Yukarıdakine ilaveten bilimum Avusturya köyleri (Hallstat ve onun kuzeyindeki diğer göllerin çevresindeki minik köyler)
2 hafta -> Yukarıdakilere ilaveten Prag (yakın zaten trenle 3-4 saat ve ucuz)

Daha fazla vaktiniz varsa Budapeşte ve/veya Dresden'i de bu rotaya ekleyebilirsiniz.
0
himmet dayi
(28.04.25)
iki kadin icin avrupa'daki her yer gayet güvenli
0
sonsuz
(28.04.25)
amsterdam prag. avusturya isviçre sıkar.
0
mikahakkinen
(28.04.25)
gidebiliyorsanız birleşik krallık. londradan bir başlayın edinburgha kadar. trenle geze geze gidersiniz.

iskoçyada benim yerime birer kadeh viski için.
0
yurtsuz john
(28.04.25)
(11)

Büyük şehirlerde yaşayan dar gelirlileri anlatan filmler

sekizdokuzon
arıyorum. İzleyip beğendiğiniz filmleri tavsiye eder misiniz? Teşekkürler.
arıyorum. İzleyip beğendiğiniz filmleri tavsiye eder misiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(26.04.25)
züğürt ağa, büyük şehire gelip ayak uyduramayan köy ağasının hikayesi www.youtube.com

bir avuç cennet www.youtube.com
0
exlibris
(26.04.25)
Bir avuç cennet demeye gelmiştim.
0
Mirket
(26.04.25)
ken loach geldi aklıma
0
yurtsuz john
(27.04.25)
Yerli olarak

Taşı toprağı altın şehir

Yusuf ile kenan

Yabancı

Tanrı kent

aslında eski türk filmlerinin çoğu benzer konuları işliyor yoksulun kira derdi geçim sıkıntısı büyük şehir içinde kayboluşu yeşilçam da gayet inanilmaz gerçekçilikle anlatilabilmis insan izledikçe fark ediyor ki o günden bu güne hiçbir şey değişmemiş memlekette
0
apocalipy
(27.04.25)
ya ben bu filmlerde anlatılan fakirliği bizim fakirlikle aynı göremiyorum bunlar köyden geliyor biz buralıyız ama köylü ya da mahalle çocuğu değiliz. Genç kadın dramı da yok varsa yoksa anne veya baba veya göçmen çocuk
0
ala09
(27.04.25)
Yani ben de öyle çok büyük bir kapitalizm eleştirisi görmek yerine "Bunlar da insan, gayet de yaşıyorlar" tarzı filmleri tercih ediyorum. İçinde böyle yaralının yaralıya destek olduğu ufak romantizm ayrıntıları olsa fena olmaz mesela.
0
🌸sekizdokuzon
(27.04.25)
Aki Kaurismaki tarzı, you know what I mean
0
🌸sekizdokuzon
(27.04.25)
panic in the needle park
0
lüzumsuz adam
(27.04.25)
ciplak vatandas
0
cooperr
(27.04.25)
shoplifters (2018)
0
phoarbix
(27.04.25)
biutiful
0
nothing in my way
(27.04.25)
(11)

Başka yerlere götüren şarkılar

mutekebbir
"En hazin şarkı" sorusunu görünce aklıma geldi. Dinlediğinizde sizi alıp bambaşka yerlere götüren şarkılar hangileri ya da hangisi?İlla aynı zamana götürmesi de şart değil ama ne bileyim böyle duyunca çok etkilendiğiniz ve bulunduğunuz ortamdan koptuğunuz?Benim mesela;Mor ve Ötesi - CambazO giriş an
"En hazin şarkı" sorusunu görünce aklıma geldi.

Dinlediğinizde sizi alıp bambaşka yerlere götüren şarkılar hangileri ya da hangisi?
İlla aynı zamana götürmesi de şart değil ama ne bileyim böyle duyunca çok etkilendiğiniz ve bulunduğunuz ortamdan koptuğunuz?

Benim mesela;
Mor ve Ötesi - Cambaz
O giriş anını duyduğum an yaşadığım en iyi döneme gidiyorum kafa olarak.
Spesifik olarak bir an yok ama kendimi çok mutlu ve iyi hissettiğim muhtemelen o zamanlar bunun farkında bile olmadığım güzel bir dönemi yaşıyorum şarkı sonuna kadar. Ruhen orada oluyorum çok garip değil mi :D
0
mutekebbir
(21.04.25)
Bruce
(21.04.25)
deckard
(22.04.25)
youtu.be

Alıp götüren şarkılar ifadesi çok cringey değil mi bu arada ya :)
0
synesthesia
(22.04.25)
@synesthesia; kesinlikle öyle ama ilk aklıma geleni yazdım işte, olabildiğince az düşündüğüm bir dönemdeyim :D
0
🌸mutekebbir
(22.04.25)
Black sabbath - planet caravan

Bu şarkıdaki yükselme hissini seviyorum, yazın gece balkonda ya da dışarıda yıldızları izlerken dinlemek favorim
0
grimavi
(22.04.25)
kesinlikle bu;

www.youtube.com
0
ending credits
(22.04.25)
-ölürsem yazıktır sana kanmadan

-losing my religion
0
yurtsuz john
(22.04.25)
And I Love Her - Beatles

California Dreamin - The Mamas & the Papas
0
Kediyi üzdün
(22.04.25)
morcheeba - enjoy the ride
0
lüzumsuz adam
(22.04.25)
lüzumsuz adam yazınca aklıma geldi

morcheeba - Otherwise
0
Kediyi üzdün
(22.04.25)
www.youtube.com - 2003'te Eurovision zamanına gidiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam Eurovision için çıkan kasetin içinde bu şarkı da vardı. Everyway That I Can'in İngilizcesi, Türkçesi ve bu şarkı. Niye bu şarkı bilmiyorum. 4. kattaki evimizin balkonunda dinlerdim. Tam olarak oraya götürüyor beni. 13 yaşıma..

www.youtube.com - Bu şarkı da beni 99 yılına götürüyor. Depremin olduğu yıl çok çıkardı Kral Tv'de. Ruhsar dizisini çok severim o yıllar da çok heyecanla beklerdim. Daha 10 yaşındayım. Çok güzel yıllardı. Çok özlüyorum.
0
matilda
(22.04.25)
(28)

Özendiğiniz meslekler

kizil karga
Keşke yapsaydım dediğiniz özendiğiniz meslekler neler?
Keşke yapsaydım dediğiniz özendiğiniz meslekler neler?
0
kizil karga
(06.04.25)
Uçak park ettirme mesleğinin (Marshalling) hayranıyım bir çift çubuk alıp sabah akşam uçak park ettirmek isterdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.04.25)
Çiftçilik ve hayvancılık.
0
Amaranta ursula
(06.04.25)
Tıp, mimarlık, bir de ziraat mühendisliğinin orman bitkileri bölümü.
0
Mirket
(06.04.25)
Savaş pilotluğu
0
gilbeys
(06.04.25)
Kütüphanecilik. Zamanında okulun karşısındaki kütüphanede çok takılırdım ders çalışırdım. Oradaki teyze idolümdü, kitap alanları sisteme kaydederdi iki dk da bilgisayara ve kitabına devam ederdi. Bütün gün kitap okurdu, elimde her gördüğü kitaba yorum yapardı ve onu bitirince şunu da oku derdi. Ayrıca kütüphanenin içi mis gibi kağıt kokuyordu o kokuya ayrıca hastayım.

Bir diğeri eczacılık. Esnaf gibi takılırdım, sürekli de başında durmazdım
0
kullanicadi
(06.04.25)
gitarist
baterist
savaş uçağı pilotu
özel jet satıcısı
0
jelly bear
(06.04.25)
Doktorluk tabi. Ucakta biri fenalasti gecen, doktorun biri aninda mudahale etti, basit bir tansiyon olayi ama biz fanilerin bu durumda eli ayagi dolasip, panik oluyoruz. Doktorsa bu durumlarda ne yapilacagini biliyor, guven veriyor, karsi tarafa bir faydasi dokunuyor. Hem maddi hem manevi olarak tatmin edici bir meslek. Bense gunun sonunda x sirketine nasil daha fazla para kazandiririm diye calisiyorum.
0
tantamount_to_equivalent
(06.04.25)
Yapsaydim diye degil ama ozendigim savas pilotlugu, benden once baskalarinin da aklina gelmis zaten. Cok havali bence.
Yapsaydim diyecegim sey de ressamlik...
0
sey mi dostum
(06.04.25)
Bir spor hocası, öğreticilik.
0
olaylar olaylar
(07.04.25)
avukati ben olaydim dedigim cok oluyor. coolluktan degil ihtiyactan hukukcu
0
ala09
(07.04.25)
Yani düşününce aslında mesleğimi seviyorum ama sonuçta kapitalizm uğruna takılıyorum. Bu noktada bir tık insan hayatına daha çok katkisi olan bir meslek yapmak isterdim;
Misal doktorluk mesleğini böyle buluyorum. Onun dışında askeriyeyi böyle buluyorum (dünyadaki en zor iş bence). Onun dışında kar amacı gütmeyen bir kurumda bilim/mühendislik olurdu (misal nasa, misal Fransa'da cea var onun gibi).
Bir de bir şey öğretmek isterdim. Açıkçası üniversitede öğrenci asistanlık yaparken quiz, sinav öncesi ders falan yaptım. Çok hoşuma gitmisti insanlara bir şey öğretmek. Bunu aslında birkaç seneye yapma planim var şirket içi (misal şirket içi denetleme grubuna girip emea bölgesindeki yerleri denetleyip doğru processleri öğretmek vs).

Ama dönüp dolaşıp hep asker ve doktora gidiyorum. Galiba temelde ölüm ile hayat kısmını en çok belli eden iki meslek bunlar.
0
logisticsmanager
(07.04.25)
AVM'de çocuk treni makinistliği
0
amortisman
(07.04.25)
4 büyük japon motosiklet üreticilerinden birinin fabrika test sürücüsü olmak isterdim.
0
mirty
(07.04.25)
yok. ama 1 gün denemek istediğim meslekler var. şu çok büyük makinelerle konteynırları gemilerden limana yükleyenler gibi.
0
ya ben lan neyse
(07.04.25)
öğretmenlik. aileden sağlam bir gelirim olsa yapmak isterdim. bir beyaz yakalı köle olarak yaz tatili, ara tatili, kar tatili fena özendiriyor ama parası az tabi.

3. kalecilik. baskı yok, stres yok. iyi bir takımdaysan maaşı da dolgun. antrenmana çık al maaşını keyifli.

yorumculuk. spor yorumculuğu olur, survivor panorama yorumculuğu olur. ekrana çıkıp bir konu hakkında görüşlerini anlatmak çok tatmin edici geliyor. ün de katıyor.
0
semaforo de medianoche
(07.04.25)
NASA’da çalışan önemli bir bilim insanı olmak isterdim. Pilot olmayı da çok isterdim. Başarılı ve ünlü bir ressam olmak da hayalimdi. Yine de, şu anki mesleğimi çok seviyorum. Grafik tasarımcıyım ve bu da hayalimdeki mesleklerden biri.
0
art cat chocolate
(07.04.25)
doktor olmak isterdim. ve bu sonradan olusan bir istek oss'ye girerken hic istemiyordum.

daha fantastik olabiliyorsa formula 1 pilotu olmayi isterdim.
0
antikadimag
(07.04.25)
beden eğitin öğretmenliği akşama kadar eşofmanla gez toz.
0
mikahakkinen
(07.04.25)
Üst seviye basketbolculara, kısa veya uzun mesafe atletlere imreniyorum.
0
kumandanim
(07.04.25)
sahada çalışan, yeni türleri keşfeden bir biyolog

kısa mesafe koşucusu
0
lüzumsuz adam
(07.04.25)
tahtakele dözvicisi, toptancılık, büyük hurdacılık, hayvan alıp satımcılığı, galericilik büyük icra bürosu, simsarlık gibi tomar tomar parayla iş yapan insanları kıskanıyorum. adamlar poşet poşet parayla iş yapıyorlar. öğlenleri bir tepsiye et sebze dizip fırına gönderip 5-10 pideyle çalışanlar ve komşu esnafla yemek yemek. haftada 1-2 kere pavyona gidip para ezmek. zırt pırt araba değiştirmek,
0
ground
(07.04.25)
özgür bir ülkede savcı olmak ya da adli bilimci olmak...
0
suyin
(07.04.25)
Uzay mikrobiyoloğu ya da astrofizikçi ya da oşinografiyle ilgili bir alan
0
beetlejuice
(07.04.25)
Bol miktarda şiddet ve erotizm içeren düşük bütçeli-B sınıfı film oyunculuğu
0
yurtsuz john
(07.04.25)
Kuyumcu olmak isterdim. Net.
0
drako
(07.04.25)
late viper
(07.04.25)
Beş yıldızlı her şey dahil denize sıfır üst düzey lüks bir otelde yöneticilik hadi yöneticilik olmasa da animatör şefi. Tüm gün çat pat Rusça Almanca Türkçe karışık konuşmak
0
Hallegadola
(07.04.25)
klasik; cerrah, pilot,
ama ben de su var mesela celal sengoru izliyorum, istahli istahli birseyler anlatiyor, jeofizikci olmak istiyorum.
Baklava ustasi cikiyor, baklava yapmak istiyorum.
0
Coma
(07.04.25)
(23)

Yalnız insanları anlatan filmler?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Kadın olur, erkek olur ya da bir grup olur hiç fark etmez, var mıdır yalnızlık temalı çok iyi film önerileriniz? İlla romantik bir yalnızlık değil bahsettiğim, varoluşçu ya da izolasyon temalı yalnızlık da olur. Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
Merhaba arkadaşlar,

Kadın olur, erkek olur ya da bir grup olur hiç fark etmez, var mıdır yalnızlık temalı çok iyi film önerileriniz? İlla romantik bir yalnızlık değil bahsettiğim, varoluşçu ya da izolasyon temalı yalnızlık da olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(23.03.25)
Hanim. yildiz kenter'in filmi.

a coffee in berlin. comedy ve yabancilasma.
0
sonsuz
(23.03.25)
@sonsuz, Hanım'ı izlemiştim çok da sevdiğim bir film.
0
🌸Amaranta ursula
(23.03.25)
İcimdeki deniz
0
duster
(23.03.25)
inside llewyn davis
her
0
brakgn
(23.03.25)
merhaba. yeraltı filminde engin günaydın'ın karakteri yalnızdı. dost, arkadaş, aile yok, sıfır.
uzak yalnız bir adamın hikayesiydi. hanım filmini izlediyseniz muhtemelen zaten bu ikisini izlemişinizdir.

"You won't be alone" bu filmi ıskaladıysanız izleyin.
0
libertine
(23.03.25)
@duster ve brakgn,
İçimdeki deniz, her ve inside llewyn davis2i de izlemiştim.

@libertine,
Yeraltı benim de listemdeydi bakacağım ona.
You won't be alone (2022) yapımı olansa tek başıma korku filmi izleyemiyorum:/
0
🌸Amaranta ursula
(23.03.25)
perfect days
0
hrskrs
(23.03.25)
Survival filmleri boyle genelde:
Cast away
Into the wild
Buried
Gravity
Moon
I am legend
All is lost
Life of Pi
127 hours
The Road
Oxygen
The Shallows

Ve benzerleri..

Daha degisik olanlardan:
The Lighthouse
Passengers
10 Cloverfield Lane
The Lobster
Her
Manchester by the sea
Lost in Translation
Melancholia
0
ermanen
(23.03.25)
Bence aradığın bu

www.imdb.com
0
Mirket
(23.03.25)
He Was A Quiet Man.

Ezik bir karakter var başrolde.
0
put it in your appropriate place
(23.03.25)
Belgesel:

The Age of Loneliness
100 días de soledad
0
ermanen
(23.03.25)
Manchester by the sea +1

Çok ağır bi film. Yalnızlıktan ziyade koyu bir depresyonu anlatıyor ama bir yerden sonra karakter ciddi yalnız kalıyor.
0
substituent
(23.03.25)
(bkz: frank)

www.imdb.com

şimdiden rica ederim.
0
tepedeki psychedelic adam
(23.03.25)
grimavi
(23.03.25)
Arkadaşlar çok teşekkürler lakin yazılanların neredeyse hepsini izledim. @Tepedeki ve @grimavi'nin önerdiği gibi daha kıyıda köşede kalmış iyi işleri merak etmiştim.
0
🌸Amaranta ursula
(23.03.25)
Nomadland
0
vedatchilipeppers
(23.03.25)
chungkin express
lars and the real girl
punch drunk love
enemy
a ghost story
the station agent
moon
a single man

aklıma gelen, görece daha az popüler filmler.
0
sir gawain
(23.03.25)
A Ghost Story
0
respect
(24.03.25)
oslo 31 agust
0
kafadanbacakli
(24.03.25)
Ali'nin sekiz günü
Yazgı
0
ruhlardan esinlenen karga
(24.03.25)
çok güzel filmler önerilmiş.

naked (1993) geldi benim de aklıma.
0
lüzumsuz adam
(24.03.25)
sonbahar
0
buenosdias
(24.03.25)
station agent
good bye solo
0
biseysorcaktim
(24.03.25)
(10)

Antrenmanda en çok

Bir ben var benden şurada
Ne çalışmaktan zevk alıyorsunuz keşke her gün bunu yapsam dediğiniz ne var?
Ne çalışmaktan zevk alıyorsunuz keşke her gün bunu yapsam dediğiniz ne var?
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
Dönem dönem değişiyor göğüs (itiş) çalışmayı çok sevdiğim zaman da oldu sırt (çekiş) çalışmayı çok sevdiğim zaman da oldu, şu an bacak çalışmayı çok seviyorum, her gün yapayım demiyorum ama o dönem hangisini en çok seviyorsam pazartesi gününe onu çekiyorum ama en sevmediğim net kol çalışmak faydası yok sıkıcı boşa zaman kaybı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
sırt ve bacak çalışmayı seviyorum
0
ala09
(12.03.25)
Sırt>>>göğüs>biceps=triceps>bacak>>>omuz>karın

Bacakta makinede oturarak curl yapmayı ya da daha sakin hareketler yapmayı seviyorum ama hoplamalı zıplamalı nabız yükselten hareketler hoşuma gitmiyor. Yani yapıyorum tabii ama söylene söylene yapıyorum.

Çekiş favori günüm olduğu için cumaya koyuyorum ben de. Cuma spora gitmeye en üşendiğim gün (salı-perş-cuma gidiyorum). En az üşeneceğimi koyuyorum oraya.
0
nundu
(12.03.25)
En sevmediğim şey kol. En son ne zaman curl yaptım triceps yaptım bilmiyorum.

En sevdiğim squat. Ikincisi low rep high weight deadlift (bunun tam tersinin Allah belasını versin).
Onun dışında yüksek ağırlık yüksek tekrar kb swing ve yüksek ağırlık uzun süre carry (suitcase carry, farmers carry vs).

Özel olarak çalışmayı sevdiğim bir bölge yok.
0
logisticsmanager
(12.03.25)
Sanırım omuz çalışmayı seviyorum ama antrenman sonrasında endorfini en çok yükselten bacak oluyor bende, sırt çalıştığımda 2 gün sırt ağrısı yaşadığımdan pek favorim değil, biceps şu sıralar en sevmediğim angarya gibi gelen bölge bayadır yapmıyorum zaten, göğüsü içinde bench press olduğu için biraz severim.
0
blue rebel motorcycle club
(12.03.25)
En sevdiğim leg press
Nefret ettiğim de lunge
0
Mirket
(13.03.25)
Face pull
0
isiaha
(13.03.25)
bacak ve core
0
lüzumsuz adam
(13.03.25)
squat yapmaya yeni başladım, squat'sız yaptığım spor, spor değilmiş onu anladım. favorim o şu an.
0
juninho77
(13.03.25)
deadlift ve bench press
0
awlmi
(13.03.25)
(10)

Ekmek alma yeri? Kepekli, tam buğday, çavdar

abelardo
Hangi ekmek türünü kullanıyorsunuz? Nereden alıyorsunuz Ben tam buğday ekmeği seviyorum. Çavdar ekmeği veya ihe beyaz ekmek te seviyorum. Ama beyaz ekmek yememek için özellikle tam buğday veya çavdar veya çok tahıllı ekmek alıyorum.Peki bu ekmekleri fırından mi yoksa marketten mi almak lazım? Market
Hangi ekmek türünü kullanıyorsunuz? Nereden alıyorsunuz
Ben tam buğday ekmeği seviyorum. Çavdar ekmeği veya ihe beyaz ekmek te seviyorum. Ama beyaz ekmek yememek için özellikle tam buğday veya çavdar veya çok tahıllı ekmek alıyorum.
Peki bu ekmekleri fırından mi yoksa marketten mi almak lazım? Marketten alınan UNO veya ihe ekmeklerinde koruyucu oluyor. Ama fırın ekmeklerinde hile oluyormuş. Tam buğday unu kullanmıyorlarmis, o rengi vermek için başka maddeler kullanmıyorlarmis. Veya çavdar unu çok az koyuyorlarmis. Neye guvenecegimizi şaşırdık
0
abelardo
(05.03.25)
Gluten olmayan unlarda pofudukluğu ve ufalanmamayı sağlayamazsın. Onun için aldığın bütün ekmeklerin zaten üçte ikisi beyaz un dediğimiz buğday unudur. Nereden alırsan al bu böyledir. Çok da şey etmemek lazım yani.

Yani çavdar ekmeği diye aldığın şey. İçine bir miktar çavdar unu karıştırılmış buğday unu ekmeğidir.
0
Mirket
(05.03.25)
Fırından da marketten de alsanız tam buğday, çavdar gibi ekmeklerde beyaz un ve diğer unlar karıştırılarak kullanılıyor. Çünkü sadece tam buğday unu, sadece çavdar unuyla ekmek yapıldığında yenebilir bir şey çıkması daha zor. Bu unlarda yeterince gluten gelişimi mümkün değil, yeterince gluten gelişmeyince ekmek yumuşacık değil, beton gibi oluyor. En iyi ihtimalle pumpernickel gibi yoğun, sert bir ekmek olur. (Evde yapılabilen çavdar ekmeği tariflerine bakın mesela, 3-4 birim beyaz una 1 birim çavdar unu gibi bir oran kullanılıyor genellikle.)

Sonuç: hangisini daha çok seviyorsanız oradan alın.
0
kobuzchu kiz
(05.03.25)
gönül rahatlığıyla alabileceğine yegane ekmek (git: www.ihe.istanbul)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.03.25)
Hepsine beyaz un karıştıliyoe diyorsunuz ama bu ekmek yüzde 100 tam buğday unu diye satılıyor.
www.migros.com.tr

Ayrıca ne kadar karıştırılırsa karistirilsin az beyaz un katılandan almak lazim değil mi? Sizin dediğiniz gibiyse hiç kasmayalim beyaz ekmek alıp geçelim
0
🌸abelardo
(05.03.25)
Bi yerlerde işlenmiş gıda sıralamasında paket ekmeklerin ilk sırada olduğunu okumuştum. Bundan kelli fırından yüzde yüz karabuğday ekmeği alıyorum.

Maliyetten dolayı her fırın böyle yapmıyor, biraz araştırmak gerek.
0
thesomberlain
(05.03.25)
ihe +1
ihenin tam organik olan sert ekmeği ve siyez unlu ekmeğini favorim.
birde diyetisyen şunların yabancı marka olanını önermişti; www.migros.com.tr
0
eja
(05.03.25)
Tam buğday ununa baktım, protein oranı %13'müş, ekmek unlarında da %12-13. O zaman önceki cevabımı düzeltiyorum, tam buğday öyle değil ama çavdar ve diğer glutensiz/düşük glutenli unlar için aynı şey geçerli. Bakınız şu çavdar ekmeğinin dokusu: www.migros.com.tr
0
kobuzchu kiz
(05.03.25)
İstanbul'da yaşıyorsanız 240derece
0
oligomer
(05.03.25)
İhe ciabatta şu ara favorim.
0
asteriks
(05.03.25)
Yalnızca hafta sonları, evde olacaksam ekmek alıyorum. Fıstıkağacı/ Üsküdar tarafında Hubub var; ekmekleri gayet güzel, özellikle zeytinli-kekikli olan. Fiyatları normal ekmeğe göre yüksek 120tl civarında ama haftada bir kere aldığımdan makul geliyor.
0
lüzumsuz adam
(06.03.25)
(15)

Uzaylılar dünyaya niye gelmiyor ya da tam tersi niye geldi?

ermanen
İki türlü de olabilir, o yüzden zıt iki soru birden:Uzaylılar dünyaya niye gelmiyor?Uzaylılar dünyaya niye geldi?Muzip cevaplar da kabul.
İki türlü de olabilir, o yüzden zıt iki soru birden:

Uzaylılar dünyaya niye gelmiyor?
Uzaylılar dünyaya niye geldi?

Muzip cevaplar da kabul.
0
ermanen
(16.02.25)
ibret almak için uzaktan bakıp gidiyorlardır. arada yeni nesillere sakın böyle olmayın diye göstermek için geliyorlardır sadece.
0
lazpalle
(16.02.25)
1- uzaylilarin dünyaya gelmedigi bilgisi kesin bilgi degil.
2- yayilma ve genisleme varligin özünde var. akil sahibi her varlik, su dagin ötesinde ne var, bu dagi aştık simdi bu dagin ötesinde ne var diye diye diye uzayda galaksiler aşar. aklin dogasi bilinmeyene ilgi duymayi gerektiriyor.
0
deckard
(16.02.25)
Çünkü hem uzay çok geniş hem de zaman.

Zamanın bir noktasında ve uzayın bir yerinde ya ışık hızına yaklaşarak ya da nesillerce yolculuk yaparak başka yıldız sistemlerine ulaşan akıllı varlıklar olduğunu kabul edelim. Bu uzaylıların tam da bizim yaşadığımız yıldız sistemine, tam da insanlık tarihi içerisinde (ki evrenin yaşının yanında 1-2 saniye eder mi emin değilim?) gelmeleri olasılığı sıfıra çok yakın. Çok geç kalmış olabiliriz.

Fikrimi savunacak kaynak ararken çok erken geldiğimizi tartışan bir makale buldum, gece gece kafam açıldı: arxiv.org
0
kobuzchu kiz
(16.02.25)
işte geldim burdayım
0
neira
(16.02.25)
milyar dolar harcayıp uzayda aminoasit arıyor bilim insanları. bildiğimiz anlamıyla uzaylıların dünyaya geldiğini geleceğini zannetmek biraz saflık bence. evrenin kendisinden kendi bileşenlerinden insan gibi bilinci olan, evrenin kendisiyle ilgili soru sorabilen bir canlının oluşması bence daha manyakça bir şey.
0
beyfendi
(16.02.25)
Uzaydan bakinca nokta kadar bi yerde bile degiliz aslinda inanilmaz kucuk dunya. denk gelmek imkansiz

Ama gelirsek denk cok sakat olur

Biz nasil hayvanlari hayvanat bahcesine koyuyor fantezi yapiyorsak yada onlari avlayip yiyorsak benzerini de bize uzaylilar yapacaktir buyuk ihtimal
Yada kan elmasi filminde afrikalilara yapilan gibi onlarda burda degerli maden gorurlerse operler
0
Zetnikov
(17.02.25)
fermi paradoksu, uzay çok büyük bu yüzden başka akıllı canlı olmaması imkansız, aynı şekilde bu büyüklükten dolayı bize ulaşmaları da imkansız.

başka bir galakside bizden onbinlerce yıl ileri medeniyetler olabilir. müthiş ileri teknolojileri vardır. ancak fizik yasaları sabit. belki solucan deliği, uzayı bükmek vs. bunlar gerçekten de mümkün değildir.

başka bir olasılık varlar ama simulasyonda dünyayı yaşam olmayan boş gezegen olarak görüyorlar.
0
orpheus
(17.02.25)
evren çok büyük. bize en yakın yıldız (güneş dışında) 4 küsür ışık yılı. şu an insan teknolojisiyle bir ışık yılını 18.000 yılda gidebiliyoruz (lol). kendi güneş sistemimizde %99,99 ihtimalle tek yaşam dünyada. yani dünya dışı bir yaşam formunun dünyaya ulaşabilmesi için bizim milyon katımız gelişmiş bir teknolojiye sahip olması ya da enerji formunda seyahat eden karbon dışı bir varlık olması falan gerekiyor. solucan delikleri bile bu mesafeleri bir dereceye kasar kısaltabilir.

mekan çok büyük olduğu gibi zaman da çok geniş. şu an insanlık tarihini evrenin yaşıyla kıyasladığımızda saliselik bir kıvılcım yanıp sönüyor gibi düşün. işte o saliselik kıvılcım koca insanlık tarihinin tamamı. yani bir varlığın başka bir güneş sistemi ya da galaksideki bir varlığa ulaşabilmesi zamansal olarak da imkansıza yakın.

böyle bir yaşam formu bir mucize eseri dünyaya gelse bile maliyet çok yüksek olacağı için bunu bir çıkar elde etmek amacıyla yapar. gezintiye çıkmışken şöyle bir dünyaya uğrayacak halleri yok. o çıkar da dünyadaki varlıkları ya da maddeleri sömürmektir, bu kadar basit.

sonuç olarak, uzaylıların dünyaya gelmesi eşittir insanlığın sonudur. neden gelmiyorlar diye üzülmemeli, aksine sevinmeliyiz.
0
sir gawain
(17.02.25)
kuran'a inanıyorsan daha önce yecüc mecüc adı altında geldiler. zulkarneyn bir şekilde kendi boyutlarına hapsetmiş ancak yine istila için o engeli kırıp gelecekler.
0
deranzo1
(17.02.25)
başta şunu söylemek istiyorum zülkarneyn oğuz kaandır ve hapsettiği envai çeşit virüs yayan malum ırktır. zülkarneyn sonrasında kuzeye gitmiştir burada da odin ismini almıştır. boşuna hem biz Türkler hem de iskandinavlar runik alfabesini kullanmamış. orhun yazıtlarını da ilk olarak danimarkalı dil bilimci vilhelm thomsen okumuştu çözmüştü hatırlarsanız

açıkçası ben battlestar galactica ve matrix evrenine aynı anda inanıyorum. hem yarı cyborguz hem de simülasyondayız. göbeklitepenin laboratuvar ve gen aktarımı merkezi olduğunu öğrenmeye başladı insanlar artık.
0
Hallegadola
(17.02.25)
0
unalub
(17.02.25)
insanlık olarak dünyaya verdiğimiz zarar hep bi acaba buraya ait değil miyiz i düşündürtmüştür. belki de uzaylılar bizleriz, geldik ve yaşıyoruz.
0
lüzumsuz adam
(17.02.25)
evrenin boyutunu gercek anlamda idrak etsen ihtimal olarak uzayli ziyaretinin var olmayacagini bilirsin. atlantik okyanusunun farkli kiyilarindan 2 karinca atip yuzerek birbirlerini bulmasini beklemek gibi dusuk bir ihtimal.
0
buenosdias
(17.02.25)
En başta "uzaylı" diye başka bir yaşam formu var mı yok mu onu da düşünmek lazım. Bizler ezelden beri canlılık olayına çok fazla anlam yüklüyoruz halbuki canlı yaşam formu Dünya'da birkaç kimyasal işlemin tesadüfen bir araya gelmesiyle başlamış bir süreç ve bu süreç kendi dünyamıza özgü bize özel bir durum, illa kainatın başka bir noktasında da olmasını gerekektiren bir zorunluluk değil, yani gelmemelerinin nedeni olmamaları olabilir.

Eğer var olduğunu kabul ediyorsak, arkadaşların değindiği kainatın büyüklüğünü anlamak lazım, mesela Jüpiter'le Mars arasında Jüpiter'in kütleçekiminde bulunan bi Astreoid Kuşağı var, burada bir gezegen büyüklüğünden çakıl taşı büyüklüğünde sayısız astroid var, ölçeklendirilmiş görüntüsü şu şekilde: upload.wikimedia.org fakat normalde her bir cismin arasında 1 milyon km'lik boşluk olduğu söyleniyor, yani bu kuşağa giren herhangi bir uzay aracının teorik olarak bir tane astroide çarpmadan kuşağın diğer ucundan çıkabililiyor, ayrıca imkansız gibi geliyor ama bu astroidlerin tamamının bu kuşaktan serbest kalıp uzayda boşluğuna savrulduğu gibi bir senaryoda sadece çok küçük bir kısmının Dünya'ya denk geleceği söyleniyor, çünkü uzay inanılmaz bir büyüklüğe, uzaklığa ve boşluğa sahip ki verdiğim örnek sadece Samanyolu'yla ilgili bir örnek, uzayda Samanyolu gibi 100 milyar galaksi olduğu söyleniyor, yani biz o 100 milyar galaksi içindeki trilyonlarca gezegenden sadece bir tanesiyiz, uzaylı diye bir şey varsa bile bu ortamda gelip bizi bulmanlarını beklemek pek gerçekçi bir beklenti olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.25)
@Hallegadola

kuzey güney açıklamanız klasik anlayışta kalıyor. bana kalırsa çok daha mantıklı açıklaması şurada, izlemek isterseniz.

youtu.be
0
deranzo1
(17.02.25)
(22)

Özel Günler

rock n roll
Özel günleri önemser misiniz? Mesela yarın sevgililer günü ve bunun için bir plan yaptınız mı? Ben sadece doğum günü, evlilik yıldönümü gibi günleri önemserim. Böyle günlerde beraber vakit geçirmenin yeterli olduğunu düşünüyorum hediyeden ziyade. Hediye alma çılgınlığının dünya için de yük olduğunu
Özel günleri önemser misiniz? Mesela yarın sevgililer günü ve bunun için bir plan yaptınız mı? Ben sadece doğum günü, evlilik yıldönümü gibi günleri önemserim. Böyle günlerde beraber vakit geçirmenin yeterli olduğunu düşünüyorum hediyeden ziyade. Hediye alma çılgınlığının dünya için de yük olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de fikirlerinizi merak ediyorum.
0
rock n roll
(13.02.25)
önemserim. hediye vermek, sevmek sevilmek için bir araç bir hatırlatma, ne güzel.
0
gabe h coud
(13.02.25)
sevgililer gununun ozel bir gun oldugunu dusunmuyorum, boyle sacma gunlerin sizin gibi dunyaya yuk oldugunu dusunuyorum, kisisel ozel gunleri - dogumgunu - onemserim.
0
kassiopeia
(13.02.25)
@gabe h coud

Özel günler birini sevmem için bir hatırlatma yapamaz, sevgi zaten varsa vardır.
0
🌸rock n roll
(13.02.25)
sevgini göstermek diyelim o halde.
0
gabe h coud
(13.02.25)
@gabe h coud

Bunun için de özel günlere gerek yok ama hadi neyse.
0
🌸rock n roll
(13.02.25)
sevgililer günü bana çok yalan dolan geliyor.
doğum günü ve yılbaşı öyle değil ama.
0
kisa
(13.02.25)
Sadece doğum günlerini önemserim. Hediye almak için özellikle bir tarih beklemem, bazen gittiğim yer ya da gördüğüm şey birini hatırlatır, ona alırım.
0
asteriks
(13.02.25)
Sadece doğum günü +1
0
cilacı ökkeş usta
(13.02.25)
Doğum günü ve yılbaşı +1

Sevgililer günü bana düğünün olduğunu duyan kuaför gibi geliyor.
0
nawar
(13.02.25)
sevmek sevişmek için ekstra ve ilave bir gün diye bakıyorum. diğer günler hediye alınmaz, sevgi gösterilmez diye bir konu yok burada.
0
gabe h coud
(13.02.25)
Doğum günü, evlilik yıldönümü bile kutlamiyoruz, yani sozlu kutlama olabilir de ozel birsey yapilmiyor. Hediye isi genelde bayramlarda yegenler falan dahil cocuklara aliniyor. Onun disinda hanima birsey aldigim oluyor bazen ama rastgele zamanlarda.
0
mbond
(13.02.25)
Valla ben hiçbirini önemsemiyorum.
0
Amaranta ursula
(13.02.25)
Özel günleri önemserim, sevgililer gününü hariç.
0
kumandanim
(13.02.25)
Özel günleri önemserim. Sevgililer günü de abartısız ama kutlanmaya değer. Farklı bir şey yapmanın bahanesi işte.
0
Kediyi üzdün
(13.02.25)
Doğum günü kıymetli bence, en önemlisi direkt kişinin kendisiyle ilgili bir gün, kutlanması kutlanmasını istemesi, hediye alınması vs. çok güzel şeyler.

Yıldönümü, yılbaşı, sevgililer günü vs. de güzel vakit geçirmeye bahane işte, bana çok mantıklı gelmese de, kutlamaktan hoşlanmasam da öyle "boklayanlardan" değilim, keyif alanlar kutlasın hediyeleşsin bunlar kötü şeyler değil ki.

Hediye alma çılgınlığıyla ilgili dediğinize katılıyorum bu yüzden kendi özel hayatımda arkadaşlarımla hediyeleşirken de artık sürpriz hediye alma işini rafa kaldırıp soruyorum ne istediğini ya da alışveriş listenden bir şey at alayım diyorum, hem onu bir masraftan kurtarıyorum hem de kullanacağına yüzde yüz emin olduğum bir şey almış oluyorum.
Bunun dışında benim en sevdiğim hediye "görünce aklıma sen geldin" hediyesidir, sebepsiz gelen küçücük bir hediye gibisi yok.
0
mutekebbir
(13.02.25)
başka bir özel günde balon uçurup, kız istemeye meşale ile gidip konu sevgililer gününe gelince boklama olayını bi türlü anlayamıyorum. anneler günü, babalar günü gibi insana o kişiyi özel hissettirmeye dair bi bahane oluyor. ister sözle kutla, ister hediye al, ister yemeğe götür ister yemek yap...

kendi açımdan bakarsam sözle kutlansa dahi yeterli. ama bi şekilde hediyeleşme vs de oluyor. diğer günleri de önemseriz karşılıklı olarak. ama illa o güne özel büyük bi planımız vs olmaz.
0
elorelia
(13.02.25)
Önemsemiyorum ancak sevdiklerle ertelenmek zorunda kalan toplanmalar için fena bahane değil sanki özel günler.

sevgilim de ben de 14 subatı saçma bulduğumuz için bir plan yapmadık. birine hediye almak için de özel gün beklemiyorum; karşı tarafın seveceğini düşündüğüm bir ürüne denk gelirsem ya da yalnızca içimden gelirse patdanak alıyorum.
0
lüzumsuz adam
(13.02.25)
Önemserim, hediye alıp vermek de güzel bir şey. Bence bu konu çok büyütülüyor.

Hayatta mutlu olmak için az sebep var, mutlu olunabilecek bir zamanı somurtmak için seçmek bence kimse için daha iyi değil.

Sevgiyi göstermek için illa sevgililer günü şart değil falan da deniyor sıkça, ama zannedersem bunu söyleyen insanların çoğunun zaten yılın hiçbir günü bir şey gösterdiği de yok. :D Bana böyle geliyor, kimsenin özel hayatını bilemeyiz tabi.

Daha önceleri popüler olan şeylerden hiç hazzetmezdim. Sonra popüler olan şeylerden hiç hazzetmemenin kendisinin daha popüler olduğunu farkedip bunu yapmaktan soğudum :D

Hediye alıp vermek güzel şey, insan sevdiği birinden hediye alınca iyi hissediyor.
0
akhenaten
(13.02.25)
Özel günleri genel olarak severim ama bazen insanın üzerine öyle bir baskı kuruluyor ki normalde hediye vermeyi seven biri olarak o gün kimseye hediye almak istemiyorum. Güdülenmiş hissediyorum, iradem dışında bir şeyler oluyor gibi geliyor, aşırı huzursuz oluyorum.
0
sekizdokuzon
(13.02.25)
önemsiyorum çünkü insanı iyi hissettiriyor. çok büyük hediyelere gerek yok. dışarıda bir yemek yemek bile yetiyor maksat birlikte güzel vakit geçirmek
0
Hallegadola
(13.02.25)
Yılbaşını önemserim.
0
yurtsuz john
(13.02.25)
Değer verdiğim kişiler önemsiyorsa onlar için önemserim. Kendim için önemsemem.
0
peki madem
(13.02.25)
(1)

İzlanda finlandiya norveç vizesi

sumuklurakun
Son zamanlar bu üç ülkeden birine turistik vize başvurusu yapan var mı?Ne zaman başvurdunuz ne kadar sürdü sonuçlanması?
Son zamanlar bu üç ülkeden birine turistik vize başvurusu yapan var mı?
Ne zaman başvurdunuz ne kadar sürdü sonuçlanması?
0
sumuklurakun
(11.02.25)
13 ocak evrakları teslim ettik finlandiya için. 2 haftada sonuç çıktı.
0
lüzumsuz adam
(11.02.25)
(10)

Bugüne kadar ödediğiniz en pahalı hesap?

Kediyi üzdün
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
0
Kediyi üzdün
(29.01.25)
asırlar önce karaköy de bir balıkçıda yüksek bir hesap ödemiştik. aklımda o kaldı çünkü verdiğimiz paranın karşılığı değildi. onun dışında ödeyebileceğim yükseklikteki bir hesap için karşılığını aldığımı düşündüğümde canımı acıtmıyor diyebilirim.

bir de enflasyon yüksek olduğu için 2 yıl öncesinin yüksek tutarı şimdi welldone da burger fiyatı.
0
kisa
(29.01.25)
2005 civarı İzmir havaalanında bir büyük bardak sallama çaya 21.5 lira (o zamanın parası) vermiştik.
0
inheritance
(29.01.25)
Bireysel olarak geçen sene Ruby'de 40 bin lira hesap ödedim.
Şirket yemeği olarak Mavi Balık'ta 190 kişi için 900 küsür bin tl hesap ödedim.
0
gabe h coud
(29.01.25)
benim ödediğim en çok geçen yaz 7-10bin arası bir şey ödedim iki kişi. tadımlık menü gibi bir şey vardı. güzel güzel yedik.
ben çok yemek ya da ortam sevdalısı değilim ama imkan varsa denemek lazım. bilmediğim yemeklerdi. değdi o yüzden.

ha bi de adnan menderes havaalanında damla marka suya yarım litresine 90 lira vermiştik. gerçi ben değil kız arkadaşım verdi ama yine de çok kızdım. etiketlere hiç bakmadan almıştı. yan dükkanlarda üçte biri ve ileride ücretsiz çelme vardı.
0
biseysorcaktim
(29.01.25)
2012 yılında likya yolunu yürürken kuru sıcaktan muslukların gıcırdadığı, açlıktan midemizin turşu gibi büzüştüğü bir noktada, evet gerizekalı gibi ağustos ayında yürüdük, fırsatçı hasan kişisinin evine denk geldik. çorba, pilav, karpuz ve ayrana kişi başına 100 tl vermiştik. halen en pahalısının o olduğunu düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(29.01.25)
Taksimde udonya diye japon restorani var emekleri cok iyi ama asiri pahali heralde orasi ziplatmisti beni bir kucuk tas corba 300tl ustuydu
0
Zetnikov
(29.01.25)
kişi başı üzerinden değerlendirmek daha doğru. yurtdışında kişi başı 275 Eur, turkiye'de geçen haftalarda kişi başı 8500 tl. ikisi de bence %20-25 over priced.
0
awlmi
(29.01.25)
40.000 tl
İstanbul kozyatağı hayati ocakbaşı
0
jamswety
(29.01.25)
Bir pazar sabahı babamla Fenerbahçe Romantika'ya gitmiştik, tost yeyip çay içecektik, meğer pazar sabahları sadece açık büfe kahvaltı varmış, yanlış hatırlamıyorsam 30 lira gibi bir hesap ödemeyi beklerken 300 tl ödemiştik 2006 yılında. Değmedi elbette ama anı oldu, aklımıza geldikçe güldük duruma.
0
(30.01.25)
Mavi Yeşil'de (Mavi Balık'ın eski adı) 2001 senesinde 850.000.000 tl (eski para).

Yediğim en lezzetli iki lüferden biriydi. Her şey kusursuzdu. Değer mi derseniz, bence asla. Ama şirketin misafirlerini götürmek gerekiyordu. Mecburiyet yani.
0
yadigar
(30.01.25)
(16)

en son ne zaman ve ne sebeple çok mutlu oldunuz?

tabudeviren
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
tabudeviren
(23.01.25)
Uzun zamandır peşinden koştuğum ve aklını çelmek için her şeyi yaptığım ama bir türlü yüz vermeyip kendini sevdirmeyen sarman kediyi nihayet ıslak mama karşılığında ikna edip sevebildim, umarım bu birlikteliğimiz devam eder.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.01.25)
Bir arkadaşım bir işime yardımcı olmuştu.
0
Kahvedesu
(23.01.25)
Taşıt kredim bitti ona bir tur sevindim.

Neredeyse 1 haftadır evde değilim kargolar güvenlikte yığılmış 10 15 kargoyu çekirdek içlerini biriktirip bir kerede ağzıma atarmışcasına açıcam o anı bekliyorum. Çok mutlu oluyorum paket vs açarken:)
0
kullanicadi
(23.01.25)
linkedinden biri lead pozisyon icin bana yazmis. oha dedim ben de lead olabilirim demek ki. hayali bile sevindirdi.
iste zor zamanlar gecirirken, baska umutlar daha iyi imkanlar olabilecegini bilmek güzel.

ama cok mutlu olmak ne demek ki? dogum günündür, evlendigin gün vs o zaman cok mutlu olabilirsin. coook mutlu olmaya da gerek yok.

üzecek durumlar en az yasansin yeter.
0
sonsuz
(23.01.25)
2002 lisans mezunuyum. Geçen sene önlisansa başladım. Bu yıl aynı anda tezli yüksek lisansa başladım. Yüksek lisans notlarım 90 üzerinde. Dün akşam önlisans öğrenci bilgi sistemine bakarken keşfettim ki 3 dönemdir yüksek onur öğrencisi olmuşum. Bunu görmek mutlu etti beni.
0
strawberry first
(23.01.25)
bu sabah annemin sucuklu yumurta yaptığını görünce oldum çünkü canım 1 2 gündür sucuk istiyordu
0
Mossy
(23.01.25)
mutlu olmak istiyorum uzun zamandir olmadim
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(24.01.25)
Beş buçuk sene süren boşanma davam bittiğinde kuş gibi hafifleyip hüngür hüngür ağlamıştım mutluluktan. Son beş senedir daha mutlu olduğum an olmadı açıkcası.
0
cilekli pasta
(24.01.25)
Yazın tatile gittiğim otel de ki muamele ve ödeme yapmamış olmam karşısında mutlu kalmış olabilirim
0
kondansator
(24.01.25)
Kasım 2024 İstanbul maratonuna bugüne kadar hiç bi' maratona başlamadığım kadar demotive başlamıştım, " bakalım nerde bırakıcam?" diye evden çıktım, kaç kere eve dönmeye yeltendim bilmiyorum, ne olduysa köprünün üstüne çıkınca oldu.
En iyi derecemle bitirdim, verdiği huzur, mutluluk çok keyifliydi.
0
kumandanim
(24.01.25)
ufak şeylerden mutlu olabildiğim için örnek çok ama ilk aklıma gelen böyle etkili, coşkulu olanı için geçtiğimiz temmuzdaki judas priest konseri diyebilirim. pogoya dahil olmalı, şapır şupur ter atmalı müthiş bir konserdi benim için. ha bir de 2008 de geldiklerinde onlar yerine metallica ya gitmem ve fena derecede içimde kalması bu mutluluğu pekiştirmiş oldu :v
0
lüzumsuz adam
(24.01.25)
40. yaş günümde verdiğim partide. ne çok sevenim varmış.
0
gabe h coud
(24.01.25)
Kardeşim nişanlandı :)
0
peki madem
(24.01.25)
Sokaktan bi' hayvan sahiplendik 5 ay kadar önce, sakattı maalesef. Ameliyat ettirdik, şu anda hiç sorunu yokmuş gibi koşuyor, oynuyor, eğleniyor. Çok mutlu ediyor.
0
kumandanim
(24.01.25)
çok mutlu değil ama mutlu ve rahatlamış hissettim. ev taşıma konusunu sorunsuz bir şekilde halledince. yaklaşık 1 ay önce.
0
biravekahve
(24.01.25)
kocamla tatilde plajdaki color party'de dans ederken çok mutluydum. ama aşırı mutluluk eğlenceli ve huzurluydum
0
Hallegadola
(24.01.25)
(7)

Muz Ne Zaman Olgunlaşır?

rock n roll
Marketten yeşil muz aldım nasıl olsa olgunlaşır diye. Bir keresinde iki günde olgunlaşıp sarı hale gelmişti. Şimdiki 1 hafta oldu hala yeşil ve yenebilecek gibi değil. Bu muz ne zaman yenecek hale gelir?
Marketten yeşil muz aldım nasıl olsa olgunlaşır diye. Bir keresinde iki günde olgunlaşıp sarı hale gelmişti. Şimdiki 1 hafta oldu hala yeşil ve yenebilecek gibi değil. Bu muz ne zaman yenecek hale gelir?
0
rock n roll
(16.01.25)
Dolap yerine dışarıda bekletmek. Varsa poşete bir elma ekleyip etilen salgilamasina destek olunca da hızlanıyor.
0
Amaranta ursula
(16.01.25)
Fazla hamken almış olmalısınız. Oda sıcaklığında muhafaza ettiğinizi düşünürsek 3-4 güne yumuşamaya ve sararmaya başlaması lazım.
0
lüzumsuz adam
(16.01.25)
@Amaranta Ursula

Dışarıda duruyor. Elmayı da deneyeyim.

@lüzumsuz adam

Oda sıcaklığında bekletiyorum ama bir haftadır böyle. Çok sert şu an. Umudu kesmek üzereyim.
0
🌸rock n roll
(16.01.25)
1 ay oldu hala sapsarı olmadı. soluk benizli hali ile yiyorum sert ama lezzetli.

alanya'dan adana'ya giderken muz olgunlaştırma tesisleri vardır. bu maliyeti aradan çıkarıp yeşil muzu ucuzdan piyasaya saldılar. işlemde kimyasal kullanılıyor olabilir diye benim tercihim yeşil olmuştu.

belki de doğal hali o olgunlaştırılmış çikita muz değildir. o sert halidir.


edit:
www.atlassogutma.com

benimki 3 numara.

etilen kullanılıyormuş olgunlaştırmada evet.
0
mathilda.may
(16.01.25)
hafif güneş alan bir yere koyarsan hızlanır.
0
orpheus
(16.01.25)
Karanlık bir yerde bir poşetin içine muzları koy içine de yarım elma koy kısa zamanda sararır.
0
etna
(17.01.25)
@mathilda muzun başkentinden bildiriyorum. Kesilen muzlar direkt sarartmaya gider orada bekletilerek alıcının istediği olgunluk seviyesine uygun etlenle işlem görür. Bu ek bir maliyet gibiö görünse de süreci kısaltması ve istenen olgunluk seviyesini sağlaması gibi sebeplerle ürünün piyasa fiyatını yükseltir. Direkt gelen muzlar komisyoncu (sarartma) görmeden satılmış olma ihtimali var ki - bu da bir nevi kaçak olduğunu gösterir. Çünkü komisyoncuya giren muz kayıt altına alınan ürün demektir. Kaçak satış pek yaygın olmasa da arada yapılır.
Etilen uygun kullanımda insan sağlığına zararlı değildir. Başta kavun olmak üzere, üzümsü meyveler ve pek çok sebze/meyve hasattan sonra etilen gazı üretir. Bu olgunlaşmanın sonucudur.
Yeşil muzu saklarken kuru ve serin bir yerde her yerini gazete kağıdı ile kapatarak ve içine bir kaç elma koyarak saklarsanız olgunlaşma süresini kısaltırsınız. Avakado için de bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Miktarın çok olduğu hallerde azar azar alıp elma ile gazete kağıdına sararak sarartmak israfın önüne geçecektir.
0
strawberry first
(18.01.25)
(17)

Favori Fifa soundtrackiniz hangisi?

deveyidiken
Bugüne kadar Fifa oynarken en çok dikkatinizi çeken, "Aradan kaç yıl geçti hala açıp dinliyorum" dediğiniz soundtrack hangisi oldu?Benim için Fifa 07'den The Prototypes-Kaleidoscope başı çeker: https://youtu.be/edrfGL2PX_c?si=qNLYBCuoQdyyYsoq
Bugüne kadar Fifa oynarken en çok dikkatinizi çeken, "Aradan kaç yıl geçti hala açıp dinliyorum" dediğiniz soundtrack hangisi oldu?

Benim için Fifa 07'den The Prototypes-Kaleidoscope başı çeker: youtu.be
0
deveyidiken
(16.01.25)
Fifa 2000 tabii ki de

❤️❤️
0
feastofthedamned
(16.01.25)
FIFA 19'dan -> Stereo Honey - Where No One Knows Your Name

www.youtube.com
0
himmet dayi
(16.01.25)
youtu.be

fifa 2003 ten
0
grimavi
(16.01.25)
Nickime dikkat:)

Keane-nothing in my way
Doves-black and white town arasında kararsızım.
0
nothing in my way
(16.01.25)
Fifa 2002 ilk pc oyunum olduğu için açılış introsundaki gorillaz 19-2000 şarkısını severim

Onun dışında yetişemesem de fifa 98 song 2 ve fifa 99 rockafella skank de klasiktir.

Daha yakın zamandan isim olarak net aklıma gelen sadece fifa 15'te kasabian'dan stevie'yi beğenmiştim ve kasabian'ı keşfetmemi sağlamıştı
0
nundu
(16.01.25)
sarahkerrigan
(16.01.25)
fifa 98 Blur - Song 2
hatta para biriktirip aldığım ilk oyundur.
0
my fault
(16.01.25)
fifa 98 - rtwc
blur : song 2
0
rakicandir
(16.01.25)
Robbie Williams - Its Only Us

www.youtube.com
0
nuevo
(16.01.25)
Bu sorunun cevabı çok nettir ya yaşı yeten herkes düşünmeden fifa 98 der sanırım :)

m.youtube.com

Bunda salon futbolu da vardı di mi :) alakasız aklıma geldi
0
makbur
(17.01.25)
ki ki ki kaleydeskoop :)
fifa 2007'de vardı, ben de çok dinlerdim. mellowdrone'un oh my'ını hatırlıyorum bir de.

çok müzik var seçmek zor:) en son muzika dlya filma'yı dinlemişim.
0
kesmekes laleler
(17.01.25)
ben yeni başladım fifaya, favorim şimdilik şu;

www.youtube.com
0
trajikomix
(17.01.25)
98-2001
0
uzaydan kumanda
(17.01.25)
Hallegadola
(17.01.25)
fifa 98 song 2 ve fifa 99 rockafella skank +1

hatta blur 'un song 2 ile ilgili bir ödeme almak yerine 98 dünya kupası maçları için hediye bilet aldıklarıyla ilgili bir yazı okumuştum. Gerçek mi bilmem ama yine de ayrı bir sempati yaratmıştı song 2 için :v
0
lüzumsuz adam
(17.01.25)
Birçok Fifa'da birçok güzel şarkı var ama benim favorilerim ve kesinlikle en ikonikler sırayla:

Fifa Road to World Cup 98
Chumbawamba - Tubthumper
www.youtube.com

Fifa 98
Blur - Song 2
www.youtube.com

Fifa 99
Fatboy Slim - Rockafellar Skank
www.youtube.com
0
nawar
(17.01.25)
(21)

Çocukken izleyip derinden etkilendiğiniz sahne/film/dizi

kullanicadi
Var mıydı?25 yıl sonra "Şeker Kız Candy'deki Anthony neden öldü ki:(" düşüncesi ile aniden gelen melankoli perileri sordurttu bu soruyu :/ çoook ağlamıştım bana ne oluyorsa.. Terry Grandchester gelince unuttum ama Anthony'yi sdfasdfBir de çok betimleyemicem fena oluyorum hala ama küçük emrah ve hama
Var mıydı?

25 yıl sonra "Şeker Kız Candy'deki Anthony neden öldü ki:(" düşüncesi ile aniden gelen melankoli perileri sordurttu bu soruyu :/ çoook ağlamıştım bana ne oluyorsa.. Terry Grandchester gelince unuttum ama Anthony'yi sdfasdf

Bir de çok betimleyemicem fena oluyorum hala ama küçük emrah ve hamamböcekli film diyip susayım...
0
kullanicadi
(14.01.25)
Ben de Terry gibi bir küheylanın attan düşmekle ölmesini aşamıyorum, 30 sene oldu.
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Anthony pardon.
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Sahnede kullanılan renk paletini de hatırlıyorum; cayır cayır kırmızı, siyah, koyu turuncu. İnanılmaz travmatik bir sahneydi.

Bir de bununla kıyaslanamaz ama küçük İbo'nun yengesini aşığıyla yatakta basma sahnesi var: icdn.ensonhaber.com
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Bende zaman etkisinden etkilendim, aşamadım.

Su akarken herşeyi bırakıp kenara çekildiğinde zaman akar. Senli ya da sensiz. Öneminin olmadığının, toz tanesi olduğunun kanıtı. Gerçekten mi? diye düşünerek 1 yıldır deniyorum. Ve gerçekten aşamadığım şey gerçek.

Filmlerdeki derin psikolojik mesajların insanları etkilediğini ancak görünür etkileri geç çıktığı için farkedemediğimizi düşünüyorum. Soru o kadar kaliteli ki bu arada, duyuruda böyle kaliteli bir konuya değinildiğini belki yıllardır ilk kez görüyorum. Bir cuma gecesi sabaha kadar konuşulası. Bravo.
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Mumya evinde kız kurtulmak için mazgaldab parmağını çıkarıyordu, psikopat katil parmagini kesiodu

Bı de asıl tendonunu makasla ...
0
abuzer
(14.01.25)
amerikan filmlerinden biriydi, bir tane cocuk filmi vardi, ari sokmustu, vefat etmisti. iste o.
0
Coma
(15.01.25)
Allah'in belasi Chucky
0
freedonia
(15.01.25)
Sinemada izlediğim ilk film Tarzan'dı 1999-2000 civarı olması lazım. Filmin sonunda baba goril ölünce hüngür hüngür ağlamıştım 3-4 yaşındaydım. O zamandan beri animasyon filmlerde ekstra duygusal oluyorum. Normal filmlerde pek duygulanmam, animasyonlarda en ufak şeylerde ağlarım shdhdh

Bi de Pokemon'da Ash'in butterfree'si pembe bi dişi butterfree bulup ash'ten ayrılıyodu. Çocukken bu sahneyi izleyip yatağa gidip ağlaya ağlaya pokemon şarkısını söylemiştim hshshs

Harry Potter'ın ilk filminde Profesör Quirrell'ın kafasının arkasındaki Voldemort da baya korkutmuştu beni. Gece uyuyamamıştım sinemada izlediğim gün ahaha
0
nundu
(15.01.25)
ilk bilinçli ve hüngür hüngür ağladığım film braveheart idi. william wallace ın bruce un ihanetini öğrendiği ve yine wallace ın "özgürlük" diye bağırdığı anlarda gerçekten hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. çok etkilemişti :D
0
lüzumsuz adam
(15.01.25)
arı mayanın annesini kaybedip hep onu araması. eşek arılarıyla takıldığı bir bölüm vardı sanırım hayal meyal hatırlıyorum arı mayayı zorbalıyorlardı çocuk aklımla çok ağlardım o bölüme.

bir de türkan şorayın bir filmi vardı çocuğuna kalp pili arıyordu kalp pili diye kalem pili satıyorlardı türkana tüm parasını alıp. sonra doktorlar türkana ne bu cahillik vs diyorlardı orada da çok ağlardım
0
Hallegadola
(15.01.25)
canım kardeşim
uçurtmayı vurmasınlar
a nightmare on elm street

anthony sahnesinde ablamlar derinden etkilenmişti :)
0
gabe h coud
(15.01.25)
canım kardeşim
uçurtmayı vurmasınlar

Korku gerilim olarak,
Merdiven altindakiler filmi mukemmeldi ama cok yusuflatmisti

Birde Kucukken klozet vardi konusan seninyicem fln yapan o yüzden wc ye gidenemistim yalniz uzun sure
0
Zetnikov
(15.01.25)
alacakaranlık kuşağının dizisi vardı trtde. bir bölümde bir ailenin başına evlerinde acayip şeyler geliyordu, depremler vs gibi çok kaygı vericiydi. ama sonra aslında bir kızın oyuncak evi olduğunu anlıyorduk. yani oyuncak ev ama insanlar da gerçek gibiydi. sanırım biz kimin oyuncak evindeyiz acaba sorusunu sordurttuğu için çok etkilenmiştim. 35 sene filan olmuştur, hala ara ara aklıma gelir.
0
red g
(15.01.25)
Hayalet Gemi sanmistim ama sanirim degilmis. Sene 2005 veya oncesi, Findikkale Turizm'in Giresun-Istanbul seferinde gece gec saatlerde bir film actilar. Balo sahnesi var, dans ediyorlar vs, ses duyamiyorum tabii, neyse bir duzenek kurmuslar birileri, metal bir ip gibi birsey var, onu serbest birakiyorlar, butun pistin uzerinden zart diye geciyor ve dans eden herkes ikiye bolunuyor vs.
0
mbond
(15.01.25)
Fatma Girik tabi ki, kartalin cocugu kaptigi film.
Bir de aysecik olabilir, kadin tasi bebegi yapmisti, sonra denize atiyordu falan.
neler izlemisiz :D
0
Ley
(15.01.25)
Psycho yüzünden belli bir yaşa kadar evde kimse yokken duşa giremezdim.
0
mutekebbir
(15.01.25)
Cevaplar kümülatif travma etkisi yaşattı, bazılarını unutmuştum hatırladım:))

@Ley Fatma Girik Boş Beşik :(( en çok bunu hatırlayınca üzüldüm
0
🌸kullanicadi
(15.01.25)
Bermuda şeytan üçgeni.
0
Amaranta ursula
(15.01.25)
Cevaplar beni de geçmişe götürdü.
İlaveten, Jaws ve Tarkan'ın ahtapotu yüzünden kıyıda bile tedirgin yüzerdim.
0
auroraaurora
(15.01.25)
@eileengray ayyyyy dur dur ben bu filmi VHS kasetten izlemiş olabilirim!!!

Üvey anne ablaların ayaklarını törpülemek istediğinde şey demişti "kraliçe olunca zaten yürümene gerek kalmayacak" (evil smile)

Beyaz çorapların kanlanma sahnesinde de külkedisinin güvercinleri konuşarak şey diyordu. "ayakları kanıyor gerçek gelin o olamaz"

Ps: o filmden ne kadar etkilendiysem, ayaklarım 39 numara ama bazen modelini çok beğendiğim numarası kalmamış 38 38,5 ayakkabıları satın alıp kendi kendime şey derdim. "kızım boşver kraliçe olunca yürümene gerek kalmayacak" sdfsdad
0
🌸kullanicadi
(15.01.25)
hayvan ciftligi filminde atin ölümü
braveheart - freedom sahnesi.

11-12 yaslarindayken solcu kuzenlerimle izledigimiz filmler.
0
sonsuz
(15.01.25)
(10)

Nasıl Gidiyor?

rock n roll
Anlatın biraz ya, ne var ne yok? :)
Anlatın biraz ya, ne var ne yok? :)
0
rock n roll
(14.01.25)
Yerba mate çayı yaptım şimdi okumam gereken bir makale var. Sanki hayatımda kocaman bir belirsizlik bulutu yokmuş gibi, sanki 1 ay içinde başka bir şehre yine yeniden taşınma ihtimalim yokmuş gibi yaşamaya çalışıyorum. Sen nasılsın?
0
Amaranta ursula
(14.01.25)
Fena değil.

- 2024'ün sonunda bir yanlış yaptım. Onun moralsizliğini hafiften anca atıyorum.
- Bu cuma vize başvurum var, Schengen. Artık uzun versinler. 2 seferdir 6 ay veriyorlar.
0
put it in your appropriate place
(14.01.25)
aşk acısı çekmece. Sorgulayınca cevap da bulamıyorum: Bir kadın nasıl olur da "sen benim canımsın" der o ses tonuyla ve sonra döndüğünde sanki hiç sevişmemişsin gibi arkasını döner gider bilmiyorum. Gerçekten cheater mıydı? Yalancıydı ve inandırdı mı beni? Böyleyse ben bunu 2.kez yaşasam da asla anlamam. Ona da ayrı hayret ediyorum. İşin başka bir tarafında ise içimdeki şeytan diyor ki: "güvendiği yeni biri/birşey olmasa asla böyle stabil olamazdı. Resmi olarak güvenilmemesi gereken biri o." Diyor. Gerçek şu ki bu tür hamleleri hiç anlamıyorum 2 li ilişkilerde. Bu tarafı bok gibi gidiyor özetle.

Dışında sağlık en önemli şey. 2 haftadır canım çıktı hastalıktan. Şimdi bu entry yazarken aklıma geldi. Doktor kontrolüne gitmeliydim. Bari arayayım da doktor nöbetçi ise gideyim. Halime bak, entry olmasa farketmeyeceğim.

Sizin nasıl gidiyor?
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Phyton öğrenip derslerde öğrencilere anlatmaya karar verdim, iki gündür huzurluyum.
0
sekizdokuzon
(14.01.25)
Ara tatile girmemize üç gün kaldı. Bir yandan iki hafta tatilim var iş yok diye seviniyorum, diğer yandan benim iki oğlanın da okulu, kursu her şeyleri tatil ben bunları nasıl zaptedicem diye üzülüyorum.
0
kullanicadi
(14.01.25)
İşimle ilgili bir karar vermem gerekiyor hiç istemiyorum.
0
peki madem
(14.01.25)
finlandiya’ ya vize başvurusu yapabildim dün uzun uğraşlar sonucunda, acabasını düşünmeden gelen bir rahatlama var. uzun zamandır başına oturamadığım, yarım kalan baldur’s gate 3 oyun serüvenime devam ediyorum gelen rahatlamayla :v
0
lüzumsuz adam
(15.01.25)
çok bunaldım. iki hafta sonraki halimi merak ediyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(15.01.25)
benim kötü.

hicbir sey yapmak istemiyorum. hayattan bezmislik halindeyim. is yogun, okul yogun, her sey kötü su aralar.

ama düzelir ins
0
sonsuz
(15.01.25)
evliligi sorguladigim, hayatimi komple sorguladigim bir donem, kafamda hep ya bu diyardan gideceksin ya bu deveyi gudeceksin cinliyor, 30 lu yaslari sevmedim
0
tuborg yesili
(15.01.25)
(18)

Göçmen filmleri önerisi

bisorumvardı
Önceki sorumda yol filmi tavsiyesi istemiştim, çok iyi öneriler gelmişti keyifle izledim. Şimdi de göçmenlik, göçmen olmak, yolda olmak, yabancı olmak üzerine film tavsiyesi istiyorum. Ama crime'dan daha çok dram olsun. Şimdiden thanx.
Önceki sorumda yol filmi tavsiyesi istemiştim, çok iyi öneriler gelmişti keyifle izledim. Şimdi de göçmenlik, göçmen olmak, yolda olmak, yabancı olmak üzerine film tavsiyesi istiyorum. Ama crime'dan daha çok dram olsun. Şimdiden thanx.
0
bisorumvardı
(10.01.25)
Benim listem var bununla ilgili:
La promesse- Söz g.co
Même si tu vas sur la lune/ Ay'a gitsen bile (belgesel)
Gitmek: Benim Marlon ve Brandom g.co
Sınır Çiti (belgesel) www.populersinema.com
Kefernahum
Bir de Haneke'nin La cache gibi birkaç filminde arka temada goc, göçmenlik temaları var.

Listemde Otobüs (1974) var. Nasipse bu akşam izleyeceğim.
0
Amaranta ursula
(10.01.25)
District 9
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.01.25)
grimavi
(10.01.25)
o zaman başka bir film arayalım. suriyeli iki yüzücü kızın almanya'ya iltica etmesi konulu bir film
Anladım, belki de "Yüzücüler" (The Swimmers) filmi arıyorsunuz. Bu film, 2022 yapımı ve Suriye'den kaçarak Almanya'ya iltica eden iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Film, gerçek olaylardan esinlenmiş ve Yusra Mardini'nin hayatına dayanmaktadır. Yusra, olimpiyatlarda yarışan bir mülteci yüzücü olarak bilinir.

diye bir sohbetimiz oldu Copilotla.

İki zenci çocuğun İspanya'ya iltica etmesi konulu çok güzel bir film vardı. Biri başarabiliyordu. Onu tarif ettim. Bulamadı :(
0
Mirket
(10.01.25)
fremde haut
0
Phoebe
(10.01.25)
Bread and roses
0
strawberry first
(10.01.25)
Angst essen Seele auf
Sin Nomber
Dedemin Insanlari
0
sonsuz
(11.01.25)
aşk, mark ve ölüm (belgesel, türkiye-almanya, 2022)
la promesse +1 (belçika 1996),
gene dardenne'lerden tori and lokita (belçika 2022),
the cyclist (orijinal adı bicycleran, iran 1989)
the other side of hope (finlandiya 2017)

ben bu 5'ini çok severim ama daha da izlemek isterseniz şunlar da önerilebilir:

le havre (finlandiya 2011),
io capitano (italya 2023, mirket'in bahsettiği film bu olabilir)
ali: fear eats the soul (almanya 1974),
flee (belgesel, danimarka 2021),
otobüs (türkiye 1974)
0
semaforo de medianoche
(11.01.25)
Almanya acı vatan
0
strawberry first
(11.01.25)
biutiful
0
nothing in my way
(11.01.25)
merhaba. the beastes/as bestas (2022). tarifinizden "yolda olmak" kısmını karşılamıyor, gerçek bir hikaye, çok iyi film.
0
libertine
(11.01.25)
13 tzameti
0
mark greg sputnik
(11.01.25)
lo capitano
0
deartheodosia
(11.01.25)
40m2 almanya
0
Phoebe
(11.01.25)
Aglamak icin:
Dancer in the dark

Klasiklerden (tom hanks basrol):
The Terminal

Post-apocalyptic dunya ve yolculuklu:
Children of Men

Cogunlukla tek mekan survival tarzda:
Nowhere
0
ermanen
(11.01.25)
Petzold un ‘Transit’ i
0
lüzumsuz adam
(11.01.25)
Şöyle bir şey gördüm bu sabah ve epey kapsamli bir liste. Aklıma bu duyuru geldi.
datawrapper.dwcdn.net
0
Amaranta ursula
(24.02.25)
Adu
Godfather Part II
La Promesse +1
Gegen Die Wand
Incendies
Lilja 4-Ever
The Old Oak
0
auroraaurora
(24.02.25)
(21)

Sevgiliye gram altın hediye edilir mi?

messina123
Çiçek alıyorum 3 güne soluyor. Dünyanın parası gereksiz masraf. Arada bir gram altın hediye etsem olur mu? Hem değeri artar günden güne?
Çiçek alıyorum 3 güne soluyor. Dünyanın parası gereksiz masraf. Arada bir gram altın hediye etsem olur mu? Hem değeri artar günden güne?
0
messina123
(07.01.25)
hayir tabii ki? cicek alma. parasini biriktir, mücevher al.
gr altin sakin alma.
0
sonsuz
(07.01.25)
@arbre'nin söylediginde haklilik payi var. ayni evde yasadigin, zaten hayatini birlestirdigin birine yatirimlik bir sey hediye edebilirsin. ayni evde yasamadigin sürece datelesiyorsun sadece.

ortalama türk kizi da dügün, hediye olaylarina takiktir yani. mücevher alip eli yükseltmek ister misin bilmem.
0
sonsuz
(07.01.25)
Gram olmaz da çeyrek altın olabilir çengelli iğne ve kırmızı kurdele ile yakasına iliştirirsin hoş bir anı olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.01.25)
Alınmaz. Sürekli bir şeyler almak yerine zevklerine yönelik, gerekirse manevi değeri maddi değerinden daha öne geçen hediyeler alabilirsiniz.
Gram altın nedir? Sünnet çocuğu mu?
0
strawberry first
(07.01.25)
Gram altın ne ya?
Kız sünnet oluyor da düğününe mi gittin?
Ayıp ötesi bir şey olur.
0
Mirket
(07.01.25)
:) Ciddi bir soru degil diye tahmin ediyorum. Ama ciddiyse alternatif olarak sevgili POS makinesi ile gelsin, taksitle karttan cektirin hem mil kazanirsiniz, sevgiliyi tatile gotururken kullanirsiniz. Win win :)

Aklima su karikatur geldi: galeri3.uludagsozluk.com
0
sertac akin
(07.01.25)
cicek almaya devam edin lutfen.

saksida cicek dusunebilirsiniz.
0
supergirl
(07.01.25)
Gramı az tanışıklığın olduğu komşuya takmazsın ya. Cebinizde akrep var sanki. Altın dediğin en az çeyrek olur.
0
irene
(07.01.25)
doğrudan nakit para da verebilirsiniz.
0
co2s2
(07.01.25)
sen bence harçlık ATEŞLE arada heyecan olur
0
ala09
(08.01.25)
Bu bence aradaki iliskinize bagli. Kac senelik sevgilisiniz, iletisiminiz nasil? Yani hediye cicek ben de sevmem, soluyor, bosuna dunya para. Ama tak diye de gram altin cikarip verilmez. Bi yoklayin agzini. Gram altin olmasa da o edere yakin altin bi taki olabilir, belki oyle bi sey isteyebilir. Tabi ayrilinca geri istemeyin hediyeyi. Sanki sizde o potansiyel var :)
0
narod
(08.01.25)
Hediyeyle ilgili çok fazla klişe muhabbet dolanıyor ortada, hiçbiri doğru değil :D

Eğer birine birikim hesabı açmak istiyorsanız bunu ayrıca yapabilirsiniz sanırım.

Hediyenin olayı ayrı, siz birine bir çiçek verdiğinizde konu sizce o an çiçeğin ne kadar fayda sağladığı mı hocam? Bu mudur yani :D ne bileyim.

Bunun sonu her buluşmaya bir litre zeytinyağı getirmeye kadar gider ben söyleyeyim.
0
akhenaten
(08.01.25)
Tam evlenilecek kişisin. Senle evlenenin evi barkı, çocuklarının geleceği olur. Aferin.
0
prole
(08.01.25)
kızların çeyrek altınlı bi bilekliği var. ondan al

www.ciceksepeti.com
0
archmeister8
(08.01.25)
Arbre +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.01.25)
sevgiliye olmaz ama eşe güzel olur. kocam ne alsam beğenmez kullanmaz ben de o yüzden hep altın almaya başladım. yakasına ilikliyorum asdfgh.
0
kaptan maydanoz
(08.01.25)
her şey hediye olabilir de; hediyenin heyecan kısmı da mühim. gram altın aşırı sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(08.01.25)
benim en sonuncu arabanın bakımı yaptırmıştı.

bir de 1 gr altın vermişti. o altını bozdurup araç bakımı için iade ettim. aradı ve kızdı para gönderme diye.

yani bana gelse bir daha bozdurmam. böyle bonkörsen al grlık. çok alırsan ileride hisler bittiğinde sevmeden sevişme gibi şeylere dönebilir ilişki. yani kendini de yoldurma.
0
mathilda.may
(08.01.25)
Sevgiliye gram altın hediye edilmez. Eşe de edilmez. Yatırım yapacaksanız yaparsınız. Çiçek istemeyen sevgili vardır belki bir yerlerde, eğer açık açık "bana çiçek alma" demediyse çiçek almaya devam edin.
0
SiyamkedisiZorro
(08.01.25)
Üç gün sonra sıkılıp ayrılacağın bir Türk kızına altın gibi bir hediye alma. Hem gerek yok hem değmez.
0
sir william jones
(08.01.25)
elini korkak alıştrma çeyrek den başla derim. gram altın ayıp.
0
jamswety
(08.01.25)
(8)

Neye göre “doları tutuyorlar” diyorlar?

avatar is back
Nebati ve kavcı döneminde deli gibi rezerv satılıyordu haftalık mb raporlarında görülüyordu doların tutulduğu. Ama hala söyleniyor bu. 2023 mayısta net döviz rezervi -60 milyar dolar ile rekor dipteydi, şimdi +35 milyar dolara çıkmışDaha önemlisi 2023’te cari açık -33 milyar$ civarıydı (2022’de -48
Nebati ve kavcı döneminde deli gibi rezerv satılıyordu haftalık mb raporlarında görülüyordu doların tutulduğu. Ama hala söyleniyor bu.

2023 mayısta net döviz rezervi -60 milyar dolar ile rekor dipteydi, şimdi +35 milyar dolara çıkmış
Daha önemlisi 2023’te cari açık -33 milyar$ civarıydı (2022’de -48 falandı) bu sene ise -10 milyar $ açık var.

Hem döviz toplanıyor hem de cari açık çok sert düşmüş durumda. Ama hala doları tutuyorlar doları baskılıyorlar diyen 50-100k izlenen youtube ekonomistleri var. Cidden anlamıyorum, tamamen hatalı söylem ama dayanakları nedir bunların?
0
avatar is back
(03.01.25)
Dolarin alim gücü mevcut enflasyonun altinda.

Döviz her zaman enflasyonun üstünde seyreder ama iki yildir çok tuhaf seyler dönüyor.

Bu bile tek basina dayanaktir.
0
feastofthedamned
(03.01.25)
Asgari ücret 625 dolar. 2017'lerde falan 800 dolar civarı maaş alan arkadaşlarım yıllar içinde maaşlarını sabit tutabilmişlerdi ama şimdi 1300 dolar kazanıyorlar.Ne oldu 2020'lerden sonra Türkiye çok mu zenginleşti? Bir de bu dolarlar Türkiyede para etmiyor, 1300 doların alım gücü Türkiyede çok düşük Avrupaya tatile gitse çok daha yüksek. Bir sürü saçmalık var.
0
nhk ni youkosu
(03.01.25)
tuik mi açıklıyor rezervleri?

eğer bu rakamlar doğruysa tek bir ihtimal kalıyor, mb dolar basıyor. :d
0
emfuzi
(03.01.25)
doları tutuyorlar" tabiriyle ilgili bir yorumum yok, umurumda da değil; ki zaten vatandaş olarak bunların umurumuzda olmaması lazım. x milyar dolar, y milyar milyon dolar...senelerdir ortada veriler dönüyor, cari açıklar, milli hasılalar, açıklamalar yapılıyor falan ama bu bilgilerin güvenirliğini komik derecede zayıf bir hale geldi :) 7den 70e, bilgisi olanı olmayanı herkes döviz rezervi, dolar, euro falan konuşuyor bambaşka şeyler konuşması, düşünmesi gerekirken. burada asıl sorun olumlu olarak yansıtılan verilerin ekonomik olarak insanlarda en ufak bir yansımasının olmaması. hal böyle olunca uzmanıyla, kolpacısıyla influencerlar kitlesini pohpohluyor tabi.
0
lüzumsuz adam
(03.01.25)
Carry trade sayesinde dolar tutuluyor.
0
rodeocu
(03.01.25)
cevabi cok basit. Normalde dolarin yillik artis oraninin (USDTRY) TL faiz ile USD faiz farki kadar olmasi beklenir.Hesaplarsaniz USDTRY bundan cok daha az artti son donemde
0
turkuaz
(03.01.25)
Hocam USDTRY grafiğine bakın. Böyle serbest/dalgalı kur grafiği olur mu? i.ibb.co

Ayrıca bizzat Cevdet Akçay'ın kendi ifadesi var:
www.ekonomim.com

Son seçim sonrası gerçekten ülkeye döviz girişi oldu. TCMB dolar almasa daha da düşerdi dolar. Orda haklılık payı var. Ama şu an böyle bir durum yok.
0
synesthesia
(03.01.25)
Bunu ben de çözemiyorum. 2024 Mart seçimleri öncesi çok fazla döviz talebi geldi o ara satarak müdahale etti diye hatırlıyorum. Seçim sonrası çok döviz girmeye başladı ve MB döviz toplamasa 27 28'lere düşer deniyordu, MB alarak 32 civarı tutuyordu. Sonrasında da stabil gidiyor da stabil gitmesi sürekli müdahale ettiğini göstermiyor bence. Faizler bu seviyedeyken zaten dövize talep az olduğundan ciddi müdahale gerektiğini sanmıyorum. Gören diyecek halk akın akın döviz alıyor da MB satarak tutuyor.
0
duguit
(03.01.25)
(1)

tlscontact vize başvurusu için trick var mi?

ala09
selamlar. başvuru kısmında gidiş tarihini mart olarak gösterdim ama randevu listesinde 3 ay çıkıyor onda da martın sonuna kadar randevu dolu gözüküyor. acaba birden açılır mı mart? gidiş tarihimi değiştirip mi doldurmam gerekir çünkü randevu çıktıktan sonra başvuru belgemi değiştiremem öyle gözüküyo
selamlar. başvuru kısmında gidiş tarihini mart olarak gösterdim ama randevu listesinde 3 ay çıkıyor onda da martın sonuna kadar randevu dolu gözüküyor. acaba birden açılır mı mart? gidiş tarihimi değiştirip mi doldurmam gerekir çünkü randevu çıktıktan sonra başvuru belgemi değiştiremem öyle gözüküyor

abv bu vizecilerin bu ulkenin

teşekkürler
0
ala09
(02.01.25)
öncelikle abv +1

kasım ayı ve aralık ilk iki haftası her deneyişte randevu verilememektedir dönüşü alırken bir anda açıldı ve randevu alabildik ocak ayı içine . tüm bu süreç tamamiyle şansa bırakılmış görünüyor.
0
lüzumsuz adam
(02.01.25)
(12)

Kiranız yüzde kaç zamlandı?

baldan kaymak
Örneğin 15.000'di 20.000 oldu gibi belirtebilirseniz çok makbule geçer.
Örneğin 15.000'di 20.000 oldu gibi belirtebilirseniz çok makbule geçer.
0
baldan kaymak
(29.12.24)
325 ile başladım. 5.yılda yeniden değerleme ile 4500 oldu. Bu 6.senem,13000 istedi (apartmana bu yaz taşınan 2 daire bir 7000,biri 9000 liradan girdi). Kaldı ki deniz görmeyen, sadece duşakabini olan 3+1 135m2 Toki evi bu rakamı etmez.
Taşındım. Çarşının tam orta yerine, evde petekler döşeli, kombi hazır apartmana Doğalgaz bekleniyor. O zamana kadar klima ile ısınacağım. Ev sanırım 170 m2, kapalı balkon, balkon dahil toplam 6 klima var. Gömme dolap her odada ve mutfakta kiler dolabına kadar yapılı. 2 banyo+1 tuvalet var. 14e tuttum pişman değilim. Aradaki fark yol param olsun, her sabah çocuğu okula şehire getiriyordum ve ilkokul 3.sınıfta.liseye kadar en az 5 yıl daha taşıyacaktım.bir aksilik olmazsa bu evde yaşlanmak istiyorum.
0
strawberry first
(30.12.24)
2023 ekim gibi girdiğim evde 15 bine anlaşmıştık, 2+1. 2024 için 25 bin fiyat çekti. bir üst sokakta daha dandik bir yere 22 bine çıktım 2025 ekim ayına kadar kontratla xD aileye gelmez ama benim gibi genç/öğrenci işi yer arayanlar için ideal mis gibi, güzel denk geldi.

konum kolej/ankara
0
mark greg sputnik
(30.12.24)
2020>6500 giriş
2021>10000 %25'e uymadık
2022>16000 tefe tüfe neyse ona göre yaptık, 20 bin istedi ama kabul etmedik
0
denemeyanilma
(30.12.24)
15'ti 27,5 oldu.

Üstteki cevaba karşılaştırma olsun, 2020'de 3500'e girmiştim.
0
Bruce
(30.12.24)
geçen hazirana kadar 2k, şuan 10k. enflasyonun çok üstünde oldu zam, genel kira artışları anlamsız seviyede. 2017de girdiğimde dolar 5.5 filandı 700 liraya tuttuk 125 dolar civarıydı. 280 dolar üstünde şuan. yani tl enflasyonunu filan geçtim dolar üzerinden baktım yine anlamsız. trde gelirin enflasyon seviyesinde artmıyor oluşu filan tamamen ayrı. o konulara girmeye bile gerek yok sanırım...

ha girdiğimde görece uygun fiyata bulmuştum(ama ev de kötü haldeydi, öğrenciden devraldım ve kendi cebimden bayağı masraf etmem gerekti), sonraki süreçte zamlarla dolar bazında bakınca kira tuttuğumun altında kaldı bir süre vs. ona saydım kabul ettim bu zammı ama şuan gerçekten bu kirayı haketmiyor... ama zam yapmasam çıkaramasa da uğraştıracak, çıksam daha uyguna yeni daire bulmak zor, dediğim gibi genel artışlar çok anlamsız seviyede... bulsam bile taşınma masrafı vs. mecbur kaldık biraz kabul etmeye.
0
konetsu
(30.12.24)
2020 1400 denize 300m antalya
2021 1600 aynı ev
2022 3200 aynı ev
2023 7000 aynı ev
2024 13000 başka ev aynı büyüklük denize yakınlıkta
2024 Kasım kendi evim. ( daha iyileri sizin olsun )
0
denizmaniaherif
(30.12.24)
2022 Mart 3000
2023 Mart 5000
2024 Mart 12000
2025 Mart’ta böbreklerimizi alir herhalde :)
0
dre mithatoğlu
(30.12.24)
En son 6500'den 13000'e çıktı. %100 yani.
0
peki madem
(30.12.24)
2021 - 2100
2022 - 2650
2023 - 5000
2024 - 13000
2025 - 13000 * 1.65 = 21000

enelde ayın ilk gününde ödüyorum kiramı. (kontratı ayın beşinde imzalamışım şimdi baktım)

2025 kirasını cuma günü açıklanacak orana göre mi ödemeliyim yoksa son açıklanan mevcut orana göre mi? ayın birinde öderken, rakamların hesaplamasını beklemek için geciktirmek istemedim.
0
biseysorcaktim
(30.12.24)
2022 - 1500
2023 - 5500
2024 - 9000
0
yemrem
(30.12.24)
2021 - 2.000tl
2022 - 4.000tl - ihtarlı evden çıkış macerası
2023 - 15.000tl- haşırt diye yeni eve geçiş macerası
2024 - 21.000tl
0
lüzumsuz adam
(30.12.24)
2021 -> 1900
2022 -> 3600
2023 -> 5400
2024 -> 10000

eşdeğerleri 20000'i geçti 30000e yaklaştı diye çok itiraz etmedim, ama o paraları ödemem gerekse herhalde çooook uzaklara taşınırım remote çalışıyorum zaten.
0
aguen
(31.12.24)
(25)

milletin ölüp bittiği ama sizin beğenmediğiniz şeylerden örnekler

ala09
beyoglundaki sakarya tatlıcısı... allah aşkına arkadaslar bi insan bu tatlıyı neden över? severim ayva tatlısını ama içinde ceviz bile yok şerbetli bi meyve ve kaymak ve internette kötü yorum yok. öyle bir doyurdu ki ertesi gün hala acıkmadım tıkandım adeta hafif falan değil yani. bir diğeri dürümza
beyoglundaki sakarya tatlıcısı... allah aşkına arkadaslar bi insan bu tatlıyı neden över? severim ayva tatlısını ama içinde ceviz bile yok şerbetli bi meyve ve kaymak ve internette kötü yorum yok. öyle bir doyurdu ki ertesi gün hala acıkmadım tıkandım adeta hafif falan değil yani. bir diğeri dürümzade. bildiğin kasap KÖFTE gibi bi adana. salatası çok iyi ama adanası normal/iyi anthony bourdaini getirecek bi olayı yok(tamam ona gelmedi de gitti sonucta)("biz anthonynin intiharına inanmıorz"). yedikten sonra mızmızlanmak istemedim ortam bozmamak için, övülmeseydi yine bi şey demezdim övülünce sinirleniyorum.......daha önce de cool lime, bubble tea gibi NAZO çakması içeceklerin övülmesine şok oluyordum

sizde neler var?
0
ala09
(25.12.24)
oranin ayva tatlisini cok seviyorum. ama herkes sevecek diye bisey yok.

basima bir is gelmeyecekse asure diyorum. tam varos tatlisi:D
0
buenosdias
(25.12.24)
Cool lime konusunda seninle aynı fikirdeyim. Çok baskın nane tadı var ve aşırı şekerli. Bunlar için tekrar bir ayarlama yapsalar belki iyi olurdu.

Buraya da sormuştum cool lime için güzel mi diye. Denedim, çok merak etmiştim ama bu sebeple içemedim. Baskın tatları sevmiyorum. Kereviz bile yiyemiyorum çok ağır ve baskın bir tadı var. İçine girdiği her malzemenin tadını bastırıyor. Konuyu kerevize getirmeyi nasıl başardım onu da bilmiyorum :))
0
rock n roll
(25.12.24)
Aşure +1
0
sacrilegious
(25.12.24)
Kesinlikle serpme kahvaltı (bir iki yeri hariç tutabilirim İstanbul için)
Diken diken oluyorum birisi teklif ettiğinde. Önüme özenli bir eggs benedict, croque monsieur, acai bowl vs gelmedikçe doğranmış domates salatalık, peynir, zeytin, reçel görmek istemem dışarda kahvaltı yaparken. Zaten artık mecbur kaldığımda en kötü sadece menemen, omlet falan yiyip kalkıyorum.

Bir de pişi. Ne var bu pişide ya tek sevmeyen benim heralde. İnsanın midesine oturan yağlı bir hamur.
0
kullanicadi
(25.12.24)
dubai cikolatasi
chicken wings
kfc
0
sonsuz
(25.12.24)
Midye dolma. Olmasaydı da olurduk diye düşünüyorum.
0
fildirfildir
(25.12.24)
sezen aksu, ay çekirdeği, siyah çay, dubai, aşure +1
0
bartholomew87
(25.12.24)
PROFİTEROL demek istiyorum. tabi ki hakkını vererek yapan mekanlar var (bomonti deki batard 'dınki gayet iyiydi) ama böyle adı 'x profiterolcüsü' tadında olan onbinlerce yorum, 5 yıldız, hakkında ultra güzel şeklinde öneriler yapılan mekanların profiterolleri gerçekten fecaat. zaten bunu örtmek için galiba; süt tozlu, nişasta dolgulu hamur topunu %80i glikoz şurubu olan çikolata sosun içine gömüp veriyorlar
0
lüzumsuz adam
(25.12.24)
Sezen Aksu
Yeşilçam filmleri ve dönemin popüler figürleri (türkan şoray vs)
Apple ürünleri
Mercedes G serisi arabalar


Boş zamanlarımda kafayı takacak yeni konsept arayan biri olarak ilk aklıma gelenler bunlar ama kesin başka unuttuğum şeyler vardır.

Yemekle ilgili olarak;

Tencere yemekleri. Biraz fakirlikten çıkmış gibi ya. Sebzeleri de bakliyatı da eti de daha iyi pişirme yöntemleri var. Çoğu tencere yemeğini pek sevmem.

Aşure net. Geçen sene komşuyu geri döndürmüşlüğüm var ben gerçekten sevmiyorum israf olacak başkasına verin diye :d

Deniz ürünlerini çok seven biri olarak midye dolma da pek benlik değil. Yiyene laf etmem de daha iyi bira yancıları falan var bilemiyorum.

Islak hamburger. Bi kere yedim, yani denk gelsem yerim çok kötü değil ama böyle bi ıslak olsa da gömsem demem herhalde.

Aşşşırı çikolatalı tatlılar. San Sebastian istiyosun (ki çok severim yanık tatlıları) üzerine bir dünya çikolata döküyor. Bi ara da böyle değişik tatlıcılar türemişti tuhaf isimli çikolata bulamacı tatlılar satıyolardı. Çikolata severim de Fildişi Sahilli bir işçinin günlük mahsulünü bi kerede tüketmek istemiyorum lol
0
nundu
(25.12.24)
Zincir kahvecilerde satılan, 35000 çeşit krema, şurup, tatlandiriciyla yapılan kahveler. Ben düz americano ya da filtre kahve içerim her yerde. Bir yudum alsam boğazım yanıyor diğer kahvemsi içeceklerden.

Çay. En son 3-4 ay önce bir bardak içtim sanırım. Bitki çaylarından bahsetmiyorum.

Yeniköy'de Emek Manticisi var, bütün arkadaşlarım mantilarina bayılır. Zaten bayağı da popüler bir yer. Bana gore fazla haşlanmış mantidan ibaret tabakları. Hiç sevmiyorum.


Yiyecek içecek dışında da ilk aklıma gelen şey Ugg oldu. Popülerliğini asla anlamıyorum.
0
fraise
(25.12.24)
- 3. dalga kahveciler
- çoğu dönerci
0
orpheus
(25.12.24)
kahve, çay, alkol
antep'teki İmam Çağdaş

(antoni'nin intihar ettiğine ben de inanmıyorum)

sezen aksu+1
levent kırca, kemal sunal ve o dönemlerde subliminal şekilde beynimize ahlaksızlığı sokan türk filmleri ve "program"ları

türlü yemeği (aka patlıcan nasıl katledilir yemeği)

sevdiklerimizi de sorcan mı? ben söyliyim arada patlıcan reçeli mmmmmm
0
mathilda.may
(25.12.24)
Hatay soslu döner
Maydanoz döner
Dubai çikolatası
Breaking bad
Patso
Kadında crop görmek
Büyük meme
0
alimcgraw
(25.12.24)
instagram'da story atmak. saatlerce reels izlemek. hayatını burada yaşamak.
bamya, pırasa, karnabahar, midye dolma, lahana sarma, döner, iceberg marul, coleslaw salata, türk kahvesi, bulgur, adana, kuzu ızgara.
ağzı bozuk kızlar. keko rapçiler ve fanları.
0
gabe h coud
(25.12.24)
Gezmek ve Angelina Jolie (hem simdiki hem daha genc hali)
0
chickentown
(25.12.24)
Bence dünyanın en çok abartılan gıdası Oreo. Resmen din haline gelmişti bi ara, nasıl bir reklam yürüttülerse :D

Sevmiyor değilim, ama abartıldığını bence kabul etmeliyiz.

Gerçekten beğenmediğim bir şeye örnekse crocs. Çünkü çok çirkin. Ayağım rahat edebilir ama kafam hiç rahat etmiyor :D
0
akhenaten
(25.12.24)
Uzun tırnak, story.
0
Kahvedesu
(25.12.24)
Dar slim fit pantolon.
0
wd40
(25.12.24)
volkan demirel. adam sırf depremde ağladı diye millet abarttı da abarttı. zamanında gazeteciyi evinden aldırmakla tehdit etti. sahada yaptıklarını söylemeye bile gerek yok. sokak hayvanlarına bile laf söyledi lan herif:) depremde o kadar insan seferber oldu, bunun kadar konuşulmadı. nasıl bir algı anlamak güç.
0
nothing in my way
(25.12.24)
Ortaoyunuyla başlayan, günümüze kadar gelen, Türk tiyatro sinema tarihindeki aptal ama aynı zamanda şeytana külahını da ters giydiren komik tiplemelerin tamamı, Pişekar'ın Kavuklusu, Cilalı İbo, Turist Ömer, Kemal Sunal vs.

Cehaletin parlatılmasının yapı taşları
0
Mirket
(25.12.24)
"minik dokunuşlar" isimli estetik müdahalelerden rahatsız oluyorum.

Mesela bir psikoterapist arıyorum İnstagram'da, tam fikirleri aklıma yatıyor akıllı buluyorum falan, bir de bakıyorum ki deli gibi müdahalesi, plastik maske gibi bir yüz. Tuvale kalın kalın atılmış fırça darbeleriyle sabitlenmiş yağlı boyadan ibaret gibi duran bir makyaj. Doğallıktan uzaklaşmak çok ama çok rahatsızlık veriyor bana.

Kaskatı değilim, öyle durumlar gördüm ki o burun kesinlikle düzeltilmesi gereken bir burun gerçekten ama onun kadar yamuk olmayan burunlar, hiç de yokmuş gibi durmayan kaşlar, kendine mahsus bir şekli ve karakteristik bir görüntüsü olan o dudaklar, yüzün kendine ait yapısı... Bunlarla bu kadar oynanması çok rahatsız ediyor. Karşımda sürekli olarak rahatsızlık huzursuzluk hissi yaşayan biri varmış gibi hissediyorum ben de huzursuz oluyorum.
0
muhayyer divan
(26.12.24)
- tulumba tatlısı, güllaç, bilmemkaçı bir arada, şekerli kremalı kahveler, rakı, jack daniel's, serpme kahvaltı, mc donald's/burger king/kfc/pizza hut/pizza lazza, yemekte sunum şovu yapan yerler
- keko rap, arabesk, eller havaya pop, ahmet kaya, sezen aksu, ibrahim tatlıses
- elden ring, dragon age the veilguard,
- breaking bad, güç yüzükleri, güncel Türk dizileri
- ugg, şort etek, tayt
- ghostlama, manifest etme, datee çıkma vb. çakma ifadeler ile mezuna kalmak, görüldü atmak vb. A -1 Türkçe kelimeler
- bmw
- dudak dolgusu, çene ve elmacık kemiği belirginleştirme ameliyatları, yüze enjekte edilince mimiksiz bırakan diğer tüm zımbırtılar, insanda olduğu için pençe diyemediğimiz tırnaklar


Her maddeye beşer tane daha ekleyebilirim sanırım.
0
nawar
(26.12.24)
asure'ye katiliyorum. hic sevmedim, hic anlamadim. tatliya nohut koyulur mu arkadasim?

tesla. cybertruck gibi ucubeler. araba olarak inanilmaz kalitesiz ama bu woke tayfayi zamaninda iyi tokatladi elon. sattigi arabanin her yeri dokuluyor ama konsola koca dokunmatik ekrani koyunca millet kendini bir sey sandi. butun woke arkadaslarim agliyor simdi teslalari ellerinde kaldi satamiyorlar da. elon'dan da nefret ediyorlar.

super lig. millet hala izliyor inanilir gibi degil. kavga falan ediyorlar. hakemler bunlari dogruyormus falan. 18 yasindan beri izlemiyorum deli gibi futbol oynamama ve izlememe ragmen.

instagram. tamamen bos adam isi.
0
antikadimag
(26.12.24)
@nawar'ın entry'yi görünce aklıma geldi.

GTA serisi. Hatta RDR'yi de ekleyebilirim. Rockstar oyunları hiç ilgimi çekmiyor. GTA 6 çıkacak hype'ı tüm dünyada var. Benim hiç ilgim yok. Çocukken Vice City ve San Andreas oynadım da GTA 5'i anca bu sene alıp deneyeyim dedim 1 saat dolmadan sıkıldım. RDR 2'de de benzeri olmuştu

Bi de Souls oyunları, Elden Ring ve tüm soulslike oyunlar. Hiç oynamadım ama atmosferi ve boss savaşları hiç ilgimi çekmiyor. Zor oyun da sevmem pek.
0
nundu
(26.12.24)
-dubai çikolatası (çikolatalı saman gibi ama çok yoğun ve bayıyor)
-moda'daki meşhur dondurmacı (herhalde blendırdan geçirilmiş buza renklendirici sürsek aynı tatsızlığı alırız)
-helvacı ali (helvayı zaten sevmem ama resmen çamur/macun kıvamında ürünleri)
-mcd- bk hambugerleri (saman gibi tatsız ve ufacık, içi bomboş)
-"meşhur x'çi" tarafından satılan herhangi bir ürün
-kadınlardaki uzun, iğrenç tırnaklar
-kadınların kirpiyi model almış gibi kestirip biçtirdikleri burunları
-kemal sunal
-behzat ç ve gerçek hayatla senaryoyu karıştırmış avaneleri
-crop
-rock/metal
-futbol
-kadıköy
-starbucks

şimdilik bir çırpıda aklıma gelen şeyler bunlar.
0
m e b
(26.12.24)
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.